TZOB başkanından sezon öncesi değerlendirme
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Eylül’de başlayacak yeni av sezonu öncesinde balıkçılara yönelik temennisini açıkladı. Bayraktar, sezonun kazasız, bereketli ve aynı zamanda sürdürülebilir bir şekilde geçmesinin önemine vurgu yaptı.
üretim rakamları ve tür dağılımı:
Bayraktar, Türkiye’nin su ürünleri üretiminde son yıllarda genel bir artış eğilimi olduğunu belirtti. 2025 yılında toplam su ürünleri üretimi 1 milyon 37 bin 19 ton seviyesine ulaşırken, son beş yıldaki toplam artışın %31,9 olduğu kaydedildi. 2024’te görülen düşüşün ardından 2025’te üretimin %11,1 oranında arttığı ifade edildi.
2025 üretiminde bileşim şu şekilde gerçekleşti: su ürünleri üretiminin %33,4ü avcılık yoluyla elde edilen deniz balıkları, %3ü diğer deniz ürünleri, %3,1i iç su ürünleri ve %60,4ü yetiştiricilik ürünleri oldu. Su ürünleri avcılığı ise bir önceki yıla göre %15,3 artışla 410 bin 428 ton seviyesine yükseldi.
Avlanan deniz balıkları toplamı 346 bin 366 ton olarak açıklandı. Tür bazında ilk sırada 245 bin 261 ton ile hamsi yer alırken, bunu 28 bin 388 ton ile çaça ve 19 bin 667 ton ile sardalya takip etti.
ihracat, tüketim ve hedefler:
Bayraktar, Türkiye’nin su ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı konumunda olduğunu ve üretim kapasitesi ile ürün çeşitliliğindeki gelişmelerin ihracata olumlu yansıdığını belirtti. Su ürünleri ihracatı ilk kez 2024’te 2 milyar dolar sınırını aşmış, 2025 yılında ise 2,3 milyar dolara yükselmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen 2028 hedefi olan 3 milyar dolar ihracat, sektör için önemli bir fırsat olarak değerlendirildi.
Tüketim tarafında ise Türkiye’nin kişi başına yıllık su ürünleri tüketiminin dünyadaki ortalamanın altında kaldığına dikkat çekildi: dünya ortalaması yaklaşık 19 kilogram iken Türkiye’de bu miktar 8,8 kilogram seviyesinde bulunuyor. Bayraktar, tüketimin artırılması için ürünlerin uygun fiyatla ve düzenli şekilde tüketiciye ulaştırılması, soğuk zincir ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, ayrıca balığın beslenmedeki yeriyle ilgili eğitim ve tanıtım çalışmaları gerektiğini vurguladı.
sürdürülebilirlik ve sektörün güçlendirilmesi:
Bayraktar, su ürünleri avcılığının ekosistem üzerindeki etkilerinin en düşük düzeyde tutulmasının gerekliliğini vurguladı. Deniz ve iç su ekosistemlerinde oluşan tahribatın yalnızca mevcut stoklara değil, gelecek nesillerin gıda güvenliğine ve refahına da zarar vereceğini hatırlattı. Bu nedenle kısa vadeli üretim artışları yerine stokların korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını esas alan bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirtti.
Öne çıkan önlemler arasında bilimsel araştırmaların güçlendirilmesi, stokların düzenli izlenmesi, koruma ve kontrol faaliyetlerine öncelik verilmesi ve av baskısının kaynakların yenilenme kapasitesine uygun yönetilmesi yer aldı. Bayraktar, balıkçıların av yasaklarına, asgari avlanabilir boylara, zaman ve alan sınırlamalarına titizlikle uymasının önemine dikkat çekti ve yasa dışı, kayıt dışı ve düzenlenmemiş avcılıkla etkin mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Avlanan ürünlerin ekonomik değerinin artırılması amacıyla soğuk zincir, depolama, dondurma, tuzlama, konserve, paketleme ve işleme altyapısının geliştirilmesinin önemine de değinildi. Bu yatırımların ürün kayıplarını azaltacağı, raf ömrünü uzatacağı, katma değerli üretimi artıracağı ve sektörün ihracat gücünü güçlendireceği ifade edildi.
Bayraktar, Türkiye’nin uzun kıyı şeridi, zengin denizleri ve yaygın iç su kaynaklarıyla güçlü bir balıkçılık potansiyeline sahip olduğunu hatırlatırken, bu potansiyelin devamlılığının bilimsel esaslara dayalı yönetim ve ekosistem korumasına bağlı olduğunu yineledi.
TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ (TZOB) GENEL BAŞKANI ŞEMSİ BAYRAKTAR, 1 EYLÜL’DE BAŞLAYACAK YENİ AV SEZONUNUN BALIKÇILAR İÇİN KAZASIZ, BEREKETLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR GEÇMESİ TEMENNİSİNDE BULUNDU.