Çinicilik yeniden mimariyle kimliğini bulmalı

Mehmet Koçer, Kütahya çiniciliğinin mimaride altın çağını yaşadığını; bugün ise kamu ve kent projelerinde çini kullanımının artırılması gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 26.07.2026 10:23
Güncelleme Tarihi: 26.07.2026 10:23

Çinicilik yeniden mimariyle kimliğini bulmalı

Tarihsel gelişim:

Kütahyalı duayen çini ustası Mehmet Koçer, Kütahya çiniciliğinin kökenlerini ve dönüm noktalarını anlatarak mesleğin geçmişten günümüze nasıl evrildiğini aktardı. Koçer, 1800’lü yılların sonlarında saray mücellidi Hayri Efendinin Kütahya’ya gelerek kurduğu atölyenin, bölge çiniciliğinin modernleşmesinde başlangıç olduğunu belirtti. Hayri Efendi’nin yanında genç yaşta çalışmaya başlayan Hafız Mehmet Emin Efendiin, ustasının İstanbul’a dönmesinin ardından atölyeyi devralıp üretimi sürdürdüğünü söyledi.

Koçer, atölyenin başlangıçta sınırlı imkânlara sahip olduğunu, ancak 1900’lü yılların başında Birinci Ulusal Mimarlık Akımı ile birlikte çiniciliğe olan talebin hızla yükseldiğini ifade etti. Neoklasik anlayışın etkisiyle yapılan kamu ve anıtsal yapılar için verilen siparişlerin artmasıyla atölyelerin kapasitesinin büyüdüğünü, bazı dönemlerde çalışan sayısının 500e kadar çıktığı bilgisini paylaştı. Bu yoğun üretim talebinin, dönem Ermeni ve Rum ustaların da fason işler yapmasını gerektirdiğini sözlerine ekledi.

Koçer, özellikle İstanbul’daki vapur iskeleleri başta olmak üzere pek çok kamu binasında Kütahya çinilerinin kullanıldığını; bu verilerin araştırmacı Dr. Cahit Yılmazın Hafız Mehmet Emin Efendi üzerine hazırladığı çalışmalarda ayrıntılı olarak yer aldığını hatırlattı.

Çinicilik altın çağını mimariyle yaşadı:

Usta Koçer, geçmişte çiniciliğin en parlak dönemini mimari uygulamalar sayesinde yaşadığını vurguluyor. Ona göre dönemin mimarları çiniyi yalnızca bir süsleme unsuru olarak görmüyor; yapının kimliğini oluşturan, dikkatle tasarlanması gereken bir unsur olarak ele alıyordu. Tasarımlar bilinçli hazırlandığı için hem estetik gelişim sağlanmış hem de üreticiler ekonomik olarak güç kazanmıştı.

Günümüzde teknik üretim kalitesinin önemli bir seviyeye ulaştığını belirten Koçer, ancak mimaride çini kullanımında aynı ilerlemenin sağlanamadığını ifade etti. Bu açıdan Koçer, çiniciliğin ekonomik ve sanatsal değerinin korunabilmesi için mimariyle yeniden güçlü bir bağ kurulması gerektiğini söylüyor.

Kamu ve akademinin rolü:

Koçer, kente gelen herkesin çiniyi ilk andan itibaren görebilmesi gerektiğini savunuyor ve bunun için özellikle kamu binalarının örnek olmasını istiyor. Koçer şöyle diyor: 'Şehrimize gelen insanlar daha ilk andan itibaren çiniyi görebilmeli. Kamu binalarında, meydanlarda, kültür merkezlerinde ve sosyal alanlarda nitelikli çini uygulamaları yer almalı. O zaman gerçekten „Çininin Başkenti Kütahya“ diyebiliriz.'

Mimari yapılarda çini kullanımının estetik olduğu kadar ekonomik faydaları da olacağını; üreticiler, sanatçılar ve atölyeler için yeni iş imkânları yaratacağını belirtti. Koçer, kendi mesleki deneyimlerinden örnek vererek Türkiye’nin farklı şehirlerinde, Mardin başta olmak üzere tarihi yapılarda ve mimari projelerde çini bezeme çalışmaları yürüttüklerini, buna rağmen Kütahya’daki kamu yapılarında beklenen düzeyde çini kullanılmamasından üzüntü duyduğunu ekledi.

Akademik çalışmalara büyük önem verdiğini söyleyen Koçer, Dumlupınar Üniversitesi tarafından planlanan çini araştırma ve geliştirme merkezinin olumlu bir adım olduğunu belirtti. Ancak bu merkezin sadece geleneksel teknikleri korumakla kalmayıp, çağdaş mimariye uygun yeni çözümler de geliştirmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle iç ve dış cephe uygulamalarına uygun sırlar, boyalar, hamurlar ve reçeteler ile çağdaş motif ve tasarımların araştırılmasının şart olduğunu söyledi.

Koçer son olarak, Kütahya’nın tarihi mirasını geleceğe taşıyabilmesi için çiniciliğin atölye ürünü bir el sanatı olmanın ötesinde kentin mimari kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kütahyalı duayen çini ustası Mehmet Koçer: "Çinicilik yeniden mimariyle buluşmalı"

Kütahyalı duayen çini ustası Mehmet Koçer: "Çinicilik yeniden mimariyle buluşmalı"

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.