Olayın keşfi ve ilk soruşturma:
29 Temmuz 2014 tarihinde Diyarbakır'ın Bismil ilçesi Tatlıçayır Mahallesi Demirhan mezrası sınırları içinde, Pamukçayı mevkiinde su seviyesinin çekildiği dere yatağı ve çevresinde vatandaşlar tarafından kafatası, çeşitli kemik parçaları ve muhtelif kıyafetler bulunduğuna dair ihbar yapıldı. Bölgedeki incelemelerde insana ait olduğu değerlendirilen kemik ve giysiler tespit edilerek Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014/1567 sayılı dosya ile soruşturma başlatıldı.
Olay yerinden elde edilen materyallerin İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndaki incelemelerinde, kemik parçalarının 17-23 yaş aralığında kadın bir şahsa ait olduğu belirlendi. Kimlik ve şüpheli tespit edilemediği için 13 Şubat 2015 tarihinde daimi arama kararı verildi.
Faili meçhul birimin devreye girmesi ve yeniden inceleme:
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın 24 Nisan 2026'da kurulmasının ardından, kamu vicdanını ilgilendiren faili meçhul dosyalar yeniden değerlendirildi. Bu çerçevede Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen incelemede, kaybolma tarihi dikkate alınarak 19-23 yaş arasındaki 144 kayıp kadın dosyası ve ailelerle mülakatlar gerçekleştirildi.
Mülakatlar ve karşılaştırmalar sonucunda Şağı Kalkan ve Naif Kalkan isimli kişilerin kızları Dilek Kalkan'ın Mayıs 2013'te kaybolduğu, kaybolduğu tarihteki kıyafetlerin olay yerinde bulunan giysilerle benzerlik gösterdiği değerlendirildi. Yapılan DNA incelemesi sonucu, kimliği belirsiz maktulün Dilek Kalkan olduğu ve annesi Şağı Kalkan ile %99,99 oranında uyumlu olduğu tespit edildi.
Soruşturmanın teknik boyutu ve saha çalışmaları:
Soruşturma kapsamında Dilek Kalkan'ın geçmiş dönem yaşamı, sosyal çevresi ve iletişim kayıtlarına yönelik araştırmalar yapıldı. Kayıtlarda şahsın kullanmış olabileceği iki GSM hattı tespit edildi ve bu hatların HTS kayıtları BTK'dan temin edildi. HTS incelemeleriyle Dilek Kalkan'ın Cuma K., Serdal K., Emrah K., Hamdiye A. ve Muhyettin B. ile yoğun iletişim içinde olduğu belirlendi.
İncelemeler sadece HTS ile sınırlı kalmayıp; I2 analizleri, daraltılmış BAZ çalışmaları, adli tıp raporları, hastane muayene kayıtları, ilaç bilgileri, tanık ve bilgi sahibi ifadeleri ile saha araştırmaları gibi çok yönlü delil toplama yöntemleri bir bütün halinde değerlendirildi.
Dosya birleşmesi ve operasyon:
Dilek Kalkan hakkında ailesi tarafından 2013 yılında yapılan kayıp müracaatı üzerine Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2013/2331 soruşturma dosyasında, şüpheliler hakkında yeterli delil bulunamaması nedeniyle 22 Ekim 2014 tarihinde Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişti. Maktulün kimliğinin tespit edilmesi üzerine bu karar, Sulh Ceza Hakimliği tarafından 4 Haziran 2026'da kaldırıldı ve dosya 2014/1567 soruşturma dosyasıyla birleştirildi.
Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular; Cuma K., Serdal K., Emrah K., Muhyettin B., Hatice K., Hamdiye A. ve Figen B. isimli şahısların olayla bağlantıları olabileceğine işaret etti. Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ve Diyarbakır JASAT ekiplerinin yürüttüğü operasyonla, 11 Eylül 2026 tarihinde hedeflenen 7 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi; operasyon sonucunda 6 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam ediyor.
Yetkililer, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması ve varsa başka şüphelilerin tespit edilmesi için delillerin bütüncül olarak değerlendirilmeye devam edildiğini bildiriyor.
13 yıl önce kayıp ihbarı verilmişti: Dilek Kalkan olayında 6 kişi gözaltına alındı