Cerrahi yaklaşım meme kanserinde tümör ve hasta özelliklerine göre bireyselleştiriliyor

Dr. Kemal Dursun, meme kanserinde cerrahi kararın tümörün evresi, yeri, biyolojik özellikleri, hasta sağlığı ve beklentilerine göre belirlendiğini açıkladı.

Yayın Tarihi: 05.10.2026 10:16
Güncelleme Tarihi: 05.10.2026 10:16

Cerrahi yaklaşım meme kanserinde tümör ve hasta özelliklerine göre bireyselleştiriliyor

Cerrahi planlamada hangi faktörler öne çıkıyor:

Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Kemal Dursun, meme kanserinde cerrahi tedavi kararının tek başına tanıya dayanmadığını; tümörün evresi, memedeki konumu ve büyüklüğü, tümörün biyolojik özellikleri, hastanın genel sağlık durumu ve tedavi sonrası beklentilerinin birlikte değerlendirildiğini söyledi. Dr. Dursun, erken tanının hem tedavi seçeneklerini hem de kozmetik sonuçları olumlu etkilediğini vurguladı.

Tümör özellikleri ve cerrahi seçenekler:

Cerrahi yaklaşım belirlenirken ilk değerlendirme tümörün evresi ve biyolojik profili üzerinde yoğunlaşıyor. Bazı vakalarda doğrudan cerrahi yerine önce sistemik tedavi uygulanarak tümörün küçültülmesi hedefleniyor. Dr. Dursun, bu yöntemle bazı hastaların meme koruyucu cerrahi için uygun hale getirilebildiğini belirtti.

Meme koruyucu cerrahi, negatif cerrahi sınır elde edilebilecek, geride yeterli meme dokusu kalacak ve ameliyat sonrası radyoterapi uygulanabilecek hastalarda tercih edilebiliyor. Burada yalnızca tümörün mutlak boyutu değil, tümörün meme dokusuna oranı da kritik öneme sahip; aynı büyüklükteki bir tümör büyük memede koruyucu cerrahiyle çıkarılabilirken, daha küçük memede kozmetik açıdan uygun sonuç alınamayabilir ve mastektomi gündeme gelebilir.

Tümörün yerleşimi ve onkoplastik değerlendirme:

Tümörün memedeki konumu cerrahi tekniği doğrudan etkiliyor. Perifer yerleşimli tümörler genellikle daha iyi kozmetik sonuçlarla çıkartılabilirken, meme başına yakın tümörlerde meme başının çıkarılması ya da meme başını korumaya yönelik onkoplastik yaklaşımlar değerlendirilmesi gereken seçeneklerdir. Dr. Dursun, yerleşim nedeniyle bazen standart tekniklerin yerine onkoplastik yöntemlerin tercih edildiğini söyledi.

Neoadjuvan tedavinin yeri:

Bazı hastalarda ameliyat öncesi sistemik tedaviler uygulanabiliyor. Dr. Dursun, neoadjuvan tedavinin özellikle üçlü negatif ve HER2 pozitif alt tiplerde, ayrıca inflamatuar meme kanserinde kullanıldığını; lokal ileri vakalarda ise tümörü küçülterek hastayı meme koruyucu cerrahiye uygun hale getirmenin hedeflendiğini ifade etti.

Koltuk altı lenf bezlerinin değerlendirilmesi ve önemi:

Koltuk altındaki lenf bezleri, hastalığın evrelemesinde ve tedavi planlamasında belirleyici rol oynuyor. Dr. Dursun, lenf nodu durumunun neoadjuvan tedavi kararını ve prognoz değerlendirmesini etkilediğini, neoadjuvan tedaviye verilen yanıtın da ameliyat sonrası uygulanacak ek tedavileri şekillendirdiğini belirtti.

Hasta özellikleri, yaş ve beklentilerin rolü:

Cerrahi planlamada hastanın yaşı değil, genel sağlık durumu öncelikli değerlendirme kriteri olarak öne çıkıyor. Özellikle ileri yaşta, luminal grupta, lenf nodu negatif ve eşlik eden kronik hastalıkları bulunan bireylerde cerrahi öncelik taşımayabilir. Genç hastalarda ise onkoplastik yaklaşımlar ve BRCA gibi genetik risklerin değerlendirilmesi daha sık gündeme geliyor. Ayrıca hasta beklentileri, kozmetik sonuç beklentisi ve yaşam tercihleri cerrahi tercihlerde etkili oluyor.

Ameliyat sonrası patoloji ve adjuvan tedaviler:

Cerrahi sonrası patoloji raporu doğrultusunda hastanın yeniden evrelendirilmesi yapılıyor ve buna göre adjuvan tedavi planlanıyor. Meme koruyucu cerrahi sonrası radyoterapi sıkça kullanılan bir tamamlayıcı tedavi olurken, hormon reseptörü pozitif hastalarda hormon tedavisi, HER2 pozitif vakalarda hedefe yönelik ilaçlar ve üçlü negatif vakalarda kemoterapi gibi yaklaşımlar gündemde kalıyor. Dr. Dursun, temel hedefin hastalıksız yaşam süresini artırmak ve nüks riskini azaltmak olduğunu söyledi.

Erken tanının sağladığı avantajlar:

Dr. Dursun, erken tanının hem meme koruyucu cerrahi şansını artırdığını hem de koltuk altı lenf bezlerinin korunmasına katkıda bulunduğunu belirtti. Erken yakalama, hangi yöntem tercih edilirse edilsin tedavinin etkinliğini artırarak daha uzun hastalıksız yaşam sağlamada önemli rol oynuyor.

Sonuç olarak, meme kanseri cerrahisi tek bir şablona sığmayıp, tümör özellikleri ile hastanın genel durumu ve beklentilerinin birlikte değerlendirilmesiyle kişiye özel olarak planlanıyor. Dr. Kemal Dursun'un açıklamaları, multidisipliner yaklaşımın ve erken tanının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

GENEL CERRAHİ UZMANI DR. KEMAL DURSUN

GENEL CERRAHİ UZMANI DR. KEMAL DURSUN

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.