Depremi fırsat bilenlere hukuk zemininde hesap sorulacak

Erdoğan, İletişim Şurası'nda dezenformasyonla mücadeleyi vurgulayarak 6 Şubat depremlerinde depremi fırsat bilenlerin hukuken hesap vereceğini ilan etti.

Yayın Tarihi: 28.07.2026 16:34
Güncelleme Tarihi: 28.07.2026 16:34

Depremi fırsat bilenlere hukuk zemininde hesap sorulacak

Erdoğan'ın 2. İletişim Şurası konuşması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 2. İletişim Şurasında konuşarak iletişim ekosistemindeki dönüşüm, dezenformasyonla mücadele ve dijital egemenlik konularına ağırlık verdi. Teknolojideki hızlanmanın bilgi akışını saniyelere indirdiğini, bunun hem avantaj hem de riskler getirdiğini vurgulayan Erdoğan, şurada ortaya çıkan tespitlerin ve raporların Türkiye'nin iletişim vizyonunu şekillendireceğini söyledi.

Şuranın kapsamı ve katılımcı profili:

Erdoğan, şuranın hazırlık sürecine ilişkin ayrıntılar aktardı. İlk İletişim Şurası'nın 2003'te yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, geçen bir buçuk yıllık hazırlık döneminde kamu kurumları, üniversiteler, medya, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerinin aktif rol aldığını belirtti. Toplam 425 uzman ve 16 ayrı çalışma grubunun çalışmalarıyla; kamu diplomasisi, yapay zeka, dezenformasyonla mücadele, afet ve kriz iletişimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi başlıkların ele alındığını kaydetti.

Erdoğan, gençlerin özgün ve yenilikçi katkılarına özel teşekkür ederek, şuranın rapor, tebliğ ve sonuç beyannamesinin Türkiye'nin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini güçlendireceğine inandığını ifade etti.

Dezenformasyon, 6 Şubat süreci ve hesap verme mesajı:

Konuşmasında dezenformasyonun toplumsal etkilerine geniş yer ayıran Erdoğan, bilginin hızla yayılmasının beraberinde yanlış bilginin, provokasyonların ve manipülasyonun artmasına yol açtığını belirtti. Cumhurbaşkanı, 6 Şubat depremleri sürecinde hem içeriden hem dışarıdan yoğun iletişim saldırısıyla karşılaştıklarını, resmi kurumlara yönelik iftira ve halkta paniğe yol açan tezviratlarla mücadele edildiğini söyledi.

Erdoğan, son haftalarda ortaya çıkan bilgi ve belgelerin, 6 Şubat'ta yaşananları, devlete ve millete yönelik operasyonları ve sahada bulunmamış kişilerin yaptıkları algı operasyonlarını gün yüzüne çıkardığını vurguladı. Konuşmasında, "Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor" ifadesini kullandı ve "Su-i misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız" diyerek kararlılık mesajı verdi.

Dezenformasyonu bir milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini belirten Erdoğan, gerilim, kutuplaşma ve korku yayarak devlete karşı imkanları silah haline getirmeye çalışanlara fırsat verilmeyeceğini açıkladı.

Dijital egemenlik, mahremiyet ve iletişim vizyonu:

Erdoğan, bilginin üretim ve ulaşım hızının yeni medya araçları ve dijital platformlarla arttığını, yapay zekanın eğitim, medya, ulaştırma, ticaret, sağlık ve tarım gibi alanlarda sağladığı imkanlardan yararlanıldığını söyledi. Buna karşılık algoritmaların olgu ile algı arasındaki makası açtığını ve kitlelerin "algoritma faşizmi" adı verilen bir baskı altına girmesiyle hakikatin zarar gördüğünü belirtti.

Mahremiyetin aşındığı günümüzde hakikat, mahremiyet ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmenin hedef olduğunu vurgulayan Erdoğan, iletişimde görünürlüğün insan onurundan, mahremiyetten ve hakikatten ödün verilerek sağlanamayacağını söyledi. Ayrıca Türkiye'nin iletişim altyapılarına yatırım yaparak dijital egemenliğini sağlamlaştırma hedefini öne çıkardı.

Kültürel üretim ve uluslararası görünürlük:

Erdoğan, Türkiye'nin kendi uyduları üzerinden yaklaşık 5 milyar insana ulaşma imkânına sahip olduğunu belirtti ve ülkenin film, dizi, belgesel ve dijital içeriklerle uluslararası kamuoyunda kendi gerçekliğini anlatma kapasitesinin arttığını ifade etti. Bu kültürel üretimin Türkiye'nin yumuşak gücünü güçlendirdiğini, milletin değerlerini dünyaya taşıdığını ve bu kazanımın büyütüleceğini söyledi.

Konuşma, iletişimin yalnızca teknik bir mesele olmadığını; kamu diplomasisi, ekonomik büyüme, kriz yönetimi ve dünyaya verilen mesajların doğru aktarılması bakımından stratejik bir alan olduğunu tekrar eden Cumhurbaşkanı'nın şura sonuçlarının önümüzdeki dönemde politika ve uygulamalara yansıyacağının işareti olarak değerlendirilebilir.

Sonuç olarak, Erdoğan'ın konuşması hem iletişimde yeni tehditleri tanımlayan hem de hukuki ve kurumsal adımlarla bunlara karşı nasıl yanıt verileceğini çizen bir çerçeve sundu. Cumhurbaşkanı, dezenformasyonun toplumdaki yıpratıcı etkilerine dikkat çekerek, deprem gibi acı süreçleri istismar edenlere karşı devletin hukuk zemini dahilinde kararlı davranacağını bir kez daha ilan etti.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, ATO CONGRESİUM'DA GERÇEKLEŞTİRİLEN 2. İLETİŞİM ŞURASI’NDA...

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, ATO CONGRESİUM'DA GERÇEKLEŞTİRİLEN 2. İLETİŞİM ŞURASI’NDA KONUŞTU.

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!