Bayramda ısrar kültürünün sağlık sonuçları
Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, bayram ziyaretlerinde sık görülen ikram ısrarlarının sağlık üzerinde somut etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Özbay, özellikle ‘azıcık tadına bakmak’ düşüncesiyle yapılan tekrarların gün sonunda günlük enerji ihtiyacının çok üzerine çıkabildiğini, bunun da kilo artışı, ödem ve sindirim problemleri olarak geri dönebileceğini ifade etti.
Israr neden risk oluşturuyor?
Misafire ikramda bulunmanın geleneksel bir yönü olduğunu ancak 'bir tabak daha ye' ya da 'tatlıdan da almalısın' gibi iyi niyetli ısrarların sosyal baskı yaratarak kişiyi tok olsa bile yemeye yönlendirebildiğini vurgulayan Özbay, bunun sindirim problemlerinden kan şekeri dalgalanmalarına, ödemden tansiyon yükselmesine kadar geniş bir yelpazede sağlık sorununa yol açabileceğini söyledi. Bayram ziyaretlerinde gün boyunca sık aralıklarla yemek tüketmenin kan şekeri üzerinde ani dalgalanmalara neden olduğu; özellikle diyabet, hipertansiyon ve ileri yaşın bu etkileri artırdığı belirtildi.
Sürekli atıştırmanın günlük enerji dengesine etkisi
Farklı evlerde sunulan ikramların peşi sıra tüketilmesiyle şerbetli tatlılar, şekerli içecekler, çikolata ve hamur işlerinin beklenenden çok daha yüksek kalori alımına neden olabildiğini belirtti. Özbay, bayram boyunca çay, kahve ve gazlı içecek tüketiminin arttığını; bu içeceklerin suyun yerini tutmadığını, yeterli su alınmamasının halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu ve yorgunluğu artırdığını ifade etti. Gün içinde düzenli su tüketiminin sindirim destekleyici ve tokluk hissini koruyucu etkisine dikkat çekti.
Çocukların beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler
Özbay, bayramda çocukların beslenme düzeninin sıkça değiştiğini; şeker, çikolata, gazlı içecek ve işlenmiş gıda tüketiminin artmasının çocuklarda mide problemleri, iştahsızlık ve enerji düşüşlerine yol açabildiğini söyledi. Çocukları tamamen kısıtlamanın yerine porsiyon kontrolü ve ana öğün düzeninin korunmasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu belirtti. Ayrıca çocukların fiziksel aktivitelerinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Pratik öneriler ve korunma yolları
Özbay, bayramda sağlığı korumanın yalnızca ne yenildiğiyle değil, aynı zamanda sosyal baskıyı yönetebilmekle de ilgili olduğunu vurguladı. Öne çıkan öneriler şunlar:
Hayır demeyi bilmek: Nazikçe reddetme, gereksiz tekrar porsiyonlardan kaçınmaya yardımcı olur.
Az ama dengeli tüketim: İkramlardan tadımlık alıp ana öğünleri dengede tutmak kilo ve sindirim sorunlarını azaltır.
Su tüketimini önceliklendirmek: Şekerli içecekler yerine suyun tercih edilmesi, tokluk hissini destekler ve susuzluğun yol açtığı şikayetleri azaltır.
Porsiyon kontrolü ve ana öğün düzeni: Çocuklar ve yetişkinler için ana öğünleri atlamamak, ara öğünlerde porsiyonları sınırlamak önemlidir.
Fiziksel aktivitenin sürdürülmesi: Bayram boyunca hareketliliğin korunması enerji dengesine katkı sağlar.
Sonuç olarak Özbay, bayram sürecinde bilinçli seçimler ve sosyal baskıyı yönetme becerisinin sağlık üzerinde belirleyici olduğunu, 'az ama dengeli tüketim' yaklaşımının önemini bir kez daha vurguladı.
KLİNİK DİYETİSYEN DUYGU ÖZBAY, BAYRAM ZİYARETLERİNDE TÜKETİLENLERE KARŞI UYARARAK, "ÖZELLİKLE ‘AZICIK TADINA BAKMAK’ DÜŞÜNCESİYLE TÜKETİLEN YİYECEKLER BİRİKTİĞİNDE GÜNLÜK ENERJİ İHTİYACININ ÇOK ÜZERİNE ÇIKILABİLİYOR. BU DURUM BAYRAM SONRASINDA KİLO ARTIŞI, ÖDEM VE SİNDİRİM PROBLEMLERİ OLARAK GERİ DÖNEBİLİYOR" DEDİ.