Foruma genel bakış:
Ankara'da "Köklerden Ufuklara" temasıyla düzenlenen 1. Müslüman Diasporalar Forumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile SESRIC iş birliğinde ilk kez toplandı. Foruma Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldı; programda Yurt Dışındaki Pakistanlılar Bakanı Chaudhry Salik Hussain, Diaspora ile İlişkiler Devlet Komitesi Başkanı Fuad Muradov, Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcıları Dr. Serdar Çam ve Coşkun Yılmaz, İİT Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Dr. Dawas Dawas, SESRIC Başkanı Zehra Zümrüt Selçuk ve YTB Başkanı Abdulhadi Turus gibi isimler yer aldı.
Bakan Ersoy, forumun düzenlenmesinde emeği geçen YTB ve SESRIC başta olmak üzere katkı sağlayan kurumlara teşekkür etti ve diasporaların taşıdığı potansiyelin stratejik önemine vurgu yaptı.
Müslüman diasporaların küresel potansiyeli:
Ersoy, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan milyonlarca Müslümanın kendi kültürel ve tarihi köklerini yaşatırken aynı zamanda bulundukları toplumlarla etkileşim içinde olduğunu belirtti. Bu çeşitlilik içinde paylaşılan ortak inanç ve değerlerin, dillerin ve renklerin zenginliğe dönüştürülebileceğini ifade etti.
Forumun en dikkat çekici vurgularından biri, diasporaların ortak değerler çevresinde bir araya geldiklerinde ortaya koyabilecekleri küresel ölçekte bir 'soft power' potansiyeli oldu. Ersoy, bu potansiyelin ancak bilgi, tecrübe ve insan kaynağının bilinçli bir araya getirilmesiyle somutlaşacağını söyledi ve "Tüm bu altını çizmeye gayret ettiğim konularda artık yapmamız gereken; bilgiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını birleştirmektir" şeklinde çağrıda bulundu.
Bilimden sanata: diasporaların katkı alanları:
Konuşmada diasporaların sadece ekonomik katkı sağlamadıkları, aynı zamanda bilim, sanat, girişimcilik ve kamu hizmetleri gibi hayatın her alanına değer kattıkları vurgulandı. Ersoy, diasporaların bilgi ve üretimleriyle yaşadıkları toplumların gelişiminde aktif aktörler haline geldiğini belirtti.
Bu yaklaşımın merkezinde genç kuşaklar bulunuyor; Bakan, dünya çapındaki Müslüman diaspora gençlerinin çokkültürlü bir ortamda büyüdüğünü, dolayısıyla isimlerini ve hikayelerini duyurabilecekleri çağdaş ve güvenilir altyapıların sağlanmasının önemine dikkat çekti. Kültürün, dilin ve üretimin korunmasının gençlerin kendi hikayelerini dünyaya anlatarak görünürlük kazanmalarında belirleyici rol oynayacağı ifade edildi.
Gazze vurgusu ve birlikte hareket etme çağrısı:
Ersoy, Gazze'de yaşananların insanlığın vicdanını ve adalet duygusunu sınayan bir imtihan olduğuna işaret etti ve bu durumun İslam ülkeleri ile diasporaların kültürel, dilsel ve toplumsal alanlarda birbirini daha iyi tanıması ile birlikte hareket etme refleksini güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Bakan, Müslüman diasporaların Filistin mücadelesini dünya kamuoyuna anlatmadaki kritik rollerini yakın gözlemlediklerini belirterek bu duruşa büyük önem verdiklerini kaydetti.
Ersoy şu tespitte bulundu: "Gazze’de yaşanan emsalsiz acıları konuştuğumuz bir dönemde aynı zamanda ısrarla kültürden, dilden, üretim ve tüketimden de söz ediyor oluşumuz bir tesadüf değildir." Bu ifadeyle kültürel kimliğin korunması ve bilinçli üretimin desteklenmesinin gerekliliğini vurguladı.
Ortak akıl ve ekosistem inşası:
Forumun sonuç odaklı yaklaşımı, diasporaların birlikte iş üretmeleri, ortak değerler etrafında somut eserler ortaya koymaları ve güven-dayanışma temelli bir ağ kurmaları gerektiği üzerinde şekillendi. Ersoy, hedefin başka ve daha iyi bir dünyanın mümkün olduğu fikrini yaymak ve umudu güçlendirmek olduğunu belirtti.
Sonuç olarak Bakan Ersoy, farklı kültürler, nesiller ve toplumlar arasında kurulacak yeni ilişkilerle diasporaların yaşadıkları ülkelerin ve küresel aktörlerin güçlenebileceğini söyledi; bu çabanın anahtarı olarak da bilginin, tecrübenin ve insan kaynağının birleştirilmesini gösterdi. 1. Müslüman Diasporalar Forumu'nun İslam coğrafyası ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslüman topluluklar için yararlı ve kalıcı çıktılar üretmesini diledi.
DÜNYANIN FARKLI COĞRAFYALARINDA YAŞAYAN MİLYONLARCA MÜSLÜMANIN KÜLTÜREL VE TARİHİ KÖKLERİNİ YAŞATIRKEN BULUNDUKLARI TOPLUMLARLA KURDUĞU İLİŞKİNİN GELECEĞİ, ANKARA’DA DÜZENLENEN 1. MÜSLÜMAN DİASPORALAR FORUMUNDA ELE ALINDI.