Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu: Mide kanseri 50 yaş altını da etkiliyor

Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu, mide kanserinin genellikle 60-70 yaşta görüldüğünü, ancak 50 yaş altı vakalarda artış olduğunu; erken tanı ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurguladı.

Yayın Tarihi: 01.04.2026 09:42
Güncelleme Tarihi: 01.04.2026 09:42

Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu: Mide kanseri 50 yaş altını da etkiliyor

Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu: Mide kanseri 50 yaş altını da etkiliyor

Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu, mide kanserinin en sık 60-70 yaş aralığında görüldüğünü, ancak son yıllarda özellikle 50 yaş altı bireylerde vakalarda az da olsa artış tespit edildiğini bildirdi.

Mide kanserinin türü ve kaynak hücreleri

Doç. Dr. Uzunoğlu, mide kanserinin midenin iç yüzeyini döşeyen mukozadan gelişen kötü huylu bir tümör olduğunu ve en sık görülen tipin adenokanser olduğunu, bunun da tüm mide kanserlerinin yaklaşık %95

Genç yaş grubunda artışın nedenleri

Uzunoğlu, genç yaş grubunda gözlenen artışta birden fazla faktörün etkili olduğunu söyledi. Bunlar arasında stresli ve hareketsiz yaşam tarzı, işlenmiş hazır gıdaların artan tüketimi, sebze ve meyve tüketimindeki azalma, erken yaşta görülen obezite ve diyabet gibi metabolik hastalıklar ile Helicobacter pylori enfeksiyonlarının yaygınlığı yer alıyor. Ayrıca endoskopi ve gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılmasının tanı oranlarını artırdığına dikkat çekti.

Belirtiler ve alarm bulguları

Mide kanserinin erken evrede genellikle belirti vermediğini vurgulayan Uzunoğlu, başlangıç döneminde hazımsızlık, bulantı, şişkinlik ve mide ağrısı gibi şikâyetlerin gastrit veya dispepsi ile karışabileceğini ifade etti. İleri evrelerde ise iştahsızlık, kilo kaybı, kusma, yutma güçlüğü ve kansızlık gibi daha belirgin bulgular ortaya çıkabildiğini belirtti.

Uzunoğlu, uzun süren mide ağrısı ve hazımsızlığın önemsenmesi gerektiğini, özellikle 3-4 haftadan uzun sürmesi, istemsiz kilo kaybı, kansızlık, yutma güçlüğü veya sürekli kusma gibi alarm bulgularının eşlik etmesi durumunda ileri tetkik yapılması gerektiğini söyledi. Ayrıca 40 yaşından sonra yeni başlayan mide şikâyetlerinin endoskopik değerlendirilmesi önerildi ve ailesinde mide kanseri öyküsü olan veya tedaviye rağmen şikâyetleri geçmeyen hastalarda endoskopik incelemenin geciktirilmemesi gerektiği vurgulandı.

Tanı: Gastroskopi ve görüntüleme

Gastroskopinin mide kanserinde tanı ve taramada altın standart yöntem olduğunu belirten Uzunoğlu, gastroskopi sayesinde mide iç yüzeyinin doğrudan görülebildiğini ve şüpheli alanlardan biyopsi alınarak kesin tanının konabildiğini açıkladı. Tümör yerinin belirlenmesinin cerrahi planlama açısından önem taşıdığını ve yüksek riskli bireylerde tarama amaçlı gastroskopinin erken tanıyı mümkün kıldığını söyledi. Premalign lezyonların da bu yolla saptanıp tedavi edilebildiğine dikkat çekti.

Tedavi: Cerrahi ve diğer yaklaşımlar

Uzunoğlu'na göre mide kanserinde kür sağlayan tek tedavi yöntemi cerrahidir. Hastalık mide ile sınırlı ve uzak organlara yayılım yoksa küratif cerrahi uygulanıyor; tümör ve çevresindeki lenf nodları temiz cerrahi sınırlarla çıkarılıyor. Lokal ileri evre hastalarda önce kemoterapi uygulandığını, kemoterapiden sonra gerileme sağlanan olgularda cerrahinin sağkalımı uzattığını belirtti. Metastatik olgularda ise cerrahinin amaçlarının kanama, delinme ve tıkanıklık gibi komplikasyonları önlemek ve yaşam kalitesini artırmak olduğunu söyledi.

Kapalı cerrahi (laparoskopi) avantajları

Doç. Dr. Uzunoğlu, laparoskopik yöntemlerin mide kanseri cerrahisinde giderek daha sık kullanıldığını ve kapalı yöntemlerle daha küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastanede kalış süresi, günlük yaşama daha hızlı dönüş, daha düşük enfeksiyon ve kesi yeri fıtığı riski ile daha iyi kozmetik sonucun sağlandığını ifade etti.

Ameliyat sonrası beslenme ve takip

Ameliyat sonrası beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu belirten Uzunoğlu, ilk hafta sıvı gıdalarla başlanıp ardından püre ve katı gıdaya geçildiğini; midenin büyük bölümü veya tamamı alındığı için az ve sık öğünlerin, yiyeceklerin iyi çiğnenmesinin ve sıvı ile katı gıdaların aynı anda tüketilmemesinin önerildiğini söyledi. Basit şekerlerden kaçınılması, protein ağırlıklı beslenme ve demir, folat ile B12 vitamini eksikliği açısından düzenli kan tahlilleriyle takip gerektiği vurgulandı.

Riski azaltma ve tarama önerileri

Uzunoğlu, mide kanserinin tamamen önlenebilir olmadığını ancak Helicobacter pylori enfeksiyonunun tedavi edilmesi, sağlıklı beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımından uzak durma ile obezitenin kontrol altına alınmasının riski önemli ölçüde azalttığını söyledi. Risk grubundaki bireylerin düzenli tarama yaptırmasının, özellikle ailesinde mide kanseri öyküsü olanlar, atrofik gastrit, intestinal metaplazi ve displazisi olanlar ile daha önce mide ameliyatı geçirmiş kişilerin endoskopik kontrollerini aksatmamasının önemine dikkat çekti.

Yeni tedavi yaklaşımları

Son yıllarda mide kanseri tedavisinde hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapi, minimal invaziv cerrahi teknikler ve genetik testlerin hasta özelinde tedavi planlamasına olanak sağladığını belirten Uzunoğlu, bu gelişmelerin hastalar için umut verdiğini ifade etti.

MEDİCAL PARK İSTANBUL ONKOLOJİ HASTANESİ GENEL CERRAHİ UZMANI DOÇ. DR. HAKAN UZUNOĞLU

MEDİCAL PARK İSTANBUL ONKOLOJİ HASTANESİ GENEL CERRAHİ UZMANI DOÇ. DR. HAKAN UZUNOĞLU

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.