BM 'snapback' mekanizması devreye girdi; İran'a yönelik BM yaptırımları yeniden yürürlükte
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2231 sayılı kararı kapsamında yer alan 'snapback' mekanizması, taraflar arasında son dakika bir uzlaşma sağlanamaması üzerine gece yarısı işletildi. İngiltere, Fransa ve Almanya'nın (E3) 28 Ağustos'ta tetiklediği süreç, takip eden 30 günlük periyodun sona ermesiyle yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesiyle sonuçlandı.
Süreç ve BMGK oylamaları
BMGK'de Güney Kore başkanlığında sunulan ve yaptırımların hafifletilmesini öngören tasarı, 19 Eylül'de 4 lehte, 9 aleyhte ve 2 çekimser oyla reddedildi. Benzer şekilde Çin ve Rusya'nın 26 Eylül'de sunduğu, yaptırımların 6 ay ertelenmesini isteyen tasarı da aynı oy dağılımıyla kabul edilmedi.
Avrupalı tarafların ve ABD'nin çağrıları
E3 dışişleri bakanları ortak açıklamada, İran'ın nükleer silaha sahip olmamasını hedefleyen yeni bir diplomatik çözüm arayışlarının sürdürüleceğini vurguladı ve Tahran'a 'herhangi bir durumu tırmandırıcı eylemden kaçınması' çağrısında bulundu. Öte yandan metinde geçen ifadelere göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Tahran'ı doğrudan görüşmeleri kabul etmeye çağırdı ve BM üyesi ülkeleri yaptırımları derhal uygulamaya çağırdı.
Geri dönen yaptırımların kapsamı
Snapback mekanizmasının işletilmesiyle, 2006-2010 döneminde İran'a karşı çıkarılan 1696, 1737, 1747, 1803, 1835 ve 1929 sayılı BMGK kararları yeniden geçerli hale geldi. Bu kararlar kapsamında öne çıkan maddeler şunlar:
Silah ambargosu: 2020'de süresi dolan konvansiyonel silah ambargosu yeniden yürürlüğe giriyor.
Nükleer ve füze kısıtlamaları: Uranyum zenginleştirme, ağır su ve yeniden işleme faaliyetleriyle ilgili kısıtlamalar; nükleer başlık taşıyabilecek balistik füze geliştirme ve fırlatma yasakları uygulanıyor.
Mali ve seyahat yasakları: Yüzlerce kişi ve kuruluşa yönelik varlık dondurma ve seyahat kısıtlamaları geri geliyor.
Deniz ticareti denetimi: 1929 sayılı karar uyarınca BM üyesi ülkelere İran'a ve İran'dan yapılan sevkiyatları denetleme ve el koyma yetkisi veriliyor, bu durum İran gemilerine müdahaleyi mümkün kılıyor.
Ekonomik etkiler ve iç siyasi yankılar
Yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesi sonrası İran piyasalarında keskin hareketler gözlendi. İran tümeni rekor düşük seviyelere gerilerken döviz ve altın kurlarında belirgin yükseliş görüldü. Serbest piyasada doların satış kuru, haberin aktarıldığı gün itibarıyla kaynakların verdiği rakamlarla 110 bin tümen seviyelerine ulaştı.
Meclis, yaptırımların devreye girmesiyle sabah kapalı oturum düzenleyerek vatandaşların geçim zorluklarını ele aldı. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, oturumda 'önemli kararlar alındığını' bildirdi. Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise uygulanacak yaptırımların zararının abartıldığını savundu ve ekonomik alanda 'bir miktar zarar' olabileceğini ifade etti.
İran'ın tepkisi ve muhtemel adımlar
İran Dışişleri Bakanlığı yaptırımları 'hukuksuz, temelsiz ve provokatif' olarak nitelendirdi. Tahran yönetimi, 9 Eylül'de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile imzalanan işbirliği anlaşmasının geçersiz hale geldiğini belirtiyor.
İran Meclisi, BM yaptırımlarının geri getirilmesi halinde ülkenin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) çekilmesine ilişkin bir karar hazırlığı içinde olduğunu duyurdu. Meclis Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi İsmail Kevseri, konunun mecliste görüşülerek karara bağlanacağını ve önemli ölçüde sonuca varıldığını bildirdi. Kevseri ayrıca nükleer bomba üretilmesini öneren bir kararın da daha sonra inceleneceğini söyledi. Buna karşılık, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve hükümet yetkilileri NPT'den çekilme teklifine sıcak bakmadıklarını birçok kez ifade etti.
Tarafların pozisyonları ve diplomasiye ilişkin değerlendirme
E3 ülkeleri snapback’i 'son çare' olarak tanımlayarak İran'ı 2015 anlaşmasını 'neredeyse tamamen' ihlal etmekle suçladı ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stoklarını 'sivil gerekçe olmadan' bulundurmakla eleştirdi. Buna rağmen Avrupalı taraflar diplomasinin sonunun gelmediğini belirterek Tahran'ı müzakerelere davet ediyor.
Tahran ise Avrupa'nın mekanizmayı işletme konusunda hukuki dayanağının olmadığını ileri sürüyor; Avrupa'nın 2018'de ABD'nin çekilmesinin ardından anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu nedenle 'katılımcı' statüsünü kaybettiğini savunuyor. İran Meclis Başkanı Kalibaf, snapback mekanizmasını 'hukuka aykırı' kabul ettiklerini ve karara göre hareket eden ülkelere 'karşılıklı tepki' verileceğini belirtti.
Sonuç olarak, snapback mekanizmasının işletilmesiyle birlikte 2015 Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) kapsamında kaldırılan BM yaptırımları otomatik olarak geri geldi; bu durum ABD ve Avrupa'nın daha önce uyguladığı tek taraflı yaptırımların BM üyesi tüm ülkeleri bağlayan uluslararası yaptırımlara dönüşmesine yol açtı. E3'ün diplomasi çağrıları sürerken Tahran hukuki ve siyasi itirazlarını yineliyor, ilerleyen süreçte hem BMGK dinamikleri hem de İran'ın iç politik kararları belirleyici olacak.