Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Münih Güvenlik Konferansı'ndaki Açıklamaları
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 61. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında Suriye'nin geleceği ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Fidan, "Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve siyasi egemenliğinin sağlanmasını istiyoruz. Kapsayıcı bir yönetim görmek istiyoruz," dedi.
Komşu Ülkelere Yönelik Tehditlerin Engellenmesi
Bakan Fidan, bölge ülkeleri ile fikir birliği içerisinde olduklarını belirterek, "Komşu ülkelere yönelik tehdit görmek istemiyoruz. Terörizmin gelişmesini ve kendine zemin bulmasını istemiyoruz. Azınlıkların kötü muamele görmesini istemiyoruz," diye ekledi. Fidan, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından, bölge ülkeleriyle bir araya gelerek Şam'daki yeni yönetimden beklentilerini tartıştıklarını söyledi.
Suriye Yönetiminin Silahlı Grupları Birleştirme Çabaları
Fidan, Suriye'deki yeni yönetimin silahlı grupları birleştirme konusundaki çalışmalarını kapsayıcı bir biçimde yürüttüğüne dikkat çekti. "Herhangi bir ülkede yalnızca bir yasal silahlı kuvvet olmalıdır," diyerek, Suriye'de düzenin sağlanması için bu grupların tek bir ordu altında toplanması gerektiğini vurguladı.
Ekonomik Yeniden Yapılanma ve Yardım Çabaları
Bakan Fidan, Suriye ile ilgili önceliklerinin yeniden yapılanmada nasıl yardımcı olabilecekleri olduğuna dikkat çekerek, "Ekonomiyi nasıl tekrar eski haline getirebileceğimiz ve ardından devlet kurumlarını nasıl yeniden inşa edebileceğimizdir," dedi. Ayrıca, Suriye'de yaşayan muhalif nüfusun korunması için askeri tedbirlerin alındığını hatırlattı.
Türkiye'nin Terörle Mücadeledeki Rolü
Fidan, Suriye'deki terör unsurlarının, özellikle PKK/YPG'nin bölgeye yönelik büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, Türkiye'nin bu konuda uluslararası destek beklediğini ifade etti.
Geleceğe Dair İyimserlik
Suriye'nin geleceği konusunda iyimser olunması gerektiğini dile getiren Fidan, Türkiye'nin bölgedeki desteğinin Suriye'nin egemenliğini zorlamayacağını vurguladı. "Bölgeye kim hakim olacak? Türkler mi, İranlılar mı yoksa Araplar mı? Bu soruları geride bırakmalıyız," dedi.