Doç. Dr. Emre Saygın: Venezuela müdahalesi küresel güç dengelerini yeniden şekillendirebilir
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Saygın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılmasına ilişkin değerlendirmesinde operasyonun çok yönlü etkileri olabileceğine dikkat çekti.
Operasyonun niteliği ve zamanlaması
Saygın, müdahalenin kamuoyuna "iyi kurgulanmış bir askeri hamle" olarak sunulduğunu, etkileri ve sonuçları bakımından çok yönlü ve çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Operasyonun 2026 yılının ilk günlerinde gerçekleşmesinin manidar olduğunu belirten Saygın, ABD iç siyasetindeki dava ve suçlamaların yoğunlaştığı bir dönemde böyle bir adımın küresel ekonomi politiği sarsabilecek etkiler doğurabileceğini ifade etti.
Küresel güç dengeleri ve "Donroe Doktrini"
Saygın, olayın perde arkasındaki nedenlerin küresel güç dengelerine işaret ettiğini söyledi ve ABD'nin dış politika söyleminde bir kayma yaşandığını belirtti. Saygın şu değerlendirmeyi paylaştı: "Burada ABD’nin Monroe Doktrini Trump’la beraber ilk harfi değişerek Donroe Doktrini, yani Trump’ın bir takım eklemeler yaparak geliştirdiği Donroe Doktrini ön plana çıkıyor." Bu bağlamda yeni Amerikan Ulusal Güvenlik stratejisinin sert güç unsurlarını daha müdahaleci biçimde devreye soktuğunu aktardı ve "adeta soğuk savaş günlerine biraz daha geri döner gibiyiz" diye ekledi.
Petrol ve enerji boyutu
Saygın, müdahalenin petrol ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. 2010'lu yıllara kadar kanıtlanmış en büyük petrol rezervlerinin Suudi Arabistan’da olduğuna, ancak sonraki keşiflerle Venezuela’nın kanıtlanmış petrol rezervleri bakımından en yüksek hacimli rezervlere sahip ülke konumuna geldiğine dikkat çekti. Bu nedenle müdahalenin petrol kaynaklarına ve Amerikan şirketlerinin hegemonisine yönelik bir adım olarak okunabileceğini söyledi. Ayrıca enerji ticaretini dolar üzerinden sürdürme çabalarının jeopolitik hamlelerle ilişkilendirilebileceğini ifade etti.
ABD-Çin rekabeti ve Avrupa'ya etkileri
Operasyonun ABD-Çin rekabetinin yansımalarını da içerdiğini belirten Saygın, "Çin’in ticaret hacminde Latin Amerika büyük bir yer tutuyor" diyerek, Amerikan ana karasını tehdit eden yakın hinterlandaki Çin etkisinin kırılmasının hedeflenebileceğini söyledi. Rusya’nın askeri desteğiyle bölge ülkelerinin ABD karşısında pozisyon almasının engellenmesinin de amaçlar arasında olabileceğini aktardı. Avrupa bağlamında ise Saygın, Rusya-Ukrayna savaşı kaynaklı güvenlik boşluğuna ve Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarına ilişkin duruma dikkat çekti; ABD odağının LatAm ve Pasifik’e kaymasının Avrupa'yı zorlayacağını, bunun da Avrupa için "ontolojik bir problem" yaratabileceğini öne sürdü.
Türkiye için çıkarımlar
Türkiye açısından durumun nasıl okunması gerektiğini de değerlendiren Saygın, Türkiye'nin geleneksel dış politikası itibarıyla bölgesinde istikrarsızlık istemediğini belirtti. Cumhurbaşkanı ile ABD Başkanı arasındaki lider diplomasisinin son dönem güçlü trendinin Türkiye'yi bölgesel dengelerde etkin bir konuma sürüklediğini söyledi. Saygın, bölgesel statükonun sarsılması halinde Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda hareket edebilecek kapasitede olduğunu, komşu İran’ın istikrarsızlığa sürüklenmemesine yönelik adımların önem taşıyacağını ifade etti. Ayrıca, İran’ın 1979 devriminden sonra bölgedeki yayılmacı doktrinini frenleyici mekanizmaların daha kuvvetli devreye alınabileceğini öngörmek gerektiğini belirtti.
Sonuç
Doç. Dr. Emre Saygın, bu müdahalenin "göründüğünden daha büyük küresel etkileri olabilecek" bir adım olduğunu ve uluslararası sistemin yeniden soğuk savaş dönemindeki güç rekabetine doğru evrilebileceğini söyledi. Büyük güç rekabetinin, komşu küçük ülkeler üzerinde vekalet operasyonları biçiminde yoğunlaşabileceği bir döneme girildiği değerlendirmesini paylaştı.
ESOGÜ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. EMRE SAYGIN