Arkeolojinin kalbinde yeniden doğuş: İstanbul Arkeoloji Müzelerinin dönüşümü

İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde kapsamlı restorasyon, güçlendirme ve teşhir çalışmaları tamamlanıyor; ziyaretçi deneyimi yeniden kurgulandı.

Yayın Tarihi: 18.09.2026 10:45
Güncelleme Tarihi: 18.09.2026 10:57

Arkeolojinin kalbinde yeniden doğuş: İstanbul Arkeoloji Müzelerinin dönüşümü

müze yerleşkesinde kapsamlı bir yeniden düzenleme:

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy un İstanbul Arkeoloji Müzeleri ziyareti, müze kompleksinde yürütülen geniş çaplı restorasyon ve teşhir çalışmalarının ayrıntılarını gündeme taşıdı. Ersoy, tarihi yapıların korunmasının ve özgün mimari karakterlerinin gelecek nesillere aktarılmasının temel öncelik olduğuna dikkat çekti. Açıklamalarda, Klasik Müze Binası'ndan Eski Şark Eserleri Müzesi'ne, Çinili Köşk'ten müze avlusuna uzanan çok aşamalı bir dönüşümün tamamlandığı vurgulandı.

Proje, sadece yapıların onarımıyla sınırlı kalmayıp, tüm yerleşkenin yeni bir ziyaretçi deneyimi sunacak şekilde düzenlenmesini hedefliyor. Bu kapsamda Gülhane Meydanı’na taşınan ana giriş, yeni karşılama merkezi ve yeniden düzenlenen yollarla birlikte ziyaret akışının ve erişilebilirliğin artırıldığı bildirildi.

çalışmaların tarihçesi ve etaplar:

Ersoy, çalışmaların ilk etabının Klasik Müze Binası özelinde 2011 yılında başladığını, binanın 1891 tarihli bölümünün ve güney kanat olarak adlandırılan ikinci aneksin güçlendirme ve restorasyon işlemlerinin yürütüldüğünü aktardı. İkinci etap ise 2017 yılında güçlendirme ve teşhir-tanzim projelerinin uygulamaya alınmasıyla devam etti ve Klasik Müze Binası tüm süreçlerin tamamlanmasının ardından 2021 yılında ziyarete açıldı.

Üçüncü etap ise Ocak 2023’te başlatılarak Çinili Köşk ile Eski Şark Eserleri Müzesi’ni kapsadı. Bu etap kapsamında, Eski Şark Eserleri Müzesi'nde betonarme ve volta tavan döşemeleri ile kagir duvarlarda güçlendirme uygulamaları yapıldı; çatı yenilendi ve cephedeki plaster, profilli bezeme ile heykellerin konservasyon ve temizlik çalışmaları tamamlandı.

sergileme ve konservasyon yaklaşımı:

Ersoy, eser yerleşimlerinin bilimsel kaynaklar ve uzman akademisyenlerin danışmanlığı doğrultusunda yeniden kurgulandığını; Asur, Sümer, Sümer-Akad, Arabistan, Babil, Hitit, Urartu ve Mısır salonlarının çağdaş müzecilik anlayışıyla düzenlendiğini belirtti. Aydınlatma ve güvenlik sistemleri yeniden tasarlanarak eserlerin ön plana çıkarıldığı, eser güvenliğinin üst düzeye çıkarıldığı ifade edildi. Bu kapsamlı düzenlemelerin ardından Eski Şark Eserleri Müzesi 6 Temmuz’da ziyarete açıldı.

Çinili Köşk’te yürütülen çalışmalara dair Ersoy, çatıdaki muhdes dolguların ve eski kurşun kaplamaların sökülerek özgün yapıya uygun uygulamaların hayata geçirildiğini söyledi. Köşk içinde çağdaş sergileme sistemleri ve vitrin uygulamaları kurularak İznik, Kütahya, Çanakkale, Erken Osmanlı ve Selçuklu salonlarının teşhir düzenlemeleri yenilendi.

Öne çıkan uygulamalardan biri, Selsebilli Oda'da gerçekleştirilen özel panel ile Osman Hamdi Bey'in canlandırılmasının 14 Temmuz’da ziyaretçilere sunulması oldu. Dış cephedeki çiniler üzerine sürdürülen restorasyon çalışması ise ayrı bir hassasiyet gerektirdi: Ersoy, dış cephedeki yaklaşık 54 bin çininin envanterinin çıkarıldığını, her bir çini için ayrı müdahale paftalarının hazırlandığını ve temizlik, sağlamlaştırma, tamamlama ile renklendirme işlemlerinin titizlikle yürütüldüğünü aktardı.

müze yerleşkesinin kamusal kullanıma açılması:

Projede yalnızca yapılar değil, müze avlusu ve çevresel düzenlemeler de yer aldı. Müzenin ana girişinin Gülhane Meydanı’na taşınmasıyla yeni bir ziyaretçi karşılama merkezi oluşturuldu. Osman Hamdi Bey Yokuşu boyunca yeniden düzenlenen güzergaha toplam 38 arkeolojik eser yerleştirildi. Ayrıca müze avlusunda yapılan peyzaj çalışmaları sonrasında yaklaşık 140 eser açık teşhirde ziyaretçilerle buluşturuldu.

vizyon ve teşekkür:

Ersoy, yürütülen çalışmaların ölçeğine işaret ederek, "Cumhuriyet tarihimizin ve hatta birçok eserimiz açısından kendi yüzlerce yıllık tarihleri içerisinde şahit oldukları en kapsamlı restorasyon, ihya ve inşa süreçlerini gerçekleştiriyoruz. Müzecilik ve arkeoloji tarihimizin göz bebeği ve şüphesiz dünya kültür mirasının da en önemli müze komplekslerinden olan İstanbul Arkeoloji Müzelerimiz de bu sürecin bir parçası" sözleriyle sürecin önemini özetledi.

Bakanlığın vizyonunu aktaran Ersoy, "Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla bu eşsiz hazineyi daha güvenli, daha çağdaş ve daha erişilebilir hale getirmiş olduk. Ayrıca biz burayı yalnızca eserlerin sergilendiği bir müze kompleksi olarak değil; ziyaretçilerin tarih, sanat, mimari ve kültürle bütünleştiği yaşayan bir kültür alanı olarak ele alıyoruz" diyerek müzenin kamusal rolünün güçlendirilmesini vurguladı. Ersoy, süreçte emeği geçen bilim insanları, uzmanlar, işçiler ve mesai arkadaşlarına teşekkür etti.

Sonuç olarak İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde yürütülen restorasyon, güçlendirme ve teşhir çalışmalarının tamamlanmasıyla hem yapıların özgünlüğü korunmuş hem de ziyaretçilere daha modern, güvenli ve erişilebilir bir müze deneyimi sunulması hedefleniyor. Yenilenen düzenlemeler, hem koleksiyonların bilimsel temelde sunulmasını hem de müze alanının kent yaşamına daha etkin şekilde açılmasını amaçlıyor.

BAKAN ERSOY, İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİNDE YÜRÜTÜLEN KAPSAMLI RESTORASYON, GÜÇLENDİRME VE...

BAKAN ERSOY, İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİNDE YÜRÜTÜLEN KAPSAMLI RESTORASYON, GÜÇLENDİRME VE TEŞHİR-TANZİM ÇALIŞMALARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU.

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.