Bosphorus Diplomasi Forumu'nda eğitim gündemi
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Formu'nun dördüncü gününde gençlerle buluştu. "Yeni Yüzyılda Eğitimin Dönüşümü" başlıklı panelde BDF’26 Akademi Başkan Yardımcısı Mutullah Ömer Faruk Yayan, Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Elif Toprak ve Halkla İlişkiler Başkanı Ömer Can’ın sorularını yanıtladı.
yapay zeka ve öğretmenin dönüşen rolü:
Tekin, yapay zekanın eğitimde iki bakış açısıyla değerlendirildiğini söyledi. Birinci görüşe göre öğretmene ihtiyaç kalmayacağı iddia edilse de Tekin bu kanaate katılmadığını belirtti. Kendi görüşünü açıklarken, eğitim ve öğretim süreçlerinin "daha da form değiştireceğini"; öğretmenlerin bilgi aktarıcısı olmaktan ziyade öğrencilerle birlikte üreten, rehberlik eden bir role dönüşeceğini vurguladı. Tekin, bunun öğrencilerin yapay zekayı kullanarak projeleri kolaycılıkla yapmasının önünü açacağını, ancak bunun okulda öğretmenle birlikte bilgiyi hayata geçirmenin önüne geçmeyeceğini söyledi.
Tekin, yapay zekanın hızlı gelişimine dikkat çekerek, teknolojinin "insan hayatını kolaylaştıran, insan hayatını anlamlı hale getiren" ve "insanlığı önceleyen" bir altyapıya dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti. Sonuç olarak öğretmenliğin, rehberlik, sosyal proje yürütme ve öğrendiklerini toplum yararına dönüştürme üzerine odaklanacağını ifade etti.
ramazan etkinliklerine yönelik eleştiriler ve tepki:
Bakan Tekin, 2023'ten itibaren milli ve manevi değerlere yönelik hassasiyeti artırmak amacıyla yapılan etkinliklerin kapsamını anlattı. Ramazan ayının toplumda yardımlaşma, merhamet ve dayanışma iklimini güçlendirdiğini belirterek, okullarda bu duygularla ilişkili etkinlikler düzenlediklerini söyledi. Tekin, örnek olarak İsrail-Filistin çatışmasının ilk yılı Ekim ayında okullarda "1 dakikalık saygı duruşu" ile gündeme başladıklarını, daha sonra "Çanakkale’den Gazze’ye Vatan Savunması" teması ve Filistin’e destek amaçlı hayır etkinlikleri düzenlediklerini aktardı.
Tekin, Ramazan etkinlikleri nedeniyle bazı kesimlerden sert eleştiriler aldıklarını belirtti ve bu eleştirilerin biçimini şu sözlerle aktardı: "Bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump’ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar... Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar." Bu ifadeleri isimlerinin başında unvanları olan akademisyenlerin kullandığını vurgulayan Tekin, yapılanı hakaret olarak nitelendirip arkadaşlarına "Suç duyurusunda bulunun" dediğini aktardı. Tekin, tüm eleştirilere rağmen etkinliklerin toplumda olumlu karşılandığını ve yardımlaşma farkındalığı oluşturduğunu söyledi.
müfredat, değerler ve sınavlara ilişkin açıklamalar:
Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ana görevinin kendisine emanet edilen çocukları "milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı" bireyler olarak yetiştirmek olduğunu yineledi ve bunun "Milli Eğitim" adının anlamı olduğunu belirtti. Müfredat içine milli ve manevi değerlerin yerleştirildiğini, 2023'ten beri takvimsel ve konjonktürel gündemlere uygun etkinliklerin uygulandığını anlattı.
YKS ve LGS ile ilgili olarak Tekin, spekülasyonlara yanıt verdi: "Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok". Ancak müfredat değişikliğine bağlı olarak soru havuzlarının güncelleneceğini; önümüzdeki yıllarda ÖSYM ile birlikte yeni müfredata uygun soru havuzları oluşturulacağını söyledi. Tekin, "Sınav müfredattan olacak, Milli Eğitim’in ders kitaplarından olacak" anlayışını vurgulayarak eski müfredata göre hazırlanan soruların etkisinin azalacağını belirtti.
Panelde konuşulanlar, yapay zekanın eğitimdeki rolünden milli değerlerin okullarda nasıl güçlendirileceğine; Ramazan gibi toplumsal birlik sağlayan etkinliklere gelen eleştirilere ve sınav-müfredat uyumuna kadar geniş bir yelpazeye yayıldı. Tekin, konuşmasının sonunda destek veren öğrencilere, öğretmenlere ve velilere teşekkür etti.
Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar"