Ateşin içindeki kadınlar: hortum değil önyargılar yükümüz

Antalya'da görev yapan kadın itfaiyeciler, ağır ekipman ve zorlu müdahalelerin değil, toplumun önyargılarının en büyük engel olduğunu anlatıyor.

Yayın Tarihi: 09.08.2026 10:10
Güncelleme Tarihi: 09.08.2026 10:13

Ateşin içindeki kadınlar: hortum değil önyargılar yükümüz

Antalya'da kadın itfaiyeciler sahada

Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesinde 48 itfaiye istasyonunda görev yapan kadın itfaiye erleri, yangından deprem ve sel gibi doğal afetlere kadar geniş bir görev yelpazesinde erkek meslektaşlarıyla birlikte çalışıyor. Araç kullanımı, hortum taşımak, uzun merdivenlere tırmanmak ve kurtarma operasyonlarına katılmak kadın personelin rutin görevi. Ancak mesleğin fiziksel zorlukları kadar, toplumun bakış açısındaki önyargılar da kadın itfaiyecilerin önüne çıkan en önemli engel olarak öne çıkıyor.

saha deneyimi ve eğitim:

28 yaşındaki Betül Erdal, meslek tercihini 14 yaşında İtfaiyecilik Lisesi ile belirlediğini ve Antalya İtfaiyesi'nde 6 yıldır görev yaptığını söylüyor. Erdal, "İlk kez alevlerle karşılaştığımda oldukça heyecanlıydım. Korkuyu bir kenara bırakıp görev bilinciyle yangını söndürmeye devam ettim" diyerek, fiziksel zorlukların eğitim ve uygulamalarla aşılabildiğini vurguluyor. Erdal, toplumun şaşkın bakışlarını kırmak için yaptıkları işi ve aldıkları eğitimleri anlattıklarını belirtiyor.

Benzer şekilde 29 yaşındaki Seda Özyurt da mesleğe Sağlık Meslek Lisesi'ndeki stajı sonrasında yönelmiş ve altıncı yılını geride bırakmış. Özyurt, ilk yangın müdahalesindeki heyecanı ve zamanla korkunun heyecana dönüştüğünü aktarıyor. Her iki kadın da tonajlı müdahale araçlarının kullanımında ve zorlu kurtarma çalışmalarında erkek meslektaşlarıyla eşit performans sergilediklerini söylüyor.

toplumun tepkileri ve mesleğe çağrı:

Görev sırasında vatandaşlardan gelen tepkiler sıklıkla şaşkınlık içeriyor. Betül Erdal, sahada karşılaştıkları tepkilere örnek olarak insanların "Nasıl yani, siz mi söndüreceksiniz?" ya da "Siz mi yapacaksınız?" gibi sorular sorduğunu belirtiyor ve görevi tamamlayınca gözlerdeki değişimi gördüklerinde bunun önyargıları kırdığını ifade ediyor.

Seda Özyurt da çevresinden "Kadından itfaiyeci olur mu? Siz o hortumları nasıl taşıyacaksınız?" gibi sorular duyduğunu anlatıyor. Özyurt, "hortum bizim için en basit ve en hafif ekipmanlardan biri" sözleriyle bu tür önyargıların mesleğin doğasına uymadığını vurguluyor. Vatandaşlardan gelen olumlu tepkiler arasında özellikle kız çocuklarının gösterdiği ilginin kendilerini motive ettiğini, bazen çocukların fotoğraf çektirmek istemesinin moral verdiğini söylüyor.

Her iki kadın itfaiyeci de aynı mesajı veriyor: Bu mesleği yapmak isteyen kadınlar ön yargılara değil, kendilerine inansınlar. Erdal "Ön yargılara değil, kendilerine inansınlar. Çünkü biz kendimize inandıktan sonra her şeyi başarabiliriz" derken, Özyurt da sürekli deneme ve kendini geliştirme çağrısında bulunuyor.

zorlu müdahaleler ve mesleğin psikolojisi:

İtfaiyecilerin görevleri sadece yangın söndürme değil; kapı açma, mahsur kurtarma, patlama ve çökme olaylarıyla birlikte deprem ve sel gibi olağanüstü durumlara müdahale de içeriyor. Mesleğin psikolojik boyutu hakkında konuşan 32 yaşındaki itfaiye eri Hüseyin Zengin, Ege Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü'nü birincilikle bitirdiğini ve Türkiye'de ilk kez 2009 yılında açılan bölüm mezunlarından olduğunu söylüyor. Zengin, zamanla pek çok korkunç olaya alıştıklarını ancak en zorlayıcı anlardan birinin "kendi arkadaşını kurtarmak" olduğunu belirtiyor.

Seda Özyurt'un unutmamak dediği olaylardan biri ise iki kadının hayatını kaybettiği bir ev yangını. Özyurt, yangına giderken evde iki kişinin olduğunu bilmediklerini ve söndürme sonrası soğutma çalışmalarında kayıpları fark ettiklerini anlatarak, böyle anların mesleğin duygusal yükünü artırdığını ifade ediyor. Manavgat yangını, seller ve diğer doğal afetler de ekiplerin hafızasında derin izler bırakmış durumda.

Hüseyin Zengin, itfaiyeciliğin toplum tarafından çoğu zaman bir olay olmadan yeterince takdir edilmediğini söylüyor fakat büyük yangınlar ve afetlerin ardından mesleğin değeri daha iyi anlaşılıyor. Zengin, "Bir canlıyı, bir kediyi ya da bir çocuğu kurtarmak bütün yorgunluğumuza bedel oluyor" diyerek mesleğin insan hayatına dokunan yanını öne çıkarıyor ve itfaiyeciliği tekrar tercih etse aynı mesleği gururla seçeceğini belirtiyor.

Antalya'da sahada görev yapan kadın itfaiyeciler, fiziksel yeterliliğin eğitim ve deneyimle kazanıldığını, en büyük sınavın ise toplumun kalıplaşmış bakış açısı olduğunu yineliyor. Onların ortak çağrısı, mesleği seçmek isteyen kadınların kendilerine güvenmeleri ve önyargılarla mücadeleden geri durmamaları yönünde.

SEDA ÖZYURT VE BETÜL ERDAL

SEDA ÖZYURT VE BETÜL ERDAL

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.