Canlı cerrahi sempozyumu: Uzmanlar organ bağışı ve böbrek hastalıklarında erken teşhis çağrısı

Bursa'daki canlı cerrahi sempozyumunda uzmanlar, böbrek naklinde yenilikleri paylaştı; erken teşhis ve kadavra bağışlarının artırılması gerektiği vurgulandı.

Yayın Tarihi: 12.05.2026 09:34
Güncelleme Tarihi: 12.05.2026 09:39

Canlı cerrahi sempozyumu: Uzmanlar organ bağışı ve böbrek hastalıklarında erken teşhis çağrısı

Canlı cerrahi sempozyumu: Uzmanlar organ bağışı ve böbrek hastalıklarında erken teşhis çağrısı

Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen hekimler, Bursa’da düzenlenen canlı cerrahi organ nakli sempozyumunda bir araya geldi. Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi tarafından düzenlenen organizasyonda, böbrek naklindeki yeni teknikler ve nakil sonrası takip protokolleri değerlendirildi.

Sempozyum ve canlı ameliyat izlemi

Toplantının merkezi etkinliği '6. Canlı Cerrahili Böbrek Nakli' oturumu oldu. Katılımcılar, ameliyathanede üç boyutlu laparoskopik teknikle gerçekleştirilen böbrek nakli operasyonunu canlı izleme fırsatı buldu. Bu uygulama, cerrahi yaklaşımlardaki güncel gelişmelerin paylaşılmasına aracı oldu.

Uzman görüşleri: Bilgi paylaşımı ve uzun dönem başarı

Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay, merkezin 'High Volume' çalıştığını ve bunun önemli bir deneyim birikimi sağladığını belirtti. Oktay, naklin uzun dönem başarılarının organ bağışını cesaretlendirebileceğini vurgulayarak, modern tedavilerle böbrek nakillerinin ileri yıllara kadar başarılı olabildiğini ifade etti.

Oktay, nakil sonrası düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığını hatırlattı: nakil olan kişinin başlangıçta iki haftada bir, sonraki dönemde ise üç aydan sonra aylık kontrol aralıkları ile takip edilmesi gerektiğini söyledi. Testlerde en ufak bir bozukluk görüldüğünde detaylı araştırma ve gerekirse böbrek biyopsisi yapıldığını, zamanında müdahale ile nakledilen böbreğin uzun süre işlevini sürdürebileceğini belirtti.

Kadavradan bağışların artırılması gereği

Prof. Dr. Oktay, Türkiye'de kültürel nedenlerle kadavradan organ bağışlarının Avrupa'ya göre düşük kaldığını, 2020'ye kadar Güney Marmara'da Avrupa ortalamasına yakın bağış gözlemlendiğini, ancak COVID sonrası düşüş yaşandığını aktardı. Bu yıl tekrar bir hareketlenme görüldüğünü söylerken, böbrek yetmezliği olan çok sayıda hastanın kısa sürede kurtarılmasının ancak kadavradan bağışların artmasıyla mümkün olduğu değerlendirmesini paylaştı.

Ulusal veriler ve politika çağrısı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Soner Duman, sempozyumda Türkiye'deki diyaliz ve nakil dinamiklerine dikkat çekti. Türkiye'de mevcut diyaliz hastalarının sayısının yüksek olduğunu; yaklaşık 70 bin diyaliz hastasından yılda yaklaşık 3 bin 500 kişinin nakil olabildiğini aktardı. Türkiye'de kadavra bağış oranlarının düşük olması nedeniyle nakillerin büyük bölümünün canlı vericilerle gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

Duman, kadavra bağışlarının artırılması için Sağlık Bakanlığı, sağlık müdürlükleri, müftülükler ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi paydaşların destekleyici söylemlerinin önemli olduğunu belirtti.

Erken teşhis, tarama ve halk sağlığı önlemleri

Türk Nefroloji Derneği çalışmalarına atıf yapan Duman, Türkiye'de kronik böbrek hastalığı prevalansının yüzde 16 civarında olduğunu, yani 100 kişiden 16'sının farklı düzeylerde böbrek hastası olduğunu söyledi. Hastalığın genellikle sinsi ilerlediğini ve son evreye gelinceye kadar belirti vermeyebildiğini vurguladı.

Duman, böbrek yetmezliğini önlemede en önemli adımın düzenli sağlık kontrolleri olduğunu belirterek, şikayeti olmayan bireylerin bile yılda bir kez kan şekeri, üre, kan sayımı, kansızlık taraması ve tansiyon ölçümü yaptırmasının gerekliliğini vurguladı. Aile sağlığı merkezlerinin tarama rolünü yerine getirip, en küçük anormalliklerde hastaları nefroloji ve organ nakli merkezlerine yönlendirmesinin önleyici etkisinin büyük olacağını ifade etti.

Mevcut yük ve sonuç

Duman ayrıca, Türkiye'deki diyaliz hastalarının büyük kısmının haftada üç gün diyalize girdiğini, nakil olabilenlerin sayısının sınırlı kaldığını belirtti. Bu tablo, kronik böbrek hastalığının hem bireysel hem de toplumsal sağlık üzerindeki yükünü göstermektedir.

Sonuç olarak, sempozyumda öne çıkan başlıca mesajlar şunlardır: böbrek hastalıklarında erken tanı ve düzenli takip hayati, kadavradan organ bağışlarının artırılması nakil bekleyen hasta sayısını azaltabilir ve nakil merkezlerinde biriken deneyimin paylaşılması cerrahi başarı ile hasta sonuçlarını iyileştirmektedir.

TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN GELEN DOKTORLAR, BURSA'DA GERÇEKLEŞTİRİLEN CANLI CERRAHİ ORGAN NAKLİ...

TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN GELEN DOKTORLAR, BURSA'DA GERÇEKLEŞTİRİLEN CANLI CERRAHİ ORGAN NAKLİ SEMPOZYUMUYLA, BÖBREK NAKLİ AMELİYATINI CANLI OLARAK İZLEDİ.

TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN GELEN DOKTORLAR, BURSA'DA GERÇEKLEŞTİRİLEN CANLI CERRAHİ ORGAN NAKLİ...

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.