Diyarbakır surlarının yıkılan bölümleri yapay zeka ile canlandırıldı
Diyarbakır kent merkezindeki surların, 1932 yılında Dağkapı ve Mardin Kapı çevresinde yıkılan bölümleri, içerik üreticisi Adem Ulusoy tarafından yapay zeka destekli bir çalışma ile günümüze canlandırıldı. Proje, dönemin fotoğrafları ve yerel belleğe dayanan görsel yeniden üretimle izleyiciye alternatif bir tarih görsellemesi sunuyor.
Tarihi arka plan
1932'deki kısmi yıkım, dönemin valisi Hasan Faiz Ergun tarafından, başkent Ankara'dan gelen talimat doğrultusunda gerçekleştirildi. Yıkım gerekçesi olarak şehrin hava alması, büyümesi ve modernleşme hedefleri öne sürüldü; özellikle Dağkapı çevresindeki surlarda dinamit kullanılarak çalışmalar yapıldı.
Yıkıma tepki gösterenler arasında dönemin önemli bilim insanları ve kanaat önderleri vardı. Bunlardan biri olan Fransız arkeolog Albert Gabriel, Ankara'ya çektiği telgrafta surların yıkılmasının bilimsel açıdan yanlış olduğunu vurguladı. Gabriel'in itirazları ve sonrasındaki görüşmeler sonucunda yıkım süreci durduruldu; ancak Dağkapı ve Mardin Kapı taraflarındaki bazı bölümler zaten tahribata uğramıştı. Yıkım sırasında ortaya çıkan molozların şehir içinde kalması da dönemin teknik koşulları nedeniyle ayrı bir sorun olarak kaydedildi.
Ulusoy'un yapay zeka çalışması
İçerik üreticisi Adem Ulusoy, eski fotoğraflardan ilham alarak 'Günümüzde yıkılmamış olsaydı Diyarbakır Surları nasıl olurdu' başlıklı bir çalışma hazırladı. Çalışmada, 1932 yılında yıkılan bölümlerin günümüzdeki olası görünümü yapay zeka yardımıyla görselleştirildi ve izleyiciye tarih ile bugünün kesişiminde alternatif bir algı sunuldu.
Ulusoy, projenin amacını şöyle özetliyor: 'Bu çalışmayla birlikte tarihin önemini ve yaklaşık 2000 yıldır ayakta duran bu surların geçmişini anlatmaya çalıştım.' Çalışma, yıkılan bölümlerin sadece kaybolmuş fiziksel parçalar olmadığını; aynı zamanda kentin tarihi kimliğinin ve kolektif belleğinin bir parçası olduğunu hatırlatmayı hedefliyor.
Çalışmanın önemi
Yapay zeka ile yapılan bu tür canlandırmalar, kaybolmuş yapıların görünümünü gün ışığına çıkararak hem kültürel miras farkındalığını artırıyor hem de tartışmalara görsel bir zemin sağlıyor. Ulusoy'un çalışması, Diyarbakır surlarının geçmişine dair merakı canlandırırken, kent tarihinde alınan kararların ve bunların sonuçlarının yeniden değerlendirilmesine katkı sunuyor.
Sonuç olarak, 1932'de kısmi tahribata uğrayan Diyarbakır surları, modern görselleştirme teknikleriyle yeniden yorumlanarak hem geçmişle bugün arasında bir köprü kurulmasına hem de tarihe ilişkin yeni bakış açıları sunulmasına olanak tanıyor.
Diyarbakır surlarının 1932’de yıkılan bölümleri yapay zekayla yeniden canlandırıldı