Burun eğriliği horlama ve uyku apnesinin gizli belirtisi olabilir

Doç. Dr. Ceyhun Aksakal, septum deviasyonu ve burun tıkanıklığının horlama ile uyku apnesi riskini artırdığını ve doğru değerlendirme ile tedavinin önemini vurguladı.

Yayın Tarihi: 08.07.2026 10:09
Güncelleme Tarihi: 08.07.2026 10:09

Burun eğriliği horlama ve uyku apnesinin gizli belirtisi olabilir

Burun eğriliği horlama ve uyku apnesinin gizli belirtisi olabilir

Medical Park Tokat Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Aksakal, burun eğriliğinin (septum deviasyonu) yalnızca nefes alma güçlüğü oluşturmadığını; horlama, ağız açık uyuma ve uyku apnesi gibi uyku sorunlarına zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Burun tıkanıklığı ve kronik horlamanın hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.

Septum deviasyonu ne kadar yaygın?

Septum deviasyonu, burun boşluğunu ayıran kıkırdak ve kemik yapının bir tarafa eğilmesiyle oluşur. Doç. Dr. Aksakal'a göre her 10 kişiden 7'sinde farklı derecelerde burun eğriliği görülebiliyor. Bazı kişiler bu durumu fark etmeyebilirken, diğerlerinde belirgin nefes alma güçlüğü ortaya çıkıyor.

Burun tıkanıklığı nasıl horlama ve uyku apnesine yol açar?

İnsan fizyolojisi burundan nefes almaya göre tasarlanmıştır. Burun tıkandığında kişi ağız açık uyumaya başlar; havanın ağızdan geçmesi küçük dil ve yumuşak damakta titreşime neden olarak horlamayı tetikler. Bu yüzden burun tıkanıklığı horlamanın önemli nedenlerinden biridir.

Ayrıca burun eğriliğine burun eti büyümesi eşlik ediyorsa tıkanıklık artar, gece boyunca ağız açık uyuma ve boğaz dokularında daralma görülebilir. Bu mekanizma, uykuda nefes durmaları yani uyku apnesi riskini artırır.

Horlama ile uyku apnesi aynı şey değil

Doç. Dr. Aksakal, basit horlamanın çevreyi rahatsız eden ritmik bir ses olduğunu; uyku apnesinde ise nefes durmaları ve bunun yol açtığı gündüz uykululuğu, iş performansında düşüş gibi klinik tabloların bulunduğunu hatırlatıyor. Horlamanın düzensiz, çok şiddetli veya nefes durmalarıyla birlikte olması durumunda mutlaka değerlendirme gerekli.

Ağız açık uyumanın sistemik etkileri

Sürekli ağız açık uyuma burun tarafından sağlanan nemlenme ve filtrasyonun kaybına yol açar. Bunun sonucu olarak boğaz kuruluğu, sabah öksürüğü, sık farenjit, diş eti sorunları, ağız kokusu ve diş çürükleri görülebilir. Çocukluk döneminden itibaren devam eden ağız açık uyuma yüz gelişimini de olumsuz etkileyebilir.

Tedavi ve değerlendirme yaklaşımları

Septum ameliyatı (septoplasti) birçok hastada nefes alma kalitesini belirgin şekilde artırır; burun tıkanıklığının giderilmesi horlamanın azalmasına ve uyku kalitesinin iyileşmesine katkı sağlar. Ancak Doç. Dr. Aksakal, horlamanın tek nedeninin burun olmadığını, boğaz yapısı, bademcikler, dil kökü ve çene anatomisinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Septoplasti her durumda uyku apnesini tamamen ortadan kaldırmayabilir. Gerektiğinde endoskopik değerlendirme ve bazı hastalarda uyku endoskopisi ile hava yolunun daralma seviyesinin belirlenmesi öneriliyor. Ayrıca şiddetli horlama, uykuda nefes durması, boğulma hissi ve gündüz aşırı uyku hali yaşayanların polisomnografi (uyku testi) yaptırması önem taşıyor.

Ne zaman uzman görüşü alınmalı?

Burun tıkanıklığı alerji veya enfeksiyon gibi geçici nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi, uzun süren şikâyetlerde septum deviasyonu, burun eti büyümesi veya polip gibi nedenler araştırılmalıdır. Doç. Dr. Aksakal, erken değerlendirme ve uygun tedavi ile hem horlama ve uyku kalitesinin iyileştirilebileceğini hem de uyku apnesine bağlı ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini vurguluyor.

ULAK BURUN BOĞAZ UZMANI DOÇ. DR. CEYHUN AKSAKAL

ULAK BURUN BOĞAZ UZMANI DOÇ. DR. CEYHUN AKSAKAL

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.