Türkiye, Sıfır Atık yaklaşımını uluslararası gündeme taşıyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, ABD'de düzenlenen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü Anma Programı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Sıfır Atık uygulamalarını ve COP31 kapsamında izlenecek politikaları anlattı. BM binasında düzenlenen programa, çok sayıda uluslararası temsilci katıldı ve etkinlikte Emine Erdoğan ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in video mesajları yayımlandı.
Program ve katılımcılar
Programa, BM Genel Kurulu 88. Oturumu Başkan Yardımcısı Büyükelçi Abdulaziz Alwasel, Politikadan Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Guy Ryder, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 İklim Değişikliği Üst Düzey Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Çevre Programı İcra Direktörü Inger Andersen ile UN-Habitat İcra Direktörü Anacludia Rossbach katıldı. Etkinlik gıda israfı teması etrafında yürütüldü ve panelde gıda israfının iklim ve insan refahı üzerindeki etkileri tartışıldı.
Kurum'un değerlendirmesi: Sıfır Atık zorunluluk
Kurum konuşmasında, Sıfır Atık politikalarını "seferberlik" çerçevesinde değerlendirdiğini vurguladı ve "Sıfır Atık bir tercih değil, bir mecburiyettir" ifadelerini kullandı. Kurum, tüketim alışkanlıkları ve atık üretimindeki hızlı artışın doğanın yenilenme hızını aştığını belirterek Sıfır Atık yaklaşımının israfı reddeden, kaynağı koruyan ve gelecek odaklı bir hareket olduğunu ifade etti.
Sıfır Atık'ın ülke içindeki somut kazanımları
Bakan Kurum, 2017'den bu yana uygulanan Sıfır Atık Hareketi'nin sonuçlarını detaylandırdı: bugün Türkiye'de 205 bin noktanın Sıfır Atık Yönetim Sistemi ile donatıldığını, geri kazanım oranının %36'ya yükseldiğini söyledi. Kurum ayrıca sistem sayesinde 74.5 milyon ton atığın geri kazanıldığını, bununla 553 milyon ağacın kesilmesinin engellendiğini ve 150 milyon ton karbon salınımının önlendiğini belirtti. Bu kazanımlar bağlamında Kurum, toplumda özellikle gençler ve çocuklar arasında "Ben de yapabilirim" bilincinin oluşturulduğunu vurguladı.
COP31 hedefleri ve küresel etki çağrısı
Kurum, COP31'e ev sahipliği yapmanın Türkiye için bir sorumluluk olduğunu belirterek, COP31 sürecinde Türkiye'nin atacağı adımların sınır ötesi etki yaratmasını hedeflediklerini söyledi. Kurum, sözlerinde Türkiye'nin Sıfır Atık yaklaşımını komşu ülkelerden Afrika'ya, Asya'dan Latin Amerika'ya kadar yayma niyetini ifade etti ve somut eylem ile adil bir küresel düzen çağrısı yaptı: "Ortak Evimiz Dünyamız için artık hareket zamanı."
BM temsilcileri ve Sıfır Atık Vakfı'nın değerlendirmeleri
Etkinlikte BM yetkilileri gıda israfının yıkıcı sonuçlarına ilişkin istatistiklerle uyarıda bulundu. Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise Sıfır Atık'ın yalnızca atık yönetimi olmadığını; üretimden tüketime kaynak kullanım biçimini kökten değiştiren bir yaklaşım olduğunu belirtti. Ağırbaş, gıda israfının %20 oranında azaltılmasının küresel açlığı sonlandırma potansiyeli bulunduğunu vurgulayarak, Sıfır Atık'ın COP31 yolunda "en somut ve en insani köprü" olduğunu ifade etti.
Değerlendirme: Politika, toplumsal seferberlik ve uluslararası mesaj
Programdaki vurgular, Türkiye'nin Sıfır Atık'ı mevzuat ve kurumsal adımlarla içselleştirirken aynı zamanda toplumsal seferberlik ile beslenen bir model sunduğunu gösteriyor. Bakan Kurum'un COP31'i bir fırsat olarak tarif etmesi, Türkiye'nin ulusal kazanımlarını uluslararası iş birliği ve taahhütlerle pekiştirme niyetini ortaya koyuyor. Etkinlikteki katılımcı profili ve paylaşılan veriler, Sıfır Atık gündeminin hem çevresel hem de sosyal boyutlarda somut sonuçlar üretebilecek şekilde tasarlandığını işaret ediyor.
Not: Haberde kullanılan tüm özel isimler, tarihler ve sayısal veriler etkinlik metninde bildirildiği şekilde korunmuştur.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve COP31 Başkanı Murat Kurum, ABD'de düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Günü Anma Etkinliğinde, "Sıfır Atık bir tercih değil, bir mecburiyettir. Biz Türkiye olarak bu düşüncemizi sadece bireysel çabalarla değil, kurumsal ve toplumsal seferberlikle destekledik. COP31 sürecinde Türkiye olarak attığımız adımların, sadece kendi ülkemizle sınırlı kalmaması, komşu ülkelerden Afrika'ya, Asya'dan Latin Amerika'ya kadar yayılarak fark oluşturması için çabalayacağız" dedi.