Denizli'de veremde erken tanı ve düzenli tedavi vurgusu
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Verem Savaş Dispanseri Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. H. Betül Abdüloğlu, 04-10 Ocak Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, erken tanı, doğru ve düzenli tedavinin verem (tüberküloz) hastalığında hayati önem taşıdığını belirtti.
Hastalığın doğası ve bulaşma yolu
Dr. Abdüloğlu, veremin Mycobacterium tuberculosis adlı bakteri tarafından oluşturulan, başta akciğerler olmak üzere çeşitli organları etkileyebilen bulaşıcı bir enfeksiyon olduğunu söyledi. Hastalık genellikle solunum yoluyla, hasta kişilerin öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında havaya saçtığı mikrodamlacıklarla bulaşıyor. Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hızla ilerleyerek ölümcül olabileceğini, ancak erken tanı ve uygun antibiyotik tedavisiyle tamamen iyileştirilebildiğini vurguladı.
Latent ve aktif enfeksiyon, belirtiler ve tedavi
Abdüloğlu, verem enfeksiyonunun latent tüberküloz (gizli verem) olarak adlandırılan bir döneminin olabileceğini; bu durumda kişinin Mycobacterium tuberculosis ile enfekte olduğunu ancak bağışıklık sistemi sayesinde hastalığın aktifleşmediğini ve klinik, laboratuvar veya radyolojik bulguların görülmediğini açıkladı. Enfekte kişilerin yaklaşık %10'unda yaşamın bir döneminde aktif hastalığın gelişebileceğini belirtti.
Aktif veremde bakterinin çoğalmasıyla hastalık belirtileri ortaya çıkar; tedavi genellikle 6-9 ay sürüyor ve birden fazla antibiyotik kullanımını gerektiriyor. Tedavinin yarım bırakılmaması ve düzenli sürdürülmesi, bakterinin direnç kazanmasının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.
En sık görülen belirtiler arasında iki haftadan uzun süren öksürük, kanlı veya balgamlı öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, gece terlemeleri, ateş, halsizlik, ses kısıklığı ve akciğer dışı tüberkülozda görülebilen lenf bezlerinde şişlik yer alıyor. Risk grupları (HIV pozitifler, diyabet hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler) bu belirtileri daha erken dönemde ciddiye almalı.
Tanı, tedavi erişimi ve yerel veriler
Verem tanı ve tedavisinin Verem Savaş Dispanserlerinde ücretsiz olarak yapıldığını hatırlatan Abdüloğlu, doğrudan gözetim tedavisi kapsamında Doğrudan Gözetim Tedavisi (DGT), Tele DGT ve Video DGT uygulamalarıyla hastaların takibinin sağlandığını bildirdi. Tedaviye başladıktan 15-20 gün sonra bulaşıcılığın kaybolduğunu belirterek, verem şüphesi olanların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmasının hayati önem taşıdığını söyledi.
Abdüloğlu, koruyucu önlemler, düzenli aşılama ve erken teşhis yöntemleri sayesinde hastalığın yayılma riskinin büyük ölçüde azaldığını, ancak tüberkülozun dünya genelinde ve ülkemizde halen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti. Ayrıca, Verem Eğitimi ve Farkındalık (Propaganda) Haftası etkinliklerinin 1947'den bu yana her yıl ocak ayının ilk pazar gününü izleyen hafta boyunca düzenlendiğini
Yerel verileri paylaşan Abdüloğlu, Türkiye genelinde 2024 yılı verem hastalığı insidansının yüz binde 10,4, Denizli'de ise 2024 yılı insidansının yüzbinde 7,8 olduğunu; Verem Savaş Dispanserinde 2024 yılında 87 hasta ve 2025 yılında 95 yeni tüberküloz hastası saptandığını açıkladı.
DENİZLİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ VEREM SAVAŞ DİSPANSERİ TÜBERKÜLOZ İL KOORDİNATÖRÜ DR. H.BETÜL ABDÜLOĞLU, 04-10 OCAK VEREM EĞİTİMİ VE FARKINDALIK HAFTASI DOLAYISIYLA AÇIKLAMADA BULUNARAK ERKEN TANI, DOĞRU VE DÜZENLİ TEDAVİNİN VEREM (TÜBERKÜLOZ) HASTALIĞINDA ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU VURGULADI.