Bursa'nın deprem gerçekliği ve talep edilen dönüşüm:
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıldönümünde Bursa’nın deprem riskine dikkat çekti ve kent genelinde acil bir eylem planı çağrısı yaptı. Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, deprem sonrası müdahalenin değil; deprem olmadan önce riskleri ortadan kaldıran bir kent yönetimi anlayışına geçilmesi gerektiğini vurguladı. Erdem, bu yaklaşımın ilk adımının Bursa’nın bütüncül yapı stoğu envanterinin çıkarılması olduğunu belirtti.
Türkiye, 1999’dan bu yana çok sayıda yıkıcı deprem yaşadı; 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri ve son yıllarda Marmara Denizi ile Batı Anadolu’daki sarsıntılar, deprem gerçeğinin sürekli gündemde tutulması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Erdem, artık bilgi eksikliğinin değil, bildiklerimizi uygulamaya geçirmekteki gecikmenin sorun olduğuna dikkat çekti: "Depremi engelleyemeyiz ancak depremin afete dönüşmesini engelleyebiliriz."
Neden şimdi yapı stoğu envanteri:
Erdem, yapılan düzenlemelere rağmen mevcut yapı stokunun hâlâ önümüzde en büyük risk olduğunu söyledi. Son yıllarda Balıkesir Sındırgı’da (10 Ağustos 2025) meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem ve AFAD raporları örnek gösterilerek, orta büyüklükte depremlerin bile yapı kalitesi düşük olduğunda ağır hasara yol açabildiği hatırlatıldı. AFAD raporunda, 729 binada 1.036 bağımsız birimin ağır hasarlı veya yıkık sınıflandırıldığı; hasarlarda düz donatı, yetersiz etriye, donatı ankrajındaki eksiklikler, zayıf kolon-kiriş birleşimleri ve donatı korozyonunun etkili olduğu vurgulandı.
Bu tablonun Bursa özelinde de çok ciddi sonuçları olabileceğine dikkat çeken Erdem, kentin 2025 nüfus verileri ışığında risk yönetiminin tahminlere dayandırılamayacağını; hangi binanın hangi yaşta olduğu, hangi yapı sistemine sahip olduğu, zemin şartları ve geçmiş müdahaleler gibi verilerin somut şekilde tespit edilmesi gerektiğini ifade etti. TÜİK verilerine göre Bursa’nın nüfusu 2025’te 3.263.011’e ulaşırken, kent önemli bir göç alma merkezi olmaya da devam ediyor. Bu dinamik yapı; yapı güvenliği ve kentsel dönüşümün önemini artırıyor.
Kentsel dönüşümde yöntem ve öncelikler:
İMO Bursa Şubesi’nin önerisi, kentsel dönüşümün parsel bazlı rant arayışlarıyla değil, mahalle ölçeğinde ve bütüncül planlama ile yürütülmesi yönünde. Erdem, önceliğin göçme riski taşıyan binalara verilmesi gerektiğini belirterek saha çalışmalarıyla inşaat mühendislerinin yetkinliğinde bina bina dayanıklılık analizlerinin yapılmasını istedi. Riskli yapıların devlet desteğiyle güçlendirilmesi veya yerinde dönüşümle dirençli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu envanterin yalnızca bina yaşı verisine dayanmaması; yapı sistemi, zemin şartları, taşıyıcı sistem özellikleri, yapı denetim geçmişi, kullanım amacı ve mevcut fiziksel durum gibi kriterlere göre hazırlanması gerektiği vurgulandı. Elde edilecek veriler, Bursa için ortak kriterleri içeren bir Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesinin temelini oluşturacak şekilde kullanılmalı.
Erdem, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü Dijital Deprem Risk Haritalanması projesinin önemli olduğunu ancak kent genelinde ortak veri altyapısı oluşturulmadan ve elde edilen veriler kentsel dönüşüm kararlarının temelini oluşturmadan yeterli etkinlik sağlanamayacağını belirtti.
"Depreme dirençli kent yalnızca dayanıklı binalardan oluşmaz" diyen Erdem, ulaşım aksları, açık toplanma alanları, altyapı, itfaiye ve sağlık hizmetleri ile enerji ve iletişim hatlarının afet sonrasında çalışır durumda olması gerektiğini; bu nedenle kentsel dönüşümün sadece bina yenileme olarak görülmemesi gerektiğini anlattı.
Ayrıca dönüşüm süreçlerinin kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve vatandaşların katılımıyla şeffaf yürütülmesi; dönüşümün yalnızca ekonomik değer artışı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.
