Antalya Konyaaltı'nda yarım asırlık keçi yetiştiriciliği şikayet sonrası sekteye uğradı
Antalya'nın Konyaaltı ilçesi Arapsuyu Mahallesi'nde yarım asrı aşkın süredir küçükbaş yetiştiriciliği yapan Menşure ve Bünyamin Albayram çifti, komşu şikayeti üzerine yıllardır hayvanlarını otlattıkları alana gidemeyince hem hayvan sağlığında hem de geçim kaynaklarında zarar gördüklerini anlattı.
Çiftin anlattıkları
63 yaşındaki Menşure Albayram, doğup büyüdüğü bölgede keçicilikle iç içe olduğunu, hayvanların kendileri için yalnızca geçim kaynağı değil ailelerinin parçası olduğunu belirtti. Menşure Albayram, "50'ye yakın keçimiz var" ifadelerini kullanarak yavrulara nasıl baktıklarını detaylandırdı: "Keçilerin yavruları 15 günlük oluncaya kadar sobanın başında sobayı yakıyorum... Aynı bebek gibi bakıyoruz."
Çift, daha önce eski bir portakal bahçesi olan ve otlatmaya elverişli kabul ettikleri alana komşu şikayeti nedeniyle gitmelerinin engellendiğini söyledi. Menşure Albayram, videoya çekilip belediyeye şikayet edildiklerini, zabıtanın kendisini uyardığını aktardı: "Abla götürme, bak ceza yazacağız, senin için zor olur".
Şikayet ve zabıta müdahalesi
Bünyamin Albayram, geçen yıl mart ayında zabıta ekiplerinin geldiklerini ve kendilerine "hakkınızda şikayet var, buraya gelmeyin" dediklerini anlattı. O günden sonra aile yıllardır kullandıkları otlak alanını bırakmak zorunda kaldıklarını belirtti. Bünyamin, üretici olduklarını ve ürettikleri süt ile