Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de saha çalışmaları başladı
Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olma hedefiyle geliştirilen Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesinde sahaya inilerek altyapı ve saha çalışmaları başlatıldı. Proje, toplam 3 bin 38 dönüm arazi üzerinde planlandı; bunun 451 dönümü sanayi alanı, 1 bin 800 dönümü sera alanı, geri kalanı ise atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES gibi yenilenebilir enerji tesisleri için ayrıldı.
Projenin ölçeği ve finansmanı
Proje, Dünya Bankası’ndan alınan desteklerle yürütülüyor ve toplam 10 milyar USD yatırım öngörülüyor. Tamamlandığında bölgede 47 fabrika ile 50 modern sera işletme kapasitesine ulaşması hedefleniyor. Proje tanıtım toplantısına 150’nin üzerinde paydaş katıldı; yatırımın, bölge ekonomisine geniş çaplı katkı sağlaması ve binlerce kişiye doğrudan istihdam yaratması bekleniyor.
Toplantıya katılanlar
Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı; İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında; T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Kaymakamı ve OTB Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, müteşebbis heyet üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, bakanlık temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu temsilcileri, OTB parsel sahipleri, danışman ve müşavirler, Ziraat Bankası temsilcileri ile basın mensupları katıldı.
Saha incelemeleri ve sunumlar
Program kapsamında katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyuları, istinat duvarlarını ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Bergama Ticaret Odası’nda devam eden oturumda projenin mevcut durumu aktarıldı ve sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi.
Yönetim açıklamaları ve hedefler
Özgener projenin gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından önemine vurgu yaparak, artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynak kısıtlarının tarımı stratejik hale getirdiğini söyledi. Özgener, "Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm bakanlarımıza, milletvekillerimize, oda ve borsa başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu.
Mehmet Şahin Çakan ise alanın tarıma kazandırılmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnızca Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak" ifadelerini kullandı.
Beklenen etkiler
Projenin tamamlanması halinde bölgesel kalkınma, tarımsal üretimde verimlilik artışı ve istihdam yaratma açısından önemli bir katkı sağlaması öngörülüyor. 47 fabrika ve 50 sera ile planlanan üretim altyapısı, yalnızca Dikili sınırları içinde değil çevre ilçeler ve Bakırçay Havzası genelinde ekonomik ve tedarik zinciri etkileri oluşturacak.
Toplantıda paydaşların gösterdiği ilgi ve saha incelemelerinde tespit edilen ilerleme, projenin planlanan takvim doğrultusunda uygulanabilir olduğuna dair güçlü bir gösterge olarak değerlendirildi.
KATILIMCILAR, PROJE SAHASINDAKİ JEOTERMAL KUYULAR, İSTİNAT DUVARLARI VE DEVAM EDEN ALTYAPI ÇALIŞMALARINI YERİNDE İNCELEDİ.