Karakılçık buğdayının geleneksel yolculuğu
Hatay'ın verimli topraklarında ekimi yapılan karakılçık buğdayı, geçtiğimiz temmuz ayında hasat edilerek geleneksel yöntemlerle işleniyor. Bölge çiftçileri, modern süreçlerin yanında nesilden nesile aktarılan aşamaları koruyarak kışlık bulgur ihtiyaçlarını karşılıyor.
Hasattan kazana: patoz ve kaynatma süreci:
Hasat sonrasında yapılan patoz işlemiyle sap ile buğday taneleri ayrılıyor. Saplarından ayrılan taneler, odun ateşinde kurulan kazanlarda ortalama 3 saat kaynatılıyor; bu aşamada kazanın dibinin tutmaması ve tanelerin yanmaması için su ilave ediliyor. İşlemin tamamı çiftçiler tarafından yıllardır sürdürülen uygulamalarla yapılıyor.
Damlarda kurutma ve ambarlara yerleştirme:
Kaynatılan buğday taneleri daha sonra köyün damlarına serilerek kurutulmaya bırakılıyor. Kuruma süresi konusunda uygulamada farklılıklar görülüyor: bazı üreticiler taneleri yaklaşık bir gün damda beklettiğini bildirirken, diğerleri kaynatılan bulgurun damda yaklaşık üç gün kuruması gerektiğini belirtiyor. Kuruyan taneler makineden geçirilerek bulgur haline getirildikten sonra ambar evi adı verilen saklama alanlarına konuyor.
Şenköy Mahallesi sakinlerinden Durmuş Çağırır, bu sürecin toplamda yaklaşık 15 günlük bir işleme dönemi kapsadığını ve elde edilen bulgurun kış boyunca tüketildiğini vurguluyor. Durmuş Çağırır ayrıca, bu geleneğin köylerinde halen yaygın olduğunu ve kış hazırlığı kapsamında ambarların yavaş yavaş doldurulduğunu söylüyor.
Mustafa Çağırır ise yöntemin dedelerinden gördükleri şekilde sürdürüldüğünü, kaynatma ve kurutma sürecinin ardından bulgurun pilav, oruk ve köfte gibi birçok yemekte kullanıldığını ifade ediyor. Her iki üretici de geleneksel usulün zorluklarına rağmen hem kültürel hem de ekonomik açıdan önemini koruduğuna dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, Yayladağı'nda kazanlarda kaynatılıp damlarda kurutulan karakılçık buğdayı, bölge halkının kışlık gıda güvenliğini sağlayan ve yerel kültürü yaşatan bir uygulama olarak öne çıkıyor.
DURMUŞ ÇAĞIRIR