Dr. Hasan Hüsnü Eren: zeolit tabiatın kadim şifa taşı ancak doğru kullanılmazsa tehlike saçabilir
Doğal taşlar ve tamamlayıcı tıp alanında son dönemin tartışılan maddelerinden zeolit, Uzman Dr. Hasan Hüsnü Eren'in kaleme aldığı Zeolit Tabiatın Kadim Şifa Taşı adlı kitapla yeniden gündeme geldi. Kitapta zeolitin ağır metalleri ve toksinleri bağlama kapasitesi ile birlikte, işlenmemiş formlarının yol açabileceği sağlık riskleri detaylı şekilde ele alınıyor.
zeolit nedir ve kullanım alanları
Dr. Eren, zeolitin volkanik lavların deniz sularıyla alkali reaksiyona girmesi sonucu milyonlarca yılda oluşan, gözenekli ve kristal yapıya sahip bir mineral olduğunu; kimyasal olarak sulu alüminyum silikatlar sınıfına dâhil olduğunu belirtiyor. Zeolitin mikroskobik bal peteği benzeri kafes yapısı nedeniyle sağlık, tarım, hayvancılık, çevre, nükleer temizlik ve su arıtma gibi alanlarda kullanıldığını not ediyor.
vücudun ağır metal kalkanı
Dr. Eren, doğru işlenmiş ve klinik kullanıma uygun hale getirilmiş zeolitlerin kurşun, cıva, alüminyum gibi ağır metalleri vücuttan atmada etkili olabileceğini ifade ediyor. Klinik gözlemlere göre özellikle sindirim sistemi ve bağışıklık üzerinde olumlu etkileri bulunuyor. Bu bağlamda zeolitin kristal kafes yapısının toksik maddeleri çekmede rol oynadığı vurgulanıyor.
her zeolit şifa değildir
Kitapta önemli bir bölüm, zeolit ailesi içinde yer alan farklı türlerin risklerine ayrılıyor. Türkiye'de özellikle Kapadokya bölgesinde geçmişte görülen akciğer kanseri vakaları örneği üzerinden Dr. Eren, eriyonit adlı lifli zeolit türünün solunduğunda veya vücuda alındığında asbestten daha güçlü bir kanserojen etkisi olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle aktarlardan veya internetten kaynağı belirsiz, işlenmemiş zeolit tozlarının tüketilmesinin karaciğer, böbrek ve akciğerlerde ciddi tahribatlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Bağışıklık sistemi ile ilgili değerlendirmesinde Dr. Eren, bağışıklığın yalnızca mikroplarla savaşan hücrelerden ibaret olmadığını, bağırsakta yoğunlaştığını ve bağırsak iç ortamındaki dengenin bağışıklık hücrelerinin sakin çalışması için kritik olduğunu vurguluyor. Bağırsak lümeninde irritan yük fazla ise bağışıklık sistemi sürekli tetikte kalabilir.
klinik derecede saf olmalı
Dr. Eren, tüketicilerin ve hekimlerin sertifikalı ürünleri tercih etmesi gerektiğini belirtiyor. Bir zeolit ürününün sağlığa fayda sağlayabilmesi için klinoptilolit formunda, ağır metallerden arındırılmış ve mikronize edilmiş olması şart. Doğadan çıktığı gibi satılan sanayi tipi veya tarım tipi zeolitlerin insan vücuduna alınmasının şifa değil, hastalık getirebileceği uyarısı tekrarlanıyor.
Önemli vurgular: Tüketiciler kaynak ve işleme bilgisi belli olmayan zeolit ürünlerinden kaçınmalı, yalnızca sertifikalı ve klinik kullanıma uygun formları tercih etmelidir.
ZEOLİT, UZMAN DR. HASAN HÜSNÜ EREN’İN KALEME ALDIĞI "ZEOLİT TABİATIN KADİM ŞİFA TAŞI" İSİMLİ KİTAPLA YENİDEN GÜNDEME GELDİ.