Denizolgun dosyasında yeni dönem: göğüs izleri ve ağır metaller doğal ölüm hükmünü sarsıyor

25 Ağustos 2026 bilirkişi raporu, Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümünde göğüs ekimozları ve ağır metallerin 'doğal ölüm' değerlendirmesini sorguladı.

Yayın Tarihi: 26.08.2026 10:15
Güncelleme Tarihi: 26.08.2026 10:15

Denizolgun dosyasında yeni dönem: göğüs izleri ve ağır metaller doğal ölüm hükmünü sarsıyor

bilirkişi raporunun ana bulguları:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasına giren 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporu, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki ölümüyle ilgili yıllardır kabul gören 'beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm' sonucunu yeniden tartışmaya açtı. Raporu hazırlayan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan, dosyadaki otopsi fotoğrafları, otopsi video kayıtları, dönemin adli tıp raporları, kriminal incelemeler ve fethi kabir işlemine ilişkin belgeleri birlikte değerlendirdi.

otopsi görüntüleri ve ekimoz değerlendirmesi:

Bilirkişi, 2016 otopsisine ait 145 fotoğraf ve video kaydını inceledi. Raporda, Denizolgun’un sağ meme altından göğüs ortasına doğru uzanan biçimde 4 ayrı ekimoz tespit edildiği belirtildi. Bu ekimozların kayıtlarda yaklaşık boyutları 4x6 cm, 3x5 cm, 2x4 cm ve 1x2 cm olarak kaydedildi. Ayrıca ekimozların altındaki dokularda da kanama olduğu, bunun bu lezyonların ölümden önce meydana geldiğine işaret ettiği değerlendirildi.

Bilirkişi, lezyonların yerleşimi ve büyüklüğü dikkate alındığında bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle basarken aynı anda ağız ve burnunu yastıkla kapatarak nefessiz bırakmasının olası bir mekanizma olduğunu kaydetti. Ancak raporda bunun kesin ölüm mekanizması olduğu iddiasına varılmadı; mevcut veriler üzerinden böyle bir ölüm biçiminin bilimsel olarak dışlanamayacağı vurgulandı.

toksikoloji bulguları ve fethi kabir sonrası numuneler:

Dosyadaki 2016 toksikoloji kayıtlarına göre otopsi sırasında dokularda ve cenazenin çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı bilinirken, bilirkişi raporu bu maddelerin düzeylerinin dosyada açık biçimde belirtilmediğine dikkat çekti. Bu nedenle tespit edilen ağır metal varlığının ölümle ilişkisinin veya beyin kanaması gelişimine katkısının mevcut verilerle objektif biçimde değerlendirilemediği kaydedildi.

Raporda, 19 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işleminde alınan yeni numunelerin ve otopsi sırasında alınmış olan şahit numunelerin tekrar analiz edilmesinin zorunlu olduğu belirtildi. Bilirkişi, tüm tıbbi öz geçmişin, otopsi kayıtlarının ve kalan numunelerin yeniden incelenmesinin ölüm nedeninin netleşmesi açısından kritik olduğunu ifade etti.

soruşturmanın yönü ve adli tıp önerileri:

Bilirkişinin sonuç bölümünde, otopsi tarihindeki ileri çürüme durumuna işaret edilerek yalnızca göğüsteki izlere bakılarak ağız ve burnun yastıkla kapatılması suretiyle kasten öldürülme ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı kaydedildi. Raporda ayrıca aynı olgunun 'travmatik olmayan beyin kanaması' olarak kabulü için yeterli objektif delilin bulunmadığına dair önemli bir şerh düşüldü.

Bu eksikliklerin giderilebilmesi için Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile 5. Adli Tıp İhtisas Kurulunun müşterek değerlendirme yapması önerildi; ayrıca yeni toksikolojik ve adli patoloji analizlerinin gerektiği belirtildi.

soruşturmanın genişlemesi ve dosyanın yeni safhası:

Bilirkişi raporunun ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı genişletti. Başsavcılık, rapordaki değerlendirmeler üzerine dosyayı şüpheli ölüm kapsamında yeniden ele alarak, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta Adam Öldürme suçundan soruşturma başlattı. Dosyada artık 2016’da kayda geçen 'beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm' raporunun yanı sıra göğüsteki ekimozlar, ağır metal bulguları, otopsi görüntüleri, fethi kabirden elde edilen numuneler ve yeni tanık beyanları birlikte değerlendirilecek.

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili 10 yıllık dosya, 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunun getirdiği şüphelerle birlikte adli tıp açısından yeni ve çok yönlü bir araştırma dönemine girdi. Yetkililerden ve Adli Tıp Kurumu’ndan beklenen ortak inceleme ve yeni analiz sonuçları, soruşturmanın seyrini belirleyecek anahtar unsurlar olarak öne çıkıyor.

25 AĞUSTOS 2026 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORUYLA BİRLİKTE ARİF AHMET DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN 10...

25 AĞUSTOS 2026 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORUYLA BİRLİKTE ARİF AHMET DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN 10 YILLIK DOSYADA "DOĞAL ÖLÜM" KABULÜNÜN YERİNE, ÖLÜMÜN GERÇEK NEDENİNİN YENİDEN VE ÇOK YÖNLÜ BİÇİMDE ARAŞTIRILDIĞI YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI.

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.