Bilişim Çağında Dezenformasyon etkinliği: Dijital okuryazarlık öne çıktı
İstanbul Beykent Üniversitesi ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen "Bilişim Çağında Dezenformasyon" etkinliğinde, dezenformasyonla mücadele ve dijital medya okuryazarlığının önemi gündeme getirildi. Etkinlik, İstanbul Beykent Üniversitesi Öğrenci Merkezi Dezenformasyonla Mücadele Kulübü tarafından organize edildi ve İstanbul Beykent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Kırdar ile köşe yazarı Murat Özerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Dijital iletişimde doğru bilgi iletmenin önemi
Prof. Dr. Yalçın Kırdar, iletişimin önemine dikkat çekerek, iletişim çağında doğru bilgiyi iletebilmenin kritik olduğunu belirtti. Kırdar, dijitalleşme ve globalleşme gibi süreçlerin dezenformasyon, manipülasyon ve algı yönetimi risklerini artırdığını; bu olguların hem makro düzeyde (savaş ve uluslararası ilişkiler) hem de mikro düzeyde (işletme ve kurumlar) sorunlara yol açabildiğini vurguladı. Öğrencilerin bu konularda bilinçlendirilmesinin ve dijital medya yazarlığı becerilerinin geliştirilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
"Yapay zekaya ayak uydurmak gerekiyor"
Prof. Dr. Kırdar, teknoloji çağında yapay zekaya uyum sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Dünya standartları doğrultusunda hareket ederken etik, ahlaki ve kültürel değerlerin gözetilmesi gerektiğini söyledi. Kırdar, kriz yönetiminde doğruyu anlatma, mağduru koruma ve kamu ile yükseköğretim kurumlarının etik sorumluluklarını yerine getirme çabalarını ön plana aldı. Ayrıca kötü amaçlı aktörlerin, bazı kuruluşların ve terör örgütlerinin dezenformasyonu araçsallaştırabildiğine dikkat çekti ve bilim iletişimi kapsamında toplum, öğrenciler ve kurumların bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bilgi araçsallaşıyor: Öğrencilerin rolü ve DMM
Dezenformasyonla Mücadele Kulübü Danışmanı Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, çağın hızlı bilgi akışı getirdiğini ancak bununla birlikte bilginin araçsallaştığını ve doğruya ulaşmanın zorlaştığını söyledi. Aker, öğrencilerin aynı zamanda dijital aktörler olduklarını; doğru bilgiye erişmeyi ve bilgi üretmeyi öğrenmelerinin önemine dikkat çekti. Dijital okuryazarlık ve dijital medya okuryazarlığının yaygınlaştırılmasının, gençler ve yetişkinler için proaktif önlemler alınmasına imkan sağlayacağını belirtti.
Doç. Dr. Aker ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının yürüttüğü çalışmalara destek verdiklerini ve Dezenformasyona Mücadele Merkezi (DMM) gibi girişimlerin bu alanda rol oynayacağını ifade etti. Etkinlik, öğrenciler, akademisyenler ve kurum temsilcileri arasında dezenformasyonla mücadele stratejilerinin tartışıldığı bir platform sundu.
Sonuç olarak, etkinlik dijital çağda bilgi doğruluğunu sağlamaya yönelik eğitim, etik değerlendirme ve teknolojik adaptasyonun birlikte yürütülmesinin gerekliliğini vurguladı ve öğrenci odaklı farkındalık çalışmaları ile kurumsal işbirliklerinin önemini ortaya koydu.
"Bilişim Çağında Dezenformasyon" konusu ele alındı