Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli: Parkinson'da erken teşhis ve yaşam tarzının önemi

Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye'de ~150 bin Parkinson hastası ve yılda ~10 bin yeni vaka bulunduğunu, erken tanı, yaşam tarzı ve destekleyici tedavilerin önemini vurguladı.

Yayın Tarihi: 11.04.2026 17:22
Güncelleme Tarihi: 11.04.2026 17:22

Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli: Parkinson'da erken teşhis ve yaşam tarzının önemi

Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli: Parkinson'da erken teşhis ve yaşam tarzının önemi

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, hastalığın toplumdaki boyutuna ve erken tanının önemine dikkat çekti.

Hastalığın kapsamı ve farkındalık günü

Bavli, 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson'un doğum günü olan 11 Nisan'ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu belirtti. Türkiye'de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu kaydetti.

Belirtiler, yaş dağılımı ve nedenler

Bavli, Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybına bağlı olarak ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir nörodejeneratif hastalık olduğunu söyledi. Hastalığın alzheimerdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti.

Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü; ancak genetik vakalarda daha genç yaşta ortaya çıkabileceğini vurguladı. Genel vakaların yalnızca yüzde 10-15'inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti.

En sık görülen belirtiler ve ilerleyen süreç

Bavli, Parkinson'un en temel bulgusunun dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu, bunun sonucu olarak hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilerin görüldüğünü ifade etti. İlerleyen dönemlerde denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de ortaya çıkabileceğini kaydetti.

En yaygın belirtinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, tüm hastalarda titreme görülmediğini; bazı hastaların kas sertliği ve hareket yavaşlığı şikâyetleriyle başvurduğunu aktardı. Hastalığın ilerleyen evrelerinde unutkanlık ve demansa kadar gidebilen tablonun görülebileceğini, ancak bunun her hasta için geçerli olmadığını vurguladı.

Korunma, tedavi ve yaşam tarzı

Bavli, Parkinson'dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını söyledi; buna karşın düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşam gibi önlemlerin riskleri azaltabileceğini belirtti. Toksik kimyasallardan uzak durmanın ve işlenmiş gıdalardan kaçınmanın önemine dikkat çekti. Ayrıca kahve tüketiminin kısmen koruyucu olabileceğini ifade etti.

Günümüzde Parkinson'u tamamen iyileştiren bir tedavi olmadığını, ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini belirten Bavli, düzenli yaşam alışkanlıklarının önemini vurguladı.

Hasta yakınlarının rolü ve yerel imkanlar

Bavli, hasta yakınlarının ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğiyle tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini söyledi. Toplumdaki yanlış bilgilenmelere de değinerek, Parkinson'un yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını ifade etti.

Sivas'ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını aktardı. Hastalara yönelik umut mesajı verirken, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" sözleriyle destekleyici bir bakış açısı sundu.

SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANA BİLİM DALI DR. ÖĞR. ÜYESİ SONGÜL BAVLİ...

SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANA BİLİM DALI DR. ÖĞR. ÜYESİ SONGÜL BAVLİ, 11 NİSAN DÜNYA PARKİNSON HASTALIĞI GÜNÜ DOLAYISIYLA YAPTIĞI AÇIKLAMADA, TÜRKİYE’DE YAKLAŞIK 150 BİN PARKİNSON HASTASI BULUNDUĞUNU VE HER YIL ORTALAMA 10 BİN YENİ TANI KONULDUĞUNU BELİRTTİ.

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.