Toplantı ve genel değerlendirme
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri'nde basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda Türkiye'nin demografik görünümü, nüfus politikalarında tarihsel dönüşüm, evlenme ve anne-baba olma yaşları gibi başlıklar ele alındı.
Bakan Göktaş, tüm araştırma sonuçlarının Türkiye'nin doğurganlık hızında kritik bir eşğin altına düşüldüğünü gösterdiğini belirterek bu düşüşün ekonomiden sosyal yapıya, çalışma hayatından milli güvenliğe kadar birçok alanı etkileyen stratejik bir mesele olduğunu vurguladı.
Aile ve Gençlik Fonu verileri
Bakan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu uygulamasını 81 ilde yaygınlaştırdıklarını açıkladı. Bakanlık verilerine göre bugüne kadar 68.763 çift fon’dan yararlanmaya hak kazandı ve fondan yapılan ödeme tutarı 8 milyar 466 milyon lira oldu. Ayrıca farklı sektörlerle yapılan 2.024 indirim anlaşmasıyla evlilik hazırlıkları kolaylaştırıldı.
Gençlere yönelik faizsiz kredi desteği de artırıldı: 25 yaşına kadar olan gençler için 250.000 lira, 26–29 yaş arasındaki gençler için 200.000 lira olarak belirlendi. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlere ise her çocuk için 12 ay erteleme imkânı sunuldu.
Bakanlığın paylaştığı yeni veriye göre fondan faydalanan 4.715 gencin dünyaya gelen çocuk sayısı 4.765 oldu; bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma yaşı ortalaması ise 26 olarak kaydedildi. Bakan Göktaş bu veriyi Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından umut verici olarak nitelendirdi.
Nüfus ve doğurganlık göstergeleri
Bakan Göktaş, nüfus göstergelerine ilişkin çarpıcı rakamları paylaştı: 2001 yılında doğurganlık hızı 2,38 iken bugün 1,48 seviyesine gerilemiş durumda. Bu oranın nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1'in altında olduğunu belirtti ve Türkiye'nin bu hızla Avrupa'daki düşük doğurganlık oranlarına yaklaştığını ifade etti.
Uluslararası projeksiyonlara dikkat çeken Göktaş, Birleşmiş Milletler'in çok düşük senaryosuna göre mevcut eğilimlerin sürmesi halinde Türkiye nüfusunun 2100'de 25 milyon'a kadar gerileyebileceğini; TÜİK'in düşük senaryosuna göre ise 54 milyon'a düşebileceğini söyledi. Bu gelişmelerin üretimden savunmaya, sosyal güvenlikten kalkınmaya kadar geniş bir alanda etkileri olacağını vurguladı.
Hane yapısı ve politika yaklaşımı
Bakan Göktaş, Türkiye’deki hanelerin yüzde 57'sinde hiç çocuk bulunmadığına dikkat çekti ve bu oranın toplumsal yapıda sessiz bir dönüşümü gösterdiğini kaydetti. Nüfus meselesinin günübirlik tartışmaların ötesinde, uzun vadeli ve kararlı bir devlet politikası olarak ele alındığını; çok boyutlu stratejiler ve yasal düzenlemelerle nüfus artışını teşvik eden politikaların hayata geçirildiğini belirtti.
Yaşlı hizmetleri
Bakanlığın yaşlı hizmetlerindeki önceliğinin yaşlıların kendi evlerinde, ailelerinin yanında onurlu ve güvenli şekilde yaşamalarını sağlamak olduğunu belirten Göktaş, Evde Bakım Yardımı, gündüzlü bakım merkezleri ve Yaşlı Destek Modeli (YADES) gibi programlarla bu anlayışın sahaya yansıtıldığını söyledi.
2007'de 'çok yaşlı' olarak tanımlanan il sayısının 19 iken 2024'te 59'a çıktığını belirten Bakan, Bakanlığa bağlı 173 huzurevinde 14.885 yaşlıya hizmet verildiğini, 282 özel huzurevinde ise 13.740 yaşlıya hizmet sağlandığını aktardı.
Çocukların dijital güvenliği ve hakları
Bakanlık, çocukların dijital alanda güvenliğini sağlamak amacıyla yıl sonunda kullanıma açılan Çocuklar Güvende web sitesi ve uygulaması ile ailelerin ve çocukların karşılaştığı riskli durumları doğrudan iletebilmesini ve rehberlik hizmeti almasını sağladığını bildirdi. Bakanlık, zararlı içerikleri tespit edip müdahale konusunda 7/24 çalıştıklarını ve bu çerçevede 2.904 içeriğe doğrudan müdahale ettiklerini açıkladı.
81 ilde faal olan Çocuk Hakları Komiteleri ile 47.000 üyeye ulaştıklarını ifade eden Göktaş, kasım sonunda düzenlenen 26. Çocuk Forumu'nda 'Dijital Dünyada Çocuk Hakları' temasıyla hazırlanan 17 maddelik bildiri ve ilk imzacısı oldukları Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ulusal ve uluslararası platformlarda çocuk güvenliğini önceleyen çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Son olarak sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine işaret eden Bakan Göktaş, Avustralya örneğini anarak yaklaşık 15 aydır üzerinde çalışılan düzenlemeyi hatırlattı ve 15 yaş altına yönelik sosyal medya sınırlamasını da içeren torba yasa taslağının bu ay sonunda Meclis’te ilgili komisyona sevk edileceğini açıkladı. Taslakta, 15 yaşından küçük çocuklara hizmet sunulmaması ve hesap açtırılmaması, etkin filtreleme sistemleri kurulması öneriliyor.
Bakan Göktaş, basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi