Beyazıt’ta İlk Kez: 'Sancak Mushafları' Sergisi — Osmanlı Ordusunun 45 Minyatür Eseri

Türkiye Yazma Eserler Kurumu'nun hazırladığı 'Sancak Mushafları' sergisi, Beyazıt'ta 45 minyatür mushafı bir araya getiriyor; en eskisi 20 Aralık 1347, en küçüğü 2,7 cm.

Yayın Tarihi: 09.06.2026 09:46
Güncelleme Tarihi: 09.06.2026 09:51

Beyazıt’ta İlk Kez: 'Sancak Mushafları' Sergisi — Osmanlı Ordusunun 45 Minyatür Eseri

Beyazıt’ta İlk Kez Bir Araya Gelen "Sancak Mushafları" Sergisi

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sancak Mushafları" sergisi, İstanbul'daki Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi'nde ziyaretçilere açıldı. Osmanlı Cihan Devleti döneminde sancak alemlerinde, gemi direklerinde ve askerlerin üzerinde taşınan mushafların dikkat çeken örnekleri bu sergide ilk kez kapsamlı biçimde bir araya getirildi.

Serginin kapsamı ve öne çıkan parçalar

Sergide kurum koleksiyonlarından seçilen 45 sancak mushafı yer alıyor. Minyatür boyutlarıyla öne çıkan eserler arasında, en küçüğü 2,7 santimetre ve 9,3 gram ağırlığında bir mushaf bulunuyor. Sergideki en eski eserin taşıdığı tarih ise 20 Aralık 1347 olarak kaydedildi. Rulo, dörtgen, altıgen ve kare gibi farklı formlarda sunulan eserler, özel kağıt ve özel mürekkep kullanılarak hazırlanmış muhafazalarla birlikte sergileniyor.

Kösem Sultan koleksiyonuna ait parça ve malzemeler

Sergide dikkat çeken eserlerden biri, gümüş tabaka üzerine işlenmiş ve Fatiha ile Yasin surelerini içeren sancak mushafı. Bu parça, 1. Ahmed’in eşi ve 4. Murad’ın annesi olan Kösem Sultan koleksiyonundan geldiği değerlendirilen bir eser olarak tanımlandı. Eserlerin muhafazalarında altın, gümüş, bakır, pirinç, deri ve kadife gibi farklı malzemeler kullanılmıştır.

Kullanım biçimi ve kültürel bağlam

Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi Bölge Müdürü Salih Şahin açıklamalarına göre, sancak mushafları Osmanlıların hem kara hem de deniz kuvvetlerinde ordunun korunması amacıyla kullanıldı. Mushaflar sancak aleminin içine yerleştirilir, gemilerde en yüksek sancak direğinin içine konur veya askerler tarafından boyunlarına koruyucu olarak takılırdı. Bu uygulama, Kur’an-ı Kerim’de yer alan koruyucu ayetler (örneğin Fatiha, Ayetel Kürsi) dikkate alınarak toplum ve ordu içinde yaygınlık kazanmıştır. Sergide sunulan parçalar, bu kültürel geleneğin maddi izlerini günümüze taşıyor.

Hattatlık, yazım tekniği ve üretim süreci

Sergideki mushafların büyük çoğunluğu gubari hat denilen, mercek yardımıyla okunabilecek kadar küçük bir hat tekniğiyle yazılmıştır. Bu eserleri genellikle 12-18 yaş arasındaki genç hattatlar kaleme almış; yazımda cava hat kalemi veya kirpi dikenleri gibi özgün araçlar kullanılmıştır. Bu küçük boyutlu nüshalar, hem Osmanlı hem de önceki İslam devletlerinin yazınsal ve sanatkârî geleneğini yansıtır.

Ziyaret ve önem

Sergi, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenmiş olup, kurum koleksiyonları arasından seçilen örneklerle Türkiye'de ve dünyada ilk kapsamlı sergi olma niteliğini taşıyor. Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi'nde her gün 08.30-22.00 saatleri arasında gezilebilen sergi, haziran ayı sonuna kadar ziyaretçilere açık olacak.

Osmanlı Cihan Devleti ordusunun manevi mirası "Sancak Mushafları" ilk kez sergileniyor

Osmanlı Cihan Devleti ordusunun manevi mirası "Sancak Mushafları" ilk kez sergileniyor

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.