Denetim, muayene ve yetkin mühendislik talepleri:
İMO Bursa Şubesi, yapı denetim sisteminin bağımsızlığının ve etkinliğinin artırılması gerektiğini söyledi. Erdem, elektronik görevlendirme sisteminin önemli bir adım olduğunu ancak şantiyelerde görev yapan mühendislerin tehdit ve şiddete maruz kalmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Yapı denetim mühendislerinin güvenliğinin kamu güvencesi altına alınması gerektiğini belirtti.
Şube ayrıca her binanın kullanım sürecinde düzenli olarak denetlenmesini sağlayacak bir Bina Muayene Sistemi öneriyor. Erdem, binaların taşıyıcı sistemlerine yapılan bilinçsiz müdahalelerin zaman içinde risk oluşturduğunu hatırlatarak her yapının örneğin 5 yılda bir muayeneden geçirilmesini önerdi. Bu sistemin mühendislerin hukuki sorumluluklarının adil belirlenmesi açısından da önemli olduğu kaydedildi.
Yetkin mühendislik sistemi çağrısı da yineleyen İMO Bursa Şubesi, dört yıllık lisans diploması sahibi her mühendisin sınavsız ve deneyimsiz sınırsız sorumluluk üstlenmesinin doğru olmadığını söyledi. Erdem, mesleki deneyim, uzmanlık, sürekli eğitim ve belgelendirme esaslarına dayalı bir yetkinlik sisteminin hayata geçirilmesini; 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun’un günümüz koşullarına göre yeniden değerlendirilmesini önerdi.
Bu yaklaşımın amacı, yapı güvenliğini ve kamu yararını merkeze alan, sorumlulukları uzmanlık ve deneyimle ilişkilendiren çağdaş bir meslek düzenlemesi oluşturmak olarak tanımlandı.
Vatandaşa öneriler ve toplumsal farkındalık:
Erdem, deprem hazırlığının yalnızca kamu kurumlarının değil vatandaşların da sorumluluğu olduğunu belirterek "Deprem olduktan sonra değil, deprem olmadan önce inşaat mühendisiyle tanışın" çağrısında bulundu. Vatandaşların oturdukları binaların durumunu sorgulaması, taşıyıcı sistemlere yapılan müdahalelerin farkında olması ve risk gördüklerinde yetkin mühendislerden destek alması gerektiğini söyledi.
İMO Bursa Şubesi, 17 Ağustos’un 27’nci yılında hem 1999 hem 2023 depremlerinde hayatını kaybedenleri andı hem de deprem riskinin azaltılması için şu başlıkları öncelikli olarak hayata geçirme çağrısını yineledi: tüm Bursa’yı kapsayan yapı stoğu envanteri, bilimsel veriye dayalı kentsel dönüşüm stratejisi, mahalle ölçeğinde dönüşüm, bağımsız ve etkin yapı denetimi, periyodik bina muayenesi, şantiye güvenliği ve yetkin mühendislik sistemi.
Toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla İMO Bursa Gençlik Komisyonu 16 Ağustos’ta Mudanya Mütareke Evi Müzesi önünde Deprem Farkındalık Standı kurdu. Mudanya Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen etkinlikte genç mühendisler vatandaşlara yapı güvenliği ve deprem hazırlığı konusunda bilgi verdi. Erdem ve yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı stantta Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ziyaret edildi ve yerel halkın yoğun ilgisi gözlendi.
İMO Bursa Şubesi’nin mesajı nettir: depremi beklemek yerine riski yönetmek, yapıların güvenliğini bugünden sağlamak ve Bursa’yı dirençli bir kent haline getirmek için artık tek bir gün bile kaybedilmemelidir.
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI (İMO) BURSA ŞUBESİ, 17 AĞUSTOS 1999 MARMARA DEPREMİ’NİN 27’NCİ YIL DÖNÜMÜNDE BURSA’NIN DEPREM RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ. İMO BURSA ŞUBESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI SERDAR ATİLLA ERDEM, "DEPREM OLDUKTAN SONRA MÜDAHALE EDEN DEĞİL, DEPREM OLMADAN ÖNCE RİSKLERİ ORTADAN KALDIRAN BİR KENT YÖNETİMİ ANLAYIŞINA GEÇMEK ZORUNDAYIZ. BUNUN İLK ADIMI BURSA’NIN BÜTÜNCÜL YAPI STOĞU ENVANTERİNİN ÇIKARILMASIDIR" DEDİ.