Doç. Dr. Merve Suna Özcan: Pakistan’da kurulan masa müzakere boyutunda çöktü
Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Suna Özcan, İran ile ABD arasında Pakistan’da yürütülen temasların müzakere boyutunda kırılma yaşadığı değerlendirmesinde bulundu. Özcan, İHA’ya yaptığı açıklamada sorunun özellikle diplomasi zemininin zayıflamasıyla derinleştiğini, Hürmüz hattına ilişkin açıklamaların ise askeri seçeneği görünür kıldığını belirtti.
Temasların gidişatı ve kritik işaretler
Özcan, temaslara ilişkin değerlendirmesinde, "İran ve ABD arasında Pakistan’la kurulan masanın an itibariyle müzakere boyutunun çöktüğünü görüyoruz" ifadesini kullandı. Ayrıca, "21. saatin akabinde zaten JD Vance ve ekibinin Pakistan’ı terk etmesi diyebiliriz" diyerek sürecin kritik bir kırılma noktasına işaret ettiğini söyledi.
Uzmanın aktardığına göre, özellikle Trump’ın paylaşımları ve CENTCOM’a ilişkin ifadeler Hürmüz üzerinden yeni bir ablukayı gündeme getiriyor; bu durum askeri opsiyonun daha fazla tartışılmasına yol açtı. Özcan, Trump’ın "saat 17’yi" işaret etmesine vurgu yaparak bu tür açıklamaların sahadaki askeri seçeneklerin görünürlüğünü artırdığını belirtti.
Diplomasi hâlâ masada, fakat riskler artıyor
Özcan, Pakistan’daki müzakerelerin sorunlu hale gelmiş olsa da diplomasinin tamamen ortadan kalktığını söylemenin doğru olmadığını vurguladı. Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır arasında geçen ay gerçekleştirilen görüşmelerin ardından İran ve ABD heyetinin Pakistan’da bir araya gelmesinin umut yarattığını hatırlattı ve Antalya Diplomasi Forumu gibi yeni toplantıların aktörleri yeniden bir araya getirebileceğini ifade etti.
Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu noktada Pakistan’daki masa sorunlu hale geldi diyoruz ama bir yandan da diplomasinin rafa kalktığını söylemenin çok zor olduğunu ifade edelim." Antalya Diplomasi Forumu’na işaret ederek aktörlerin tekrar biraraya gelme olasılığına dikkat çekti.
Bölgesel gerilim ve küresel etkiler
Uzman, gerilimin tırmanması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlara dair uyarıda bulundu: "Eğer bu coğrafya içerisinde bu savaş baskısı devam eder ve daha ileri boyutlara taşınırsa, bizim karşımıza 3. Dünya Savaşı riski kapsamında sorunlar çıkacaktır."
Özcan, NATO ve Körfez aktörlerinin olası rollerine de vurgu yaptı; Trump’ın NATO’yu gündeme alma girişimleri ve Körfez aktörlerinin, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz hattında ABD ile ortak hareket etme ihtimali, gerilimin küresel etkilerini ağırlaştırabilecek unsurlar olarak değerlendirildi.
Türkiye’nin rolü ve beklentiler
Özcan, bölgedeki gelişmelerin takip edilmesinin önemine işaret ederek, Türkiye’nin "lider ve istikrar diplomasisi" bağlamında kritik bir rol oynadığını söyledi. Pakistan ile ortak hareket etme ve Antalya Diplomasi Forumu’ndaki olası diplomasi çabalarının sürecin seyrinde belirleyici olabileceğini vurguladı.
Genel olarak Özcan, mevcut kırılma noktasının hem bölgesel hem de küresel düzeyde ciddi riskler barındırdığını; bu nedenle aktörlerin diplomasiyi canlı tutma çabalarının ve bölgesel muhatapların tutumunun belirleyici olacağını ifade etti.
KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. MERVE SUNA ÖZCAN