Çankırı'da 17. yüzyıl Çivitcioğlu Medresesi'ndeki sadaka taşı geleneği sürüyor
Çankırı merkezindeki Çivitcioğlu Medresesinde bulunan sadaka taşı, asırlardır süregelen bir yardımlaşma geleneğini günümüzde de yaşatıyor. Yapının tarihsel kimliği ve mevcut kullanım biçimi, geleneksel uygulamaların mahremiyet ve güven ilkeleriyle nasıl buluştuğunu gösteriyor.
Medresenin tarihi ve güncel işlevi
Medrese, 1454 yılında Çivitçizade Mehmet Efendi tarafından 6 bin 500 kuruşa ihya edilmiş; döneminde 26 öğrenci müderrislik eğitimi almıştır. Günümüzde bina, Çankırı Belediyesi tarafından sanat ve kültür merkezi olarak kullanılıyor. Haftanın salı, çarşamba ve perşembe günleri burada ney, kaligrafi ve ebru kursları veriliyor; medresenin yapısı içinde ise asırlık bir sadaka taşı yer alıyor.
Sadaka taşının işleyişi ve toplumsal rolü
Sadaka taşına medreseyi ziyaret eden vatandaşların bıraktığı paralar, görevliler tarafından tutanakla kayıt altına alınıyor. Gün sonunda toplanan bu yardımlar daha sonra kentteki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Bu mekanizma, hem yardımın hedefe ulaşmasını sağlıyor hem de bağışçı ile alan arasında mahremiyeti koruyan bir düzen oluşturuyor.
Burak Karaboğa gelenekle ilgili şunları belirtiyor: "Çivitçioğlu Medresesi, 1454 yılında Çivitçizade Mehmet Efendi tarafından 6 bin 500 kuruşa ihya edilmiş, müderris yetiştiren bir medresedir. Burada 26 öğrenci müderrislik eğitimi almıştır. Şu anda burası, Çankırı Belediyesi tarafından sanat ve kültür merkezi olarak kullanılmaktadır. Haftanın salı, çarşamba ve perşembe günleri ney, kaligrafi ve ebru kurslarının verildiği bir yapıdır. Medresenin içerisinde ayrıca bir sadaka taşı bulunmaktadır. Bu taş aslında bir yardımlaşma sistemidir. ‘Alan el, veren eli görmesin’ anlayışıyla tasarlanmıştır. İhtiyaç sahibi kişi yalnızca ihtiyacı kadarını alır, geri kalanını ise başka bir ihtiyaç sahibine bırakır. Günümüzde de bu sadaka taşına para atılmaya devam ediliyor."
Batıkan Yörükoğlu ise uygulamanın sürdürülebilirliğine vurgu yaparak, "Bu geleneği bizler de mümkün mertebe devam ettirmeye gayret gösteriyoruz. Sadaka taşına bırakılan yardımların gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaştığını biliyoruz. Bu yüzden de bu geleneği yaşatmak için büyük bir özen gösteriyoruz" dedi.
Bu örnek, yerel ölçekte tarihle modern yönetim pratiklerinin nasıl iç içe geçtiğini; kayıt, şeffaflık ve mahremiyet ilkelerinin geleneksel yardımlaşma biçimlerini güncel ihtiyaçlara uygun hale getirdiğini gösteriyor. Çivitcioğlu Medresesi'ndeki uygulama, hem kültürel mirasın canlı tutulmasına hem de toplumsal dayanışmanın sürdürülmesine katkı sağlıyor.
ÇANKIRI’DA OSMANLI DÖNEMİNDEN KALAN SADAKA TAŞINA VATANDAŞLAR TARAFINDAN BIRAKILAN PARALAR, İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTIRILIYOR.