Çivitçioğlu medresesi geçmişten bugüne
Çankırı'da yer alan ve 1754'te Çivitçioğlu Mehmet Efendi tarafından ihya edilen Çivitçioğlu Medresesi, üç asrı aşkın süredir kentin en önemli manevi değerlerinden biri olarak ayakta duruyor. İki katlı yapının alt katı talebeler için, üst katı ise müderrisler için ayrılmış bölümler içeriyor. Medrese bahçesinde, geçmişte burada görev yapmış müderrislere ait mezarlar bulunuyor.
Mimari ve tarihçesi:
Medresenin planı ve özgün mimarisi büyük ölçüde korunmuş durumda. Yapının tarihçesine dair bilgi eksiklikleri olsa da, mevcut belgeler ve yapı öğeleri, kurumun uzun süre süreklilik gösteren bir eğitim merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Bahçede tespit edilen 13 mezar arasında, Başmüderris Edhem Efendi'nin mezar taşı özel bir ilgi görüyor.
Ziyaret, eğitim ve etkinlikler:
Alt kattaki talebe odalarından biri ziyaretçilere açık tutuluyor ve burada hafta içi salı, çarşamba ve perşembe günleri düzenlenen sanat kurslarında eğitim veren hocaların eserleri sergileniyor. Üst kattaki baş müderris odası da özgün tasarımını koruyan bölümler arasında yer alıyor ve rehber eşliğinde gezilebiliyor.
Medrese görevlisi Mehmet Eren'in aktardığına göre, yapı sadece yerel değil, farklı illerden gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Özellikle hafta sonları turist akını yaşanıyor; Ankara, Kastamonu ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli kentlerinden ziyaretçiler geliyor. Bu ziyaretler, eski talebelerin nasıl eğitim gördüklerine dair somut bir bağ kurma fırsatı sunuyor.
Çivitçioğlu Medresesi, hem mimari hem de manevi açıdan Çankırı'nın kültürel mirası olarak korunuyor. Açık olan bölümlerde sürdürülen kurslar ve sergiler, mekânın canlı bir eğitim geleneğini günümüzde de yaşattığını gösteriyor.
272 yıllık Çivitçioğlu Medresesi geçmişe ışık tutuyor