Bağışıklığın sessiz savaşı: bedenin kendine dönük tepkileri artıyor

Bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı otoimmün tablolar giderek artıyor; uzmanlar mikrobiom, beslenme ve stresin belirleyici olduğunu vurguluyor.

Yayın Tarihi: 17.08.2026 10:03
Güncelleme Tarihi: 17.08.2026 10:03

Bağışıklığın sessiz savaşı: bedenin kendine dönük tepkileri artıyor

Bağışıklık sistemi kendine saldırıyor

Vücudun savunma mekanizması olan bağışıklık sistemi, normalde virüs, bakteri ve toksinleri 'yabancı' olarak tanımlayıp yok etmeye yönelik çalışır. Ancak Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Akyürek'e göre bazen bu karmaşık ağ yapılan bir moleküler hata sonucunda kendi dokularını da 'yabancı' kabul ederek saldırıya geçiyor. Tıpta 'otoimmünite' olarak adlandırılan bu süreç, vücudun öz kaynaklarını hedef alarak sistemik ve kronik tablolar oluşturabiliyor.

bağışıklık toleransının yıkılması:

Doç. Dr. Ömer Akyürek, normalde bağışıklık sisteminin kendi dokularına tolerans gösterme eğitimi bulunduğunu ancak bu mekanizmanın bozulmasıyla düzenleyici T hücreleri görevlerini yapamaz hale geldiğini belirtiyor. Bu durum oto-antikor üretimine yol açarak eklem, cilt, tiroit bezi ve sinir sistemi gibi sağlıklı dokuların zarar görmesine neden oluyor. Etkilenen bölgeye göre değişen kronik inflamasyon ve doku harabiyeti, bazen yıllara yayılan 'multi-sistemik' belirtilerle ortaya çıkabiliyor; yorgunluk, açıklanamayan ağrılar, eklem hassasiyeti ve sindirim sorunları sistemik inflamasyonun öncü işaretleri arasında sayılıyor. Akyürek, epidemiyolojik verilerin son birkaç on yılda otoimmün hastalıkların sıklığında belirgin bir artış gösterdiğini vurguluyor ve bunun yalnızca teşhis artışı olmadığını, modern yaşamın biyolojik dokuya verdiği radikal bir yanıt olabileceğini söylüyor.

nedenleri ve tetikleyiciler:

Uzman, otoimmünitenin artışında çok faktörlü bir tablonun rol oynadığını ifade ediyor. Sıklıkla işaret edilen etkenler arasında hijyen hipotezi ve bağırsak mikrobiyomundaki değişiklikler var: aşırı steril ortamlar ve çocuklukta enfeksiyon maruziyetinin azalması, bağışıklığın 'eğitilme' sürecini aksatabiliyor. Ayrıca modern beslenme biçimi; rafine şeker, işlenmiş yağlar ve yapay katkı maddeleri bağırsak bariyerini zayıflatarak geçirgenliği artırıyor ve bağışıklığın sürekli tetikte kalmasına yol açıyor. Ev ve kişisel bakım ürünlerindeki endüstriyel kimyasallar, mikro plastikler ve ağır metaller ise vücutta kronik bir stres yükü oluşturuyor; bu maddeler hem hormon dengesini hem de bağışıklık hücrelerinin sinyal yollarını bozabiliyor. Kronik psikolojik stresin kortizol dengesini sarsması ve modern yaşam sebebiyle azalmış D vitamini sentezi de otoimmün yanıt için zemin hazırlayan diğer risk faktörleri arasında yer alıyor.

tedavi ve önleyici yaklaşımlar:

Akyürek, güncel tedavi yaklaşımlarının artık yalnızca semptomları baskılamakla sınırlı kalmadığını; bağışıklık sistemini 'tekrar eğitmeyi' ve sistemi yatıştırmayı amaçlayan bütüncül yöntemlerin tıp dünyasının merkezine yerleştiğini belirtiyor. Bu yaklaşımın ilk adımı inflamasyonun kaynağını saptamak; hastanın beslenme düzeni, gizli alerjileri ve mikrobiom durumu gözden geçirilerek denge sağlanmaya çalışılıyor. İkinci adım olarak D vitamini, magnezyum, omega-3 ve selenyum gibi mikro besinlerin seviyelerinin ideal düzeye getirilmesi öneriliyor. Son aşamada ise yaşam tarzı değişiklikleri; özellikle stres yönetimi ve parasempatik sistemi aktive eden teknikler, tedavide önemli yer tutuyor. Akyürek, 'Otoimmünite sadece bir hastalık değil, sistemin size gönderdiği bir yardım çağrısı' diyerek, tedavinin hasta odaklı ve sistem bütününde olması gerektiğini vurguluyor.

Uzman uyarıyor: sürekli yorgunluk, açıklanamayan ağrılar veya kalıcı sindirim şikayetleri yaşıyorsanız, bu belirtileri görmezden gelmeyin. Bu semptomlar bağışıklık sisteminin verdiği sessiz tepkilerin dili olabilir ve erken değerlendirme ile hem teşhis hem de yaşam tarzı müdahaleleriyle sürecin seyri iyileştirilebilir.

MEDİCANA KONYA HASTANESİ İÇ HASTALIKLARI UZMANI DOÇ. DR. ÖMER AKYÜREK

MEDİCANA KONYA HASTANESİ İÇ HASTALIKLARI UZMANI DOÇ. DR. ÖMER AKYÜREK

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.