Transplantasyon 2026 öncesi organ bağışına dikkat çekildi
Denizli'de 5-8 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek Transplantasyon 2026 Kongresi öncesinde yapılan basın toplantısında uzmanlar, Türkiye'deki organ nakli uygulamalarındaki dengenin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda organ bağışının hayati önemi, mevcut nakil istatistikleri ve toplumsal farkındalık çalışmaları masaya yatırıldı.
derneğin rolü ve ülke genelindeki tablo:
Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği (TONKKD) yetkilileri, derneğin 1994 yılından bu yana ülke genelinde organ nakli merkezlerinin çatısı olarak faaliyet gösterdiğini ve 41 kurucu katılımcıyla başladığını, 2001 yılına kadar sivil bir yapı olarak organ dağıtımında rol üstlendiğini aktardı. Dernek temsilcileri, ülkemizde çok sayıda merkezin uluslararası düzeyde tanınan noktaya geldiğini, bununla birlikte kadavra bağışındaki açığın sürdüğünü ifade etti.
kadavra bağışındaki uçurum ve çözüm önerileri:
Uzmanlar, Türkiye'de yapılan organ nakillerinin yüzde 80'inin canlı vericilerden gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde nakillerin büyük çoğunluğunun kadavradan sağlanan organlarla yapıldığı; örneğin İspanya'da milyon başına düşen bağış sayısının ülkemizin çok üstünde olduğu ifade edildi. Bu farkın temelinde eğitim, uygulama ve toplumdaki bakış açısının yattığı belirtildi.
Prof. Dr. Hasan Taşçı, hedefin kadavra bağışını artırmak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Mahmut Çarin ise böbrek için kadavradan organ bekleyen hasta sayısının 30 binin üzerinde olduğunu hatırlatarak, bekleme listesi ve dağıtım sistemi olsa da temel sorunun organ eksikliği olduğunu söyledi ve eğitimin önemini vurguladı.
Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, dinin engel olmadığına dikkat çekerek Diyanet İşleri Başkanlığı'nın fetvasının organ bağışını desteklediğini, ancak toplumun organ bağışının ne demek olduğunu küçük yaşlardan itibaren öğrenmesi gerektiğini belirtti. Polat, sistem güveninin ve sağlık çalışanlarına duyulan güvenin güçlendirilmesinin yanı sıra medya ve sinema gibi mecralarda verilen mesajların da önemli olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Ekrem Kaya geçmiş uygulamalardan örnek vererek pandemiden önce Samsun, Bursa, İzmir ve Antalya gibi bölgelerde Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen saha çalışmalarının etkili olduğunu aktardı ve beyin ölümü raporunun süreçte belirleyici olduğunu hatırlattı.
Toplantıda Sağlık Bakanlığı uygulamalarına ilişkin de değerlendirme yapıldı. Prof. Dr. Gökhan Ertuğrul, Bakanlık tarafından kadavra bağışının e-Devlet sistemine tanımlanmasının ailelerin o andaki duygusal tepkilerinden doğan kayıpları azaltmaya yönelik bir adım olduğunu, ayrıca illerde yoğun bakım hekimlerine yönelik düzenli toplantılar yapıldığını anlattı. Uzmanlar genel olarak artan yapılandırma çabalarının olumlu olduğunu, ancak sayıların yükselmesi için toplum eğitiminin ve güvenin artırılmasının şart olduğunu belirtti.
Sonuç olarak kongre öncesi uzmanlar, mevcut güçlü merkez yapısının üzerine kadavra bağışını artırmaya yönelik hedeflerin konulması gerektiğini; bunun için kapsamlı eğitim programları, saha çalışmaları ve iletişim stratejilerinin eş zamanlı yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
DENİZLİ’DE DÜZENLENECEK TRANSPLANTASYON 2026 KONGRESİ ÖNCESİNDE UZMAN İSİMLER AÇIKLAMALARDA BULUNDU