Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen: Amerikan tarzı beslenme Türkiye'de obeziteyi artırıyor

Doç. Dr. Özen, Amerikan tarzı beslenme ve hareketsiz yaşamın Türkiye'de obeziteyi artırdığını; erişkinlerin %25-45'inin obezite sınırında olduğunu belirtti.

Yayın Tarihi: 10.04.2026 10:36
Güncelleme Tarihi: 10.04.2026 10:36

Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen: Amerikan tarzı beslenme Türkiye'de obeziteyi artırıyor

Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen: Amerikan tarzı beslenme Türkiye'de obeziteyi artırıyor

İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen Medicana International Samsun Hastanesi'nden yaptığı açıklamada, Amerikan tarzı beslenme ve yaşam alışkanlıklarının Türkiye'de obezitenin giderek büyüyen bir halk sağlığı problemi haline gelmesine yol açtığını vurguladı.

Obezitenin boyutları ve etkileri

Doç. Dr. Özen, obezitenin metabolik bir durum olduğunu ve tüm dünyada pandemi düzeyinde yayılan ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti. Obezitenin tanımında vücut kitle indeksinin (VKİ) kullanıldığını anlattı: VKİ 30'un üzeri obezite, 40'ın üzeri ise ciddi obezite olarak değerlendirilir. Özen, Türkiye'nin Avrupa'da obezitede birinci sırada olduğunu ve erişkin nüfus arasında obezite prevalansının %25 ile %45 arasında değiştiğini, bunun sokakta her 100 kişiden yaklaşık 40'ının obezite sınırının üzerinde olduğu anlamına geldiğini söyledi.

Obezitenin diyabet, hipertansiyon, metabolik sendrom ve kardiyovasküler hastalıklar gibi pek çok kronik hastalık için önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çekti ve önleme ile uygun tedavinin önemini vurguladı.

Yaşam tarzı değişiklikleri: Fast food, ekran bağımlılığı ve hareketsizlik

Özen, Amerikan toplumunda yaygın olan olumsuz yaşam alışkanlıklarının Türk toplumunda da benzer biçimde yaygınlaştığını belirtti. Fast food ve işlenmiş gıda tüketiminin, yüksek karbonhidratlı ve yüksek glisemik indeksli gıdaların tercih edilmesinin, egzersiz eksikliğinin ve ekran başında geçirilen sürenin artmasının obezite oranlarını yükselttiğini söyledi. Uzman, bunun sonucunda "Türkler de artık Amerikalılar gibi beslenip yaşıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Çocuklarda açık alanlarda geçirilen sürenin azalması, günlük yaşamın daha çok ofis ve ekran başında geçmesi ve paketli gıdaların erişilebilirliğinin artmasının da önemli risk faktörleri olduğunu kaydetti. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde protein yerine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin yaygın olmasının etkili olduğunu belirtti.

Bireylerin kendileri için yapabilecekleri ölçümler

Doç. Dr. Özen, herkesin boy ve kilosunu bilmeleri gerektiğini; VKİ hesaplaması ile obezite riskinin ilk etapta değerlendirilebileceğini anlattı. Örnek olarak 160 cm boyundaki bir kadının yaklaşık 70 kg'nin, bir erkeğin ise 75 kg'nin üzerinde olmaması beklendiğini ancak burada asıl belirleyicinin yağ kütlesi olduğunu söyledi. Sporcularda kas kütlesine bağlı olarak VKİ yüksek çıkabileceğini, bu nedenle bel çevresi ölçümünün de önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye için kabul edilen bel çevresi değerlerini şu şekilde aktardı: kadınlarda 80 cm, erkeklerde 90 cm altı normal; kadınlarda 90 cm ve üzeri, erkeklerde 100 cm ve üzeri ise obezite olarak değerlendiriliyor. Ayrıca bel çevresinin boya oranının 0,5'in üzerinde olmasının risk göstergesi olduğunu ve bel-kalça oranının erkeklerde 0,9, kadınlarda 0,8 üzerinde olduğunda fazla kilıya işaret ettiğini belirtti. Bu ölçümlerin bireyler tarafından mezura ile kolayca yapılabileceğini söyledi.

Sonuç olarak Doç. Dr. Özen, obezitenin hem toplum hem de birey düzeyinde önlenmesi ve uygun şekilde ele alınmasının sağlık sonuçlarını iyileştirmek için hayati önemde olduğunu vurguladı.

Uzman uyardı: "Türkler Amerikalılar gibi yaşıyor, obezite artıyor"

Uzman uyardı: "Türkler Amerikalılar gibi yaşıyor, obezite artıyor"

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.