Böbrekleriniz size küsmeden, siz tuza veda edin
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Orçun Ural, 11 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında yaptığı açıklamada sofralardaki ve paketli gıdalardaki tuz tüketimine ilişkin uyarılarda bulundu. Dr. Ural, tuzun damak tadını şekillendiren bir ödül mekanizmasıyla beynimizde dopamin salınımını tetiklediğini ve zamanla daha fazla tuz talebine yol açtığını vurguladı.
Neden tuzu azaltmalıyız?
Dr. Ural, vücudun günlük sodyum ihtiyacının 1 gramın altında olduğunu belirterek, geri kalan tüketimin büyük oranda damak alışkanlıklarından kaynaklandığını söyledi. Ayrıca stresin kortizol aracılığıyla tuzlu gıdalara yönlendirdiğini, bunun geçici bir rahatlama sağladığını ancak uzun vadede zararlı olduğunu ifade etti.
Böbreklerde sessiz ve derin hasar: Glomerüler Hiperfiltrasyon
Uzman, böbreklerin kanımızdaki tuzu dengelemek için gösterdiği çabanın zamanla Glomerüler Hiperfiltrasyon adı verilen sürece yol açtığını, bunun nefronları yorduğunu ve zamanla filtre yapılarının sertleşmesine neden olduğunu anlattı. Dr. Ural, böbreklerin genellikle belirti vermeden hasarı tolere ettiğini, belirtiler ortaya çıktığında ise genellikle geri dönüşün zorlaştığını söyledi.
Tuz sadece tansiyon hastaları için risk değil
Dr. Ural, tuzun yalnızca yüksek tansiyon hastalarını ilgilendiren bir risk olmadığını; normal kan basıncına sahip bireylerde de aşırı tuzun doğrudan böbrek dokusuna zarar verebileceğini belirtti. Tuzun damar sağlığından bağımsız olarak böbrek hücrelerini etkileyerek kronik hastalıkların temellerini atabileceğini vurguladı.
Pratik öneriler: Raflarda mücadele başlıyor
Masadaki tuzluğu kaldırmanın tek başına yeterli olmadığını söyleyen Dr. Ural, asıl mücadelenin market raflarında başladığını ve paketli gıdalardan ekmeğe kadar birçok üründe gizli sodyum bulunduğunu aktardı. Çözüm olarak etiket okumayı alışkanlık haline getirmeyi, tuzu kademeli azaltmayı ve yerine taze baharatlar, limon ve doğal aromalar eklemeyi önerdi.
Dr. Ural, damak tadını yeniden eğitmenin kritik süresinin 21 gün olduğunu belirterek, üç haftalık kademeli azaltma sonrası tat reseptörlerinin yenileneceğini ve yiyeceklerin gerçek tadının daha iyi alınacağını ifade etti.
Geleceğinizi 'salamura' etmeyin. Bugün o tabağa eklemediğiniz bir tutam tuz, yarın size sağlıklı bir ömür olarak geri dönecek.
İZMİR TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ NEFROLOJİ UZMANI DOKTOR ORÇUN URAL