Aydın'da yeni sezon hazırlıkları:
Aydın'da coğrafi işaret tesciline sahip Aydın Enginarı için yeni sezon ekimleri başladı. Üretimin yoğun olduğu il genelinde, özellikle Efeler ilçesi Gölhisar Mahallesi başta olmak üzere tarlarda fideler toprakla buluştu. Bölge, Türkiye'nin enginar ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor; 2025 TÜİK verilerine göre il genelinde 6 bin 892 ton üretim gerçekleşirken, Aydın ülke ihtiyacının yaklaşık yüzde 42'sine karşılık geliyor.
Dikim takvimi ve uygulanan yöntemler:
Üreticiler dikimin Eylül ayının ilk haftasında başladığını; sulama hazırlıklarının ise ağustos sonu civarında yapıldığını belirtiyor. Enginar üreticisi Durmuş Korkmaz, ekim sürecini şöyle özetledi: "Ağustos’un 25 gibi tarlalara su verilir. Eylül’ün ilk haftası enginar ekimi başlıyor. Arkasından çapa ve sulama işlemleri ile devam ediyor. Enginar kökü toprakla buluşur buluşmaz parça kökler telleniyor. Hep kökten üretme bu enginarlar. Öyle tohum, fabrikasyon veya GDO ile işimiz olmaz."
Rekolte ve iklimin etkisi:
Korkmaz, enginar bitkisinin gelişiminin kış sonu ve ilkbaharda başladığını, hasadın genellikle Mart-Nisan döneminde yoğunlaştığını belirtti. Bu sezonun rekoltesinin düşük olduğunu; aşırı yağışlar nedeniyle özellikle köklerden çok sayıda kayıp yaşandığını söyledi: "Bu sene rekolte düşüktü, aşırı yağışlardan dolayı çok kökten ölen tarlalar oldu. Biraz da ekiliş fazlalığı var." Üreticiler, zaman zaman tutmayan alanların yeniden ekildiğini ve çapa ile sulama süreçlerinin sezon boyunca sürdüğünü aktardı.
İşleme maliyeti ve ithal rekabetinin yarattığı baskı:
Üreticiler, enginarın işleme aşamasının yüksek maliyetli olduğunu vurguluyor. Korkmaz, işleme maliyetlerinin üretici üzerindeki yükünü şu sözlerle anlattı: "İşlemesi büyük para. Örneğin bir soyucuya verdiğimiz para, bunlar hep ağır meblağlar olduğu için o aşaması çok fazla masraflı. Kavanoz bölümü, soyulma durumu, soğuk havasıydı, işçiliğiydi derken bunlar yüksek maliyet tutuyor."
Bu maliyet baskısı, özellikle yurt dışından gelen Mısır enginarı ile kıyaslandığında daha belirgin hale geliyor. Korkmaz, sezon içindeki fiyat dalgalanmalarını anlatarak, Şubat ayında fiyatların başlangıçta 40 lira olduğunu, Mayıs ayında ise ürünün 5 liraya kadar düştüğünü söyledi ve pek çok ürünün tarlada kaldığını aktardı. Üreticinin verdiği maliyet hesaplamasına göre; bir çanak enginarın soyum ve işçilik maliyeti bölgeye göre 10-12 lira civarında, diğer giderlerle birlikte ortalama 20 liraye tekabül ediyor. Buna karşın Mısır menşeli konservelerin kavanoz fiyatları yaklaşık 4 liraye kadar inebiliyor, bu durum yerel üreticileri zor durumda bırakıyor.
Korkmaz ayrıca etiketleme uygulamalarına ilişkin ciddi endişeler paylaştı: bazı firmaların marketlerde menşei Türkiye olarak gösterilen ürünlerin içinde Mısır enginarı kullandığını iddia etti. Bu konudaki çözüm önerileri arasında yurt dışına belirli bir kota getirilmesi yönündeki talepler öne çıkıyor; üreticiler, ithalatın tamamen yasaklanmasındansa adil rekabet koşullarının sağlanmasını istiyor.
Üreticiler, sezon boyunca dikim, bakım ve sulama çalışmalarını sürdürürken, hem iklim kaynaklı riskler hem de uluslararası rekabet nedeniyle gelecek dönem için temkinli bir beklenti taşıyor.
AYDIN’DA COĞRAFİ İŞARET TESCİLİNE SAHİP AYDIN ENGİNARI'NDA YENİ SEZON HAZIRLIKLARI BAŞLARKEN, ENGİNAR FİDELERİ TOPRAKLA BULUŞMAYA BAŞLADI.