aşırı terleme neden yaşam kalitesini bozuyor:
Aşırı el ve ayak terlemesi (primer lokalize hiperhidroz), toplumda her 100 kişiden yaklaşık 1 ila 3'ünde görülüyor. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Öz, bu tablonun yalnızca estetik bir sorun olmadığını; tokalaşmaktan kaçınma, yazı yazarken zorlanma, elektronik cihazları rahat kullanamama ve özgüven kaybı gibi günlük yaşamı etkileyen çok sayıda probleme yol açtığını vurguluyor.
Prof. Dr. Öz, bu durumun temelinde sempatik sinir sisteminin normalden fazla çalışmasının bulunduğunu belirterek, hastaların yaşam kalitesinde somut olumsuzluklar yaşadığını anlatıyor.
ilk ve ileri tedavi seçenekleri:
Öncelikle uygulanan yöntemler arasında ilaç tedavileri, iyontoforez uygulamaları ve botulinum toksin (botoks) enjeksiyonları yer alıyor. Bu tedaviler birçok hastada belirgin fayda sağlasa da bazı vakalarda yakınmalar devam edebiliyor veya etkinlik kalıcı olmayabiliyor.
Prof. Dr. Öz, bu durumda uygun seçilmiş hastalarda daha kalıcı bir çözüm olarak Videoyardımlı Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) yönteminin etkili olduğunu ifade ediyor: "İlaç ve botoks gibi tedavilere rağmen şikâyetleri devam eden uygun hastalarda, kapalı yöntemle gerçekleştirilen endoskopik cerrahiyle kalıcı ve etkili sonuçlar elde edilebiliyor."
cerrahi yöntem nasıl uygulanıyor:
ETS ameliyatı, göğüs duvarına açılan birkaç milimetrelik kesilerden kamera ve özel cerrahi aletlerle girilerek aşırı terlemeye yol açan sempatik sinirlerin hedeflendiği kapalı bir girişimdir. Bu yaklaşım özellikle avuç içi terlemesinde yüksek başarı oranları gösteriyor.
Operasyon genel anestezi altında yapılıyor ve genellikle bir saatten kısa sürüyor. Prof. Dr. Öz, "Ameliyatın hemen ardından hastaların büyük bölümünde ellerin kuruduğunu ve yaşam kalitesinin belirgin ölçüde arttığını gözlemliyoruz" diyerek operasyon sonrası hızlı düzelme ve kısa hastane yatış sürelerine dikkat çekiyor.
ameliyat sonrası süreç ve uzman yönlendirmesi:
Çoğu hasta aynı gün veya ertesi gün taburcu edilerek kısa sürede normal yaşamına dönebiliyor. Cerrahinin ardından günlük aktivitelerde ve sosyal hayatta belirgin iyileşme sağlayan vakalar sıklıkla görülüyor.
Prof. Dr. Öz, özellikle genç yaşlardan itibaren sosyal ve mesleki yaşamı etkileyen bu rahatsızlığın tedavi edilebilir olduğunun altını çiziyor ve "İlaç veya diğer tedavilere rağmen şikâyetleri devam eden hastaların, uygun tedavi yönteminin belirlenmesi için bir göğüs cerrahisi uzmanına başvurmaları önem taşıyor" uyarısında bulunuyor.
GÖĞÜS CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. GÜRHAN ÖZ