BM: Nijerya'da Boko Haram'ın 2014'te kaçırdığı Chibok kızlarından 91'i hâlâ kayıp
Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi (CEDAW), Aralık 2023'te Nijerya'ya gerçekleştirdiği iki haftalık ziyaretin ardından yayımladığı raporda, Borno eyaletindeki Chibok kasabasında 2014'te Boko Haram tarafından okul baskınında rehin alınan kız öğrencilerin akıbetine ilişkin güncel durumu açıkladı.
Raporun bulguları
Raporda, 2014'te Chibok'ta kaçırılan toplam 276 kız öğrenciden 91'inin halen kayıp olduğu belirtildi. Komite raporuna göre, şu ana kadar 82 öğrenci kendi imkânlarıyla kaçmayı başarmış, 103 öğrenci ise 2016-2017 yıllarında gerçekleştirilen esir takaslarıyla serbest bırakılmıştır.
Raporda ayrıca kayıp öğrencilerin akıbetinin belirsizliğini koruduğu ve Nijerya hükümetinin militanlarla yürüttüğü müzakereleri sonlandırdığı vurgulanıyor. Bu durum, ailelerin ve uluslararası toplumun endişelerini artırıyor.
Olayın geçmişi
Olay, 14 Nisan 2014 tarihinde Borno eyaletindeki Chibok kentindeki yatılı okula düzenlenen bir baskınla başlamış; o tarihte 276 kız öğrenci kaçırılmıştı. Olayın ilk günlerine ilişkin kayıtlarda, öğrencilerin 57'sinin kısa süre sonra örgüt üyelerinin elinden kaçmayı başardığı; güvenlik güçlerinin örgüte karşı düzenlediği operasyonlarda ise 107 öğrencinin kurtarıldığı bildirildi.
Boko Haram'ın 2009'dan bu yana gerçekleştirdiği kitlesel şiddet eylemlerinde on binlerce kişinin yaşamını yitirdiği ve örgütün 2015'ten bu yana Kamerun, Çad ve Nijer gibi sınır komşularında da saldırılar düzenlediği raporda hatırlatıldı.
Komitenin tepkisi ve çağrılar
Komite Başkanı Nahla Haidar, Chibok olayını "uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken ilk büyük vaka" olarak nitelendirirken, Nijerya'nın kuzeyindeki okullardan sonrasında da en az 1400 öğrencinin kaçırıldığına dikkat çekti. Haidar, Nijerya hükümetine kayıp öğrencilerin kurtarılması için acil adımlar atma ve kadın ile kız çocuklarını korumak amacıyla polis ve güvenlik güçlerini güçlendirme çağrısı yaptı.
CEDAW raporu, kayıp öğrencilere ilişkin belirsizliklerin giderilmesi ve mağdurlar ile ailelerine yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine vurgu yapıyor.