Babadan kalan iki eşya tutkuya dönüştü:
Niğde'nin Gümüşler beldesinde yaşayan 60 yaşındaki Ali Yılmaz, babasından miras iki eski eşya ile başlayan merakını yıllar içinde sistemli bir koleksiyona dönüştürdü. 35 yılda büyüten Yılmaz, evinin altındaki 95 metrekarelik alanı özel bir müzeye çevirerek yaklaşık 3 bin parçalık bir arşiv oluşturdu.
Hikâye, ailede kalan bir radyo ile el fenerinin korunmasıyla başladı. Bu iki parçanın hatırlattıkları ve geçmişe duyduğu saygı, Yılmaz'ı yollara düşürüp köy, kasaba ve eski evlerdeki eşyaları toplamaya itti. Topladığı parçaların her birini özenle temizliyor, gerektiğinde onarıyor ve kullanıldığı dönemin özelliklerini not ederek sergiliyor.
Koleksiyonun gelişimi:
Yılmaz, koleksiyona yalnızca birkaç metrekarelik bir odada başladığını; zamanla alanın yetmediğini, bunun üzerine evinin altındaki daha geniş bölümü düzenleyip müze haline getirdiğini anlattı. Topladığı eşyaların bazılarının ahırlardan, samanlıklardan çıktığını belirten Yılmaz, getirdiği her parçanın temizliği ve tamiriyle günlerce uğraştığını söyledi. Koleksiyondaki parçaların her biri için ayrı bir öykü bulunduğunu vurguladı ve bazılarının saklanmadığı için kaybedilmesine üzüldüğünü ifade etti.
Yılmaz, "Eskisi olmayanın yenisi olmaz" sözünü ilke edindiğini belirterek, "Babamdan kalan bir radyomuz ve fenerimiz vardı. Onlarla başladım. Sonra eski eşyalara karşı sevgim daha da arttı" dedi. Koleksiyonda yer kalmadığı için bazı eşyaları tavana kadar yerleştirmek zorunda kaldığını da sözlerine ekledi.
Ziyaretçi ağırlıyor, geçmişi aktarıyor:
Müzeye Türkiye'nin farklı şehirlerinden ziyaretçiler geliyor; özellikle gençlerin eski eşyaları görmesini önemsediğini söyleyen Yılmaz, üniversite öğrencilerinin zaman zaman müzeyi ziyaret ettiğini aktardı. Gelenlere parçaların geçmişini, kullanım amaçlarını ve dönemin yaşam biçimini tek tek anlattığını belirtti. Ziyaretlerden ücret almadığını vurgulayan Yılmaz, "Para almak bize yakışmaz. Buyursunlar gelsinler, görsünler, tanışalım, bir kahvemizi içsinler" diyerek amacının geçmişi gelecek nesillere tanıtmak olduğunu söyledi.
Yılmaz'ın koleksiyonu, yerel belleğin ve somut kültürel mirasın korunmasına yönelik çabaların somut bir örneğini oluşturuyor. Toplanan eşyaların korunması, temizlenmesi ve sergilenmesiyle geçmişten günümüze bir köprü kuran bu müze, hem beldenin hem de ziyaretçilerin geçmişle yüzleşmesine olanak tanıyor.
ALİ YILMAZ