Beslenme sırasında yorulma ve terleme: yenidoğanda kalp hastalıklarına dikkat

Emme sırasında yorulma, beslenmede aşırı terleme, hızlı nefes alma, morarma veya kilo alamama yenidoğanlarda kalp hastalığı belirtisi olabilir.

Yayın Tarihi: 13.08.2026 09:44
Güncelleme Tarihi: 13.08.2026 09:44

Beslenme sırasında yorulma ve terleme: yenidoğanda kalp hastalıklarına dikkat

Doğuştan kalp hastalıklarında erken tanının önemi:

VM Medical Park Ankara Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, çocuklarda doğuştan kalp hastalıklarının erken dönemde fark edilmesinin tedavi ve takibin planlanmasında belirleyici olduğunu vurguluyor. Ebeveynlerin bazı belirtileri göz ardı etmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, bu bulguların yalnızca beslenme sorununa bağlanmaması gerektiğini söylüyor.

Yenidoğanlarda dikkat edilmesi gereken belirtiler:

Yenidoğanlarda özellikle emme sırasında çabuk yorulma, beslenirken aşırı terleme, hızlı veya zor nefes alma, dudak ve tırnaklarda morarma ile yeterli kilo alamama uyarıcı işaretler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Yılmaz, bazı kalp hastalıklarında kalbin iş yükünün artmasının bebeğin beslenmesini ve büyümesini olumsuz etkilediğini, bu nedenle ilk aylardaki beklenen kilo artışının sağlanamamasının yalnızca beslenme kaynaklı bir sorun olarak değerlendirilmeyip gerektiğinde kardiyolojik araştırma yapılması gerektiğini kaydediyor.

Büyük çocuklarda belirtiler farklı olabilir:

Daha büyük çocuklarda kalp hastalıkları farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Yaşıtlarına göre belirgin çabuk yorulma, koşarken nefes nefese kalma, egzersiz sırasında göğüs ağrısı, çarpıntı veya bayılma gibi yakınmalar önemsenmeli. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları veya muayenede duyulan kalp üfürümü de değerlendirme gerektirebilir. Bu bulgular tek başına kesin tanı anlamına gelmese de erken değerlendirme zamanında tespit açısından kritik öneme sahip.

Fetal ekokardiyografi ve gebelikte değerlendirme:

Gelişen ultrason teknolojileri sayesinde bazı doğuştan kalp hastalıkları fetal ekokardiyografi ile anne karnında incelenebiliyor. Bu yöntemle bebeğin kalp odacıkları, kapakları, büyük damarları, kan dolaşımı, kalp ritmi ve pompalama fonksiyonu ayrıntılı olarak değerlendirilebiliyor; böylece doğum sonrası süreç ve gerektiğinde cerrahi planlaması önceden yapılabiliyor.

Her gebelikte fetal ekokardiyografinin rutin olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, incelemenin özellikle anne adayında diyabet, ailede doğuştan kalp hastalığı öyküsü, gebelik ultrasonunda kalple ilgili şüpheli bulgu, bebekte ritim bozukluğu, kromozom anomalisi şüphesi veya diğer organ anomalileri söz konusuysa önerildiğini belirtiyor. Ayrıca fetal ekokardiyografide saptanan her bulgunun mutlaka ciddi bir hastalık olduğu anlamına gelmediği, gebelik ilerledikçe veya belirli aralıklarla yeniden değerlendirme yapılabileceği ifade ediliyor.

Aile öyküsü ve takip önerileri:

Prof. Dr. Yılmaz aile öyküsünün değerlendirmede önemine dikkat çekiyor; ailede doğuştan kalp hastalığı, genç yaşta ani kardiyak ölüm, kalp kası hastalığı veya ritim bozukluğu öyküsü varsa bunun hekime bildirilmesi gerektiğini söylüyor. Gerekli görüldüğünde EKG, ekokardiyografi veya ritim incelemeleriyle çocuğun kalp sağlığı ayrıntılı olarak değerlendirilebiliyor.

Sonuç olarak ailelere düzenli çocuk sağlık kontrollerini aksatmama çağrısı yapan Prof. Dr. Yılmaz, belirtilerin ihmal edilmemesini ve hekimin önerdiği ayrıntılı ultrason ve gerektiğinde fetal ekokardiyografi kontrollerinin yapılmasını öneriyor. Erken tanı ve doğru takip sayesinde doğuştan kalp hastalığı bulunan pek çok çocuğun sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebildiği vurgulanıyor.

VM MEDİCAL PARK ANKARA HASTANESİ ÇOCUK KARDİYOLOJİSİ UZMANI PROF. DR. OSMAN YILMAZ

VM MEDİCAL PARK ANKARA HASTANESİ ÇOCUK KARDİYOLOJİSİ UZMANI PROF. DR. OSMAN YILMAZ

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.