Ayasofya’nın hasretinden vuslata: mirasa sahip çıkmanın altı yılı

Burhanettin Duran, Ayasofya’nın 24 Temmuz 2020’de ibadete açılmasının 6. yılında düzenlenen programda yapılan çalışmalar ve yayımlanan kitapları tanıttı.

Yayın Tarihi: 24.07.2026 17:19
Güncelleme Tarihi: 24.07.2026 17:34

Ayasofya’nın hasretinden vuslata: mirasa sahip çıkmanın altı yılı

Ayasofya’nın hasretinden vuslata: mirasa sahip çıkmanın altı yılı

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılmasının altıncı yılı vesilesiyle düzenlenen programda, yapının tarihi, mimari ve manevi boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duran, Ayasofya’nın sadece bir yapı değil, aynı zamanda milletin ortak hafızasının ve medeniyet değerlerinin somut bir nişanesi olduğunu vurguladı.

program ve kitap lansmanı:

İstanbul’da Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte panel ve kitap lansmanları gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan Ayasofya Hasretten Vuslata adlı eser, CİMER’e gönderilen teşekkür ve tebrik mesajlarını içerirken, Muhteşem Mabed Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi adlı kitap da yapının tarihsel, mimari ve kültürel derinliğini akademik bir perspektifle ele alıyor.

Programa İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal ve çok sayıda davetli katıldı. Etkinlikte ayrıca Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması sürecine ilişkin arşiv niteliğinde değerlendirmeler ve vatandaşların bireysel tepkileri kitaplaştırılmış şekilde sunuldu.

tarihi ve manevi vurgular:

Duran konuşmasında, Ayasofya’nın duvarlarında mimarların hünerleri, kubbesinde mühendislerin dehası, taşlarında imparatorlukların hatırası ve minarelerinde İstanbul’un fethinden bugüne uzanan bir ses olduğuna dikkat çekti. Ayasofya’yı, Fatih Sultan Mehmed’in mirası ve İstanbul Fethi’nin nişanesi olarak tanımlayan Duran, Peygamber Efendimizin sözleriyle anılan Fatih’in bıraktığı bu mirasa sahip çıkma sorumluluğunun etkinliğin temel motivasyonu olduğunu söyledi.

86 yıl boyunca müze statüsünde kalan yapının, 24 Temmuz 2020’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla yeniden ibadete açıldığı hatırlatıldı. Duran, bu kararı salt hukuki bir statü değişikliği olarak görmediklerini; bunun aynı zamanda vakfiyeye, tarihe, bağımsızlık ve medeniyet değerlerine sadakat ifadesi olduğunu belirtti.

koruma, bilimsel çalışmalar ve gelecek:

Ayasofya’nın ibadete açılmasının ardından geçen altı yıllık süreçte yapının korunmasına yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Duran, kubbe, minare, mozaik ve taşıyıcı sistemler başta olmak üzere yapının bütün unsurlarının bilimsel yöntemlerle ele alındığını ifade etti. Ziyaretçi yoğunluğunun yapıya zarar vermeden yönetilmesi ve mimari bütünlüğün korunması için alınan tedbirler de konuşmanın odağındaydı.

Duran, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının geçmişe özlem değil, köklerinden güç alarak geleceğe yürümek anlamına geldiğini belirterek, bu anlayışla hazırlanan yayınların aynı zamanda kamuoyunun meseleye dair hafızasını güçlendireceğini söyledi. Lansmanı yapılan eserlerin, hem akademik hem de kültürel bir başvuru kaynağı olmasının hedeflendiği ifade edildi.

Programda söz alan Prof. Dr. Safi Arpaguş ise Ayasofya’yı zaman içinde farklı inançların ve kültürlerin izlerini taşıyan, canlı bir tarihi abide olarak nitelendirdi. 1453’ün yapının tarihinde geri dönülmez bir dönüm noktası olduğunu belirten Arpaguş, Ayasofya’nın İslam medeniyeti açısından estetik, adalet anlayışı ve evrensel iddiaların sembollerinden biri haline geldiğini kaydetti.

Konuşmaların ardından etkinlik panel oturumlarıyla devam etti; Tarih, mimarlık, sanat ve dinler tarihi perspektiflerinden değerlendirmelere yer verildi. İletişim Başkanlığı tarafından paylaşılan lansman metinleri ve derlenen vatandaş mesajları, yapının toplumsal hafızadaki yerini belgeleyen bir arşiv çalışması niteliği taşıyor.

Altı yılın değerlendirmesi, Ayasofya’nın hem bir ibadet mekanı hem de kamusal hafıza alanı olarak korunmasına dair taahhütlerin sürdürüldüğünü gösteriyor. Program, mirasa sahip çıkma sorumluluğunun vurgulandığı ve geleceğe aktarma çabasının somut çıktılarla desteklendiği bir vesile olarak kayda geçti.

İLETİŞİM BAŞKANI BURHANETTİN DURAN, "FETHİN NİŞANESİ, MEDENİYETİN KALBİ: ÇAĞLARI AŞAN MABET...

İLETİŞİM BAŞKANI BURHANETTİN DURAN, "FETHİN NİŞANESİ, MEDENİYETİN KALBİ: ÇAĞLARI AŞAN MABET AYASOFYA" PANELİ VE KİTAP LANSMANINDA KONUŞTU

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.