Devrek'te iki eşli atölyede 20 yıllık emek
Zonguldak'ın Devrek ilçesinde yaşayan Fatime Ayvacı, 2003 yılında kayınpederinin vefatının ardından eşine destek olmak üzere atölyenin satış bölümünde çalışmaya başladı. Ev hanımı kimliğinden zanaatkâra dönüşen Ayvacı, başlangıçta mesleğe ilgisi olmadığını ancak dükkanda can sıkıntısı yaşayınca eşinden öğrenmeyi istediğini anlatıyor.
işin öğrenme süreci:
Ayvacı, eşinin başlangıçta kendisine 'Sen yapamazsın' dediğini ancak bir arkadaşının 'Yap Fatma, bozsan da yıksan da bir şekilde oluyor' sözünün cesaret verdiğini söylüyor. Zımpara ve boya gibi temel uygulamalarla işe başlayan Ayvacı, zaman içinde ince oymacılık ve figür işlemelerinde ustalaştı. Bugün eşinin atölyede bastonun kaba formunu hazırladığını, kendisinin ise ince işçilik ve detaylı motif uygulamalarını üstlendiğini belirtiyor.
malzeme, motif ve fiyatlandırma:
Ayvacı, baston yapımında ağırlıklı olarak kızılcık ağacı kullandıklarını ve ürün fiyatlarının işlemeye göre değiştiğini aktarıyor. Fiyat aralığı bin liradan başlayıp 15 bin liraya kadar uzanıyor; farkın kaynağı ise yapılan işlemelerin zorluğu ve saplardaki figürlerin çeşitliliği. En fazla talep gördükleri modeller arasında yılan işlemeli bastonlar var; Ayvacı, yılan motifinin ağacın üzerinde dolanmasının bastona daha kibar bir görünüm verdiğini söylüyor. Ayrıca baklava dilimi, helezon ve burma gibi motiflerin de tercih edildiğini ifade ediyor.
Ürünlerin bir kısmı ilçe dışına ve uluslararası hediye olarak gidiyor. Ayvacı, 'Yurt dışına gönderme imkanımız kısıtlı ama gelip alıyorlar veya alıp hediye götürüyorlar. Türkiye geneline ise kargo yapabiliyoruz' diyerek Devrek'in baston ve simitle anıldığını vurguluyor.
gelecek kaygıları ve sürdürülebilirlik:
İşi hem fiziksel hem zihinsel olarak yorucu bulan Ayvacı, el emeği ürünlerin geleceğine dair endişelerini de paylaşıyor. Eşinin emekli olmasıyla tempoyu düşürdüklerini, ancak sağlıkları elverdiği sürece ağır ağır çalışmaya devam edeceklerini söylüyor. El yapımı bastonun bir asalet simgesi olduğunu ancak günümüzde eski değerini tam görmediğini belirten Ayvacı, zanaatkârlığın ve ustalığın korunmasının önemine dikkat çekiyor.
Fatime Ayvacı'nın hikâyesi, başlangıçta karşılaştığı şüpheleri sabır ve öğrenmeyle aşmanın, yerel el sanatlarını yaşatmanın örneğini sergiliyor.
ZONGULDAK'IN DEVREK İLÇESİNDE YAŞAYAN FATİME AYVACI, EŞİNİN "SEN YAPAMAZSIN" DEMESİNE ALDIRIŞ ETMEDEN BAŞLADIĞI BASTON YAPIMINDA USTA OLDU, 20 YILI GERİDE BIRAKTI.