CHP'li Zeynel Emre: Mahkeme kararları delege iradesini ortadan kaldıramaz
Kısa özet
CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, partideki kurultay tartışmaları ve yargı kararlarının etkisine ilişkin değerlendirmesinde, mahkeme kararlarının delege iradesini ve tüzüğü ortadan kaldıramayacağını, sürecin Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na göre yönetilmesi gerektiğini belirtti.
Emre'nin açıklamaları
Hiçbir zaman hiçbir mahkeme kararı delege iradesini ortadan kaldırmaz, tüzüğü ortadan kaldırmaz. Tüzük açıktır. Emre bu ifadeyle, mahkeme kararlarının parti içi organların ve delege kararlarının yerine geçemeyeceğini vurguladı.
Emre, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve ekibinin MYK toplantısına ilişkin bilgi vererek, Özel'in cuma ve cumartesi günleri seçim çalışması yapacağını söyledi. Özel ve ekibinin kurultay talebiyle imza toplamada ilk günde 600 rakamına ulaştığını aktardı.
Emre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasına atıfta bulunarak delegelerin ve 3. dereceye kadar yakınlarının MASAK incelemesi yapılacağını hatırlattı. Buna karşın İstanbul'da tedbir kararı varken geçici bir kurum bulunmasına rağmen Yüksek Seçim Kurulu'nun izin vermesiyle seçimlerin yapıldığını belirterek Seçimler yapılmıştır ifadesini kullandı.
Mahkeme kararlarının uygulama biçimiyle ilgili eleştirisini şu gözlemle genişletti: verilen mahkeme kararı geçici olarak 2023 4-5 Temmuz dönemindeki kurulları göreve getirirken, mahkeme iade yazısında Genel Başkan, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu yazılırken Merkez Yönetim Kurulu'nun yazılmadığını, bunun nedeni olarak da Merkez Yönetim Kurulu'nun çoğunluğunun mutlak butlanın karşısında bulunmamasını gösterdi.
Hukuki dayanak ve Emre'nin yorumu
Emre, parti süreçlerinin Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek şu maddelere işaret etti: Anayasa 68 ve 13. Madde, Siyasi Partiler Kanunu 13. Maddesi ve 21. Maddesi. 21. Madde bağlamında seçimlerin Yüksek Seçim Kurulu ve seçim kurullarının, il ve ilçelerde hakimlerin gözetiminde yapılması gerektiğini ve hukuksuzluk itirazlarının 2 gün içinde yapılabileceğini hatırlattı.
Emre ayrıca kanundaki düzenlemeye atıfta bulunarak 22 aylık bağlayıcı süre ifadesini aktardı ve mahkeme kararlarının siyasi partilerin uzun süreli yönetim biçimini belirleyemeyeceğini savundu. Ona göre bu yönüyle söz konusu mahkeme kararı hukuksuzluk şüphesini gündeme getiriyor.
İddialar, incelemeler ve yargı süreci
Partiye yönelik karalama kampanyalarına dair değerlendirmesinde Emre, cep telefonu ve Kiptaş iddialarına değindi: Cep telefonu dağıtıldı. Kiptaş’tan daireler dağıtıldı. Ancak söz konusu telefon modelinin o tarihte sürümünün olmadığı ve iddianamede bu hususların yazılamadığı iddiasını dile getirdi. Emre, bu tür iddialarla açılan soruşturma ve davalarda kesin hüküm bulunmadığını; ceza yargılaması tarafından kesin hüküm olmadan hukuk mahkemesinin hüküm kuramayacağını savundu.
Kurultay yolları ve olası başvuru süreçleri
Emre'ye göre CHP'nin kurultaya gitmesi için üç yol bulunuyor: bir Genel Başkan kararı, iki Parti Meclisi kararı ve üçü olarak seçilmiş kurultay delegelerinin yarıdan bir fazlasının kararı. Parti Meclisi kararının da basit çoğunlukla alınabileceğini belirtti.
Eğer bu kararlar alınır ve uygulanmazsa teknik olarak sulh hukuk mahkemesine başvuru gerektiğini ifade etti; bu da parti içi kararların yargı zeminiyle desteklenmesi gerektiğine işaret ediyor.
Emre'nin açıklamaları parti içi süreçlerin tüzük, kanun ve mevcut yargı kararları arasındaki ilişkinin kavranmasının önemine odaklanıyor ve tartışmaların hukuki zeminde çözülmesi gerektiğini vurguluyor.
CHP İstanbul Milletvekili Emre: "Hiçbir zaman hiçbir mahkeme kararı delege iradesini ortadan kaldırmaz, tüzüğü ortadan kaldırmaz"