Eğitim-Bir-Sen: Kadın kamu çalışanları için doğum izni 60 haftaya çıkarılsın, çalışma modeli esnekleştirilsin
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, sendikanın 15 bin 44 kadın eğitim çalışanının katılımıyla gerçekleştirdiği saha araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma; çalışma hayatındaki zorlukların nüfus artış hızına etkisini incelemeyi, saha verileri üzerinden alınması gereken önlemleri tespit etmeyi amaçladı. Aydın, çalışmanın sonuçlarına atıfta bulunarak 'Kadınlar çalışmak istiyor ama anne de olmak istiyor. İkisi arasında tercih yapmak zorunda kalmak istemiyoruz' dedi.
Araştırmanın bulguları
Araştırma katılımcılarının büyük çoğunluğu, mevcut izin ve çalışma düzenlemelerinin sahadaki ihtiyaçlarla örtüşmediğini belirtiyor. Katılımcıların %93'ü doğum sonrası izin süresinin arttırılmasını gerekli görürken, %90'ı doğum izninin doğumdan önce 8, doğumdan sonra 52 olmak üzere toplam 60 hafta'ya çıkarılmasını talep ediyor. Raporda ayrıca kadın kamu görevlilerinin özlük haklarındaki kayıplardan rahatsızlık duyduğu, yarı zamanlı çalışmanın yeniden düzenlenmesi beklentisi ve tam istihdam ile güvenceli esnek çalışma modellerine yönelik talepler ön plana çıkıyor.
Talepler ve öneriler
Sıdıka Aydın, çalışma yaşamı ile aile yaşamının uyumlu hale getirilmesinin doğum oranlarını etkileyebileceğini vurgulayarak şu önerileri dile getirdi: doğum izninin 60 haftaya çıkarılması, süt izni sürelerinin artırılması, işe dönüş süreçlerinin desteklenmesi, yarı zamanlı çalışmanın düzenlenmesi ve güvenceli esnek çalışma modelleri geliştirilmesi. Aydın, kadın kamu görevlileri için hafta bazında çalışma süreleri ile ilgili düzenleme önerilerini de paylaştı; öneriler arasında haftalık dört gün çalışma modeli ve kadın kamu görevlileri için haftalık çalışma saatinin 32 saate düşürülmesi yer aldı.
Demografik değerlendirme
Aydın, Türkiye'nin sessiz ama derin bir demografik dönüşüm yaşadığını belirterek 'Nüfusumuz yaşlanıyor, doğurganlık oranları düşüyor, genç nüfus azalıyor' ifadelerini kullandı. Aydın, bu tablonun yalnızca demografik veri olarak değil, çalışma hayatıyla doğrudan ilişkili bir sonuç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi ve özellikle sağlık ile eğitim sektöründe çalışan kadınların oranının yüzde 60'ları geçtiğine dikkat çekti. Bu durumun kadınların anneliği ertelemesine veya vazgeçmesine yol açtığını vurguladı.
Sosyal ve politik çıkarımlar
Aydın, anneliğin bireysel bir bedel değil, toplumsal bir değer olduğunu belirterek bu değerin korunmasının yalnızca kadınların değil, devletin ve toplumun sorumluluğu olduğunu söyledi. Raporda yer alan bulguların, doğum ve süt izinlerinin uzatılmasının, işe dönüş desteklerinin sağlanmasının ve istihdam stratejilerinde esnek ama güvenceli modeller geliştirilmesinin gerekliliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Aydın, sonuç olarak çalışma hayatı ile aile hayatı uyumlu hale getirilmeden doğum oranlarındaki düşüşün tersine çevrilemeyeceğini savundu.
Öne çıkan talepler: Doğum izninin 60 hafta'ya çıkarılması; süt izni sürelerinin artırılması; yarı zamanlı çalışma düzenlemelerinin revize edilmesi; tam istihdam ve güvenceli esnek çalışma modelleri; kamu görevlileri için haftalık 4 gün/32 saat çalışma önerisi.
EĞİTİM-BİR-SEN, ÇALIŞMA HAYATINDAKİ ZORLUKLARIN NÜFUS ARTIŞ HIZINDAKİ DÜŞÜŞE ETKİSİNİ ORTAYA KOYMAK VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİ TESPİT ETMEK AMACIYLA 15 BİN 44 KADIN EĞİTİM ÇALIŞANININ KATILIMIYLA BİR ÇALIŞMA GERÇEKLEŞTİRDİ.