Çal'da toprak tarih anlatıyor
Denizli'nin Çal ilçesinde devam eden arkeolojik kazılar, Yukarı Menderes Havzası'nın farklı dönemlere ait yerleşim izlerini gün yüzüne çıkarıyor. Bu yıl temmuz ayında başlayan çalışmalar, Ekşi Höyük ve Aşağıseyit Höyük olmak üzere iki ana alanda yürütülüyor; yaklaşık 20 kişilik ekip sahada görev yapıyor.
Ekşi Höyükte 8 bin 750 yıllık geçmiş:
Ekşi Höyük, Dayılar Mahallesi sınırları içinde yer alan ve yaklaşık 2 hektarlık bir alana yayılan bir yerleşimdir. 2015'ten bu yana sürdürülen kazılarda elde edilen veriler, höyükteki yerleşimin günümüzden yaklaşık 8 bin 750 yıl öncesine uzandığını gösteriyor. Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu çalışmaların Batı Anadolu Neolitik sürecinin anlaşılmasında önemli katkılar verdiğini vurguluyor.
Kazılarda ortaya çıkan mimari kalıntılar ve buluntular, burada yaşayan toplulukların tarım, hayvancılık, avcılık ve balıkçılıkla bir arada sürdürülen geçim pratiklerine işaret ediyor. Prof. Dr. Dedeoğlu, bu verilerin Yukarı Menderes Havzası'nda avcı-toplayıcılıktan yerleşik yaşama geçiş ve bölgedeki ilk çiftçi topluluklarının yaşam biçiminin anlaşılmasına katkı sağladığını belirtiyor.
Höyükte ayrıca Selçuklu dönemine ait bir mezarlık alanı tespit edilmesi, aynı coğrafyada farklı dönemlerin üst üste bindiği çok katmanlı bir arkeolojik yapı olduğuna dikkat çekiyor.
Aşağıseyit Höyükte tunç çağı araştırmaları:
Aşağıseyit Höyükte yürütülen kazılar ise bölgenin Tunç Çağı dönemine ilişkin tabakaları ve mimari kalıntıları mercek altına alıyor. Prof. Dr. Erim Konakçı öncülüğündeki çalışmalar, Aşağıseyit'ten elde edilen bulguların Ekşi Höyükteki Neolitik verilerle birlikte değerlendirilmesinin, bölgenin uzun dönemli yerleşim dinamiklerini aydınlatacağını ifade ediyor.
Her iki höyükte kayıt altına alınan yapı kalıntıları, buluntu dağılımları ve stratigrafik veriler Yukarı Menderes Havzası'nın farklı tarihsel dönemlerde nasıl şekillendiğine dair daha kapsamlı bir çerçeve sunuyor.
Bilim ve toplum buluşması:
Kazı ekipleri elde ettikleri bilgileri yöre halkıyla paylaşmayı da çalışmanın ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Bu kapsamda Dayılar Mahallesi Pazaryeri'nde gerçekleştirilen toplantıda, farklı yaş gruplarından çok sayıda mahalle sakini sunumları izledi ve akademisyenlere sorular yöneltti. Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu buluşmaların amacını şu sözlerle özetledi: "Kazılarda ortaya çıkardığımız bulguları bölgede yaşayan insanlarla paylaşmak bizim için çok önemli. Bu kültürel mirasın korunmasında yöre halkıyla kurulan iletişim büyük değer taşıyor. Çalışmalarımızı ve elde ettiğimiz yeni bilgileri paylaşmaya devam edeceğiz."
Çalışmaların devam etmesiyle, kazılardan elde edilen yeni verilerin bilimsel değerlendirilmesi ve yöreyle paylaşılması sayesinde Yukarı Menderes Havzası'nın tarih öncesi ve tarih dönemleri arasındaki bağların daha net ortaya konması bekleniyor.
DENİZLİ’NİN ÇAL İLÇESİNDE SÜRDÜRÜLEN ARKEOLOJİK KAZILAR, YUKARI MENDERES HAVZASI’NIN BİNLERCE YILLIK GEÇMİŞİNE IŞIK TUTMAYA DEVAM EDİYOR. 20 KİŞİLİK EKİPLE YÜRÜTÜLEN SON ÇALIŞMALAR EKŞİ HÖYÜKTE YAKLAŞIK 8 BİN 750 YIL ÖNCESİNE UZANAN NEOLİTİK ÇAĞ YERLEŞİMİNİN, AŞAĞISEYİT HÖYÜKTE İSE TUNÇ ÇAĞI’NA İLİŞKİN İZLERİN ARAŞTIRILMASI ÇAL’IN TARİH ÖNCESİ DÖNEMLERDEKİ ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYDU.