Bayburt Üniversitesi atamalarına Başkan Çalışkan’dan sert eleştiri: Liyakat ve adalet çağrısı

Ahmet Çalışkan, Bayburt Üniversitesi'ndeki yönetici atamalarını eleştirerek liyakat ve adalet vurgusu yaptı; kurumsal vicdanın zedelendiğini söyledi.

Yayın Tarihi: 29.01.2026 14:53
Güncelleme Tarihi: 29.01.2026 14:53

Bayburt Üniversitesi atamalarına Başkan Çalışkan’dan sert eleştiri: Liyakat ve adalet çağrısı

Bayburt Üniversitesindeki atamalara ilişkin eleştiriler

Bayburt Kamu-Sen İl Başkanı ve Türk Eğitim-Sen Bayburt Şubesi Başkanı Ahmet Çalışkan, Bayburt Üniversitesi'nde yapılan yönetici atamalarına dair açıklama yaparak atama sürecinde liyakat ve adaletin korunması gerektiğini vurguladı. Çalışkan, bazı atamaların kurumsal vicdanı yaraladığını belirtti.

Ayırıcı uygulamalar ve eleştiri içeriği

Çalışkan, üniversitede belirli bir kesimin ayrıcalıklı davrandığını iddia ederek, "Şehrimizde kendilerini devlete lütuf gören, var olan tüm koltukların kendileri için var olduğuna inanıp çoğunluğa tahakküm eden bir azınlık var. Bu azınlığın taleplerini sorgulamadan yerine getiren bir anlayış da ne yazık ki mevcuttur" ifadelerini kullandı.

Kısa sürede yükselmeye ilişkin örnek

Atama sürecine ilişkin somut eleştiri olarak Çalışkan, bir kişinin kısa süre içinde birden fazla yönetici kadrosuna getirildiğini aktardı: "Önce bir il müdürlüğünün yönetici kadrosuna, ardından üniversitede fakülte sekreterliğine atanan bir kişinin, daha birkaç ay geçmeden daire başkanı olarak görevlendirildiğini görüyoruz."

Şeffaflık ve kriter çağrısı

Çalışkan, yönetici kadrolarına atanma kriterlerinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti ve şu soruları yöneltti: "Fakülte sekreteri, daire başkanı, genel sekreter yardımcısı ve genel sekreter olmanın kriterleri nelerdir? Kuruma yıllarını vermiş, ehliyeti ve birikimiyle üniversiteye layıkıyla hizmet eden bir personelin söz konusu kadrolara atanma imkânı var mıdır?"

Liyakat ve adaletin önemi

Çalışkan, kurum kalitesinin bina veya bütçeden çok adalet ve liyakatle belirlendiğini söyledi: "Bir kurumun ayakta kalması; bina, bütçe ya da makamlarla değil, adaletle ve liyakatle mümkündür. Eğer emek görünmez kılınıyor, hak edenler görmezden geliniyorsa; orada adaletten söz edilemez."

Çalışan motivasyonu ve aidiyet kaygısı

Yapılan atamaların çalışanlar üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Çalışkan, bu anlayışla yapılacak toplantıların anlamını yitirdiğini, personelin kendini kurumun bir parçası olarak hissetmesinin, kariyer planlaması ve çalışma barışının zarar göreceğini ifade etti: "Bu şartlar altında üniversitede çalışan bir personel kendini kurumun bir parçası nasıl hissedecek? Kariyer planlamasını nasıl yapacak?"

Son değerlendirme: Liyakatın ölçüsü

Çalışkan açıklamasını, liyakatin emekle ölçüldüğünü vurgulayarak sürdürdü: "Liyakat torpille değil, emekle ölçülür. Emek ise susturulduğunda sadece insanlar değil, kurumlar da yıpranır. Bugün görmezden gelinen emek, yarın kaybedilen güven olarak geri döner." Ayrıca, sosyal medya paylaşımlarının yerine icraatlarla hesap verileceğini belirterek, "Adalet gecikebilir ama vicdan susmaz" ifadelerini kullandı.

Çalışkan son olarak, adaletin tercih değil zorunluluk olduğunu, liyakatin olmadığı yerde huzur ve başarının mümkün olmayacağını söyledi.

BAYBURT ÜNİVERSİTESİNDEKİ YÖNETİCİ ATAMALARINA BAŞKAN ÇALIŞKAN'DAN SERT TEPKİ

BAYBURT ÜNİVERSİTESİNDEKİ YÖNETİCİ ATAMALARINA BAŞKAN ÇALIŞKAN'DAN SERT TEPKİ

Yazar
EDİTÖR

Sultan Bulut

Ben Sultan Bulut, 28 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Yaşam kategorisinde moda, kültür-sanat etkinlikleri ve şehir rehberleri hazırlıyorum. Trendleri yakından takip ederim. Estetik zevkime güvenirim ve detaycıyımdır.