Adana'da iş hukuku sempozyumu: Kanun kalitesi ve uygulama sorunları tartışıldı
Yargıtay Başkanlığı, üniversiteler, Adana Barosu ve Adana Sanayi Odası iş birliğiyle düzenlenen "Güncel Gelişmeler Işığında İş Hukukuna İlişkin Uygulama Sorunları ve Çözüm Önerileri Sempozyumu" Adana Ticaret Odası toplantı salonunda başladı. Sempozyumda "Bireysel İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ve Tahkim", "İş Hukuku Boyutuyla Yeni Nesil Çalışma Türleri", "İş Sözleşmesinin Sona Ermesi", "Kıdem Tazminatı" ve "Anayasa Mahkemesinin İş Hukukuna İlişkin Bireysel Başvuru Kararları" gibi başlıklar ele alınıyor.
Çiçek: Kanun kalitesi ve toplumsal ahlak
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, açılış konuşmasında yasa yapmak ile toplumların düzelmesinin doğrudan eşleştirilemeyeceğini belirtti. Çiçek, adalet, hak, hukuk ve hakkına razı olma anlayışının toplumda geride kaldığını ve bunun yerine "fırsatçılığın öne çıktığını" söyledi. Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeteri kadar kaliteli kanun çıkaramıyoruz. 600-700 kelimeyle ana dilini konuşan bir toplumda mükemmel kanun yapmak mümkün olmaz."
Çiçek, kanunların sık değiştirilmesi ve yargı kararlarının çabuk aşılarak aşındırılmasının arkasında sadece hukuk metinlerinin değil, aynı zamanda toplumsal ve iş ahlakının da sorgulanması gerektiğini vurguladı: "Oturup toplumsal ahlak ve iş ahlakı açısından bakmak lazım."
Yargı eleştirileri ve 'tuğla-beton' benzetmesi
Herkesin yargıyı eleştirdiğine ancak yargının tek başına sorumlu tutulamayacağına dikkat çeken Çiçek, yapısal eksikliklere işaret etti: "Tuğla sağlam değilse, betonun gravitesi yeterli değilse bina ister istemez birtakım arızalarla karşı karşıya kalıyor." Çiçek, adliye yapılarının hızla dolduğunu; hakim sayısının kendisinin görevi bıraktığı dönemde yaklaşık 10 bin iken şu anda 25 bin civarına çıktığını, buna rağmen dava sayılarının da arttığını söyledi.
Hukuk 'yaşayan' bir alan olarak dönüşüyor
Adana Valisi Mustafa Yavuz, hukukun sürekli yenilendiğini ve yeni kavramların günlük hayatta etkin hale geldiğini belirtti. Vali Yavuz, uzaktan çalışma, iş verenin gözetim borcu, yapay zeka destekli çalışmaların çalışan haklarına etkileri ve kişisel verilerle ilgili düzenlemeler gibi konuların hukukî tartışmalara dahil olduğunu ifade etti.
Sektör temsilcilerinin öncelikleri: İstihdam ve maliyet baskısı
Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, emek yoğun sektörlerde ham madde ve enerji maliyetlerindeki artışın ihracatçı firmaların rekabet gücünü zayıflattığını, hazır giyim başta olmak üzere kurumların üretimlerini yurtdışına kaydırdığına dikkat çekti. Kıvanç, Türkiye'nin istihdam mevzuatındaki katılığın iş gücü piyasasını sıkıştırdığını ve gelir vergisi basamakları ile prime esas kazanç tavanlarının işçilik maliyetleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirtti.
Kıvanç, firmaların istihdamı koruyabilmesi için kısa çalışma ödeneğinin pandemi döneminde olduğu gibi "fazla prosedüre tabi tutulmadan" devreye alınmasını beklediklerini söyledi.
Oturumlar ve sempozyum takvimi
Açılış konuşmalarının ardından ilgili başlıklar çerçevesinde oturumlar düzenlendi. Sempozyumun yarın sona ermesi planlanıyor.
Öne çıkan noktalar: Kanun kalite eksikliği, toplumsal ve iş ahlakının rolü, yargı üzerindeki beklentiler, hukukun yeni kavramlarla dönüşümü ve sektörün kısa çalışma ödeneği talebi.
CUMHURBAŞKANLIĞI YÜKSEK İSTİŞARE KURULU ÜYESİ VE ESKİ TBMM BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK, TÜRKİYE’DE ADALET, HAK, HUKUK VE HAKKINA RAZI OLMA GİBİ KAVRAMLARIN İKİNCİ PLANDA KALDIĞINA, FIRSATÇILIĞIN ÖNE ÇIKTIĞINA VURGU YAPARAK, "YETERİ KADAR KALİTELİ KANUN ÇIKARAMIYORUZ. 600-700 KELİMEYLE ANA DİLİNİ KONUŞAN BİR TOPLUMDA MÜKEMMEL KANUN YAPMAK MÜMKÜN OLMAZ" DEDİ.