Modelin tarihi kökeni
Belçika’da sokak hayvanlarının hemen hemen tamamen ortadan kalkmasının temeli, uzun yıllara yayılan bir hayvan koruma geleneği ve toplumsal duyarlılıkla atıldı. Lige kentinde 1888’de başlayan yerel girişimler, kamusal alanda hayvanların korunmasını amaçlayan pratik uygulamalarla başladı. Madame Montéfiore Bisschoffsheim ve Hortense Montéfiore tarafından yaptırılan çok katmanlı suluklar, atlar, köpekler ve kuşlar için ayrılmış bölümleriyle dönemin hayvan refahını gündeme taşıdı.
Bu yerel hareket, 1893’te Lige’de kurulan Société Protectrice des Animaux adlı dernekle örgütlendi. 1923’te resmî bir hayvan koruma vakfına dönüşen kurum, zaman içinde rolünü genişleterek bugün Kraliyet Hayvanları Koruma Vakfı (RSPA) adıyla hizmet veriyor.
belediyeler, polis ve vakıfların iş birliği
Vakfın saha çalışmaları, belediyeler ve emniyet güçleriyle sıkı koordinasyonla yürütülüyor. Kısa adı SRPA olan Kraliyet Hayvan Koruma Merkezi Sözcüsü Laurent Blavier, kurumun uygulamalarını şöyle özetliyor: "SRPA Liege kurumu olarak sokaklarda bulunan kayıp ya da sahipsiz köpek ve kedileri toplayarak barınaklarımızda bakıyoruz. Ayrıca insanlar tarafından terkedilmiş ya da kötü muameleye maruz bırakılmış olanları da korumaya alıyoruz. Belediyelerle çok yakın bir iş birliği içinde çalışıyoruz. Polis yoluyla ya da vatandaşların ihbarları üzerinden ambulans araçlarımız ya da belediye eliyle ya da doğrudan vatandaşların bize getirmesiyle hayvanları merkezimize alıyoruz. Gece bile olsa vatandaşlar hazırlanmış bir acil odamız var, oraya hayvanı bırakabiliyor. Orada su ve yiyecekler var. Eğer hayvan yaralıysa veterinerimiz gerekli müdahaleyi yapıyor."
vakıf finansmanı ve gönüllü yapısı
Belçika’daki hayvan koruma çalışmalarının omurgasını vakıf niteliğindeki dernekler oluşturuyor. SRPA gibi kurumlar modern barınak altyapılarını büyük ölçüde bağışlar ve vasiyetlerle finanse etti. Lige’deki mevcut barınak kompleksi, 1948’de yapılan bir miras bağışı ile kurulmuş; 1988’deki modernizasyon da yine gönüllülerin bıraktığı vasiyetlerle sağlanmış. Bu mali yapı, kurumların siyasi dalgalanmalardan bağımsız, uzun vadeli bir refah politikası yürütmesini mümkün kılıyor.
modern barınaklar ve bakım süreçleri
Barınaklar yalnızca geçici barınma alanı değil; aynı zamanda tedavi, rehabilitasyon ve sahiplendirme merkezi işlevi görüyor. SRPA’nın Lige, Arlon ve Vinalmont’taki tesislerinde ameliyathane, ısıtmalı zemin sistemleri, bilgisayarlı kayıt altyapısı ve karantina bölümleri bulunuyor. Tüm hayvanlar hızla kimliklendirme sistemine alınıyor, muhtaç hayvanlar derhal tedavi ediliyor ve uygun görülürse sahiplendiriliyor. Bu süreçlerde vakıf kültürü ile geniş gönüllü ağı başarının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
sıkı mevzuat ve kimliklendirme sistemi
Belçika modelinde mevzuat hem teşvik edici hem de caydırıcı bir rol oynuyor. En kritik uygulamalardan biri, her köpeğin ulusal veri tabanına kayıtlı bir mikroçip taşımasının zorunlu olmasıdır; bu sistem DogID üzerinden takip ediliyor. Sahip değişikliği, kayıp bildirimleri ve terk vakaları bu veri tabanı aracılığıyla izleniyor. Terk eden sorumlu tespit edilirse yaptırımlar uygulanıyor; hayvan terki 1 ila 3 ay hapis ve 11 bin Euro'ya kadar para cezası ile sonuçlanabiliyor. Belediyeler, bulunan hayvanları en kısa sürede barınağa ulaştırmakla yükümlü, takip ve soruşturmalar ise vakıflar ve ilgili kuruluşlarca yürütülüyor.
mevcut riskler ve sorumluluk
Sokaklarda sahipsiz köpeklerin büyük ölçüde ortadan kalkmış olması, köpek kaynaklı tüm risklerin sona erdiği anlamına gelmiyor. Sahipli hayvanların neden olduğu saldırılar veya tehlikeli cinslerle ilgili uyumsuz uygulamalar hâlâ sorun teşkil edebiliyor. Kimliklendirilen ve sahiplendirilen hayvanların bile risk oluşturduğu durumlarda, sorumluluk sahibine yükleniyor ve gerekli idari veya cezai işlemler uygulanıyor.
Sonuç olarak, Belçika örneği; tarihsel bir miras, güçlü vakıf kültürü, kapsamlı mevzuat ve kurumlar arası iş birliğiyle sokak köpeklerini büyük oranda ortadan kaldıran bütüncül bir model sunuyor. Ancak model, sahipli hayvanların denetimi ve eğitimi gibi konularda devam eden sorumlulukları da beraberinde getiriyor.
Belçika'nın 100 yılı aşan hayvan koruma geleneği, güçlü vakıf kültürü ve sıkı mevzuatla oluşturduğu model sayesinde ülkede sokak köpekleri bulunmuyor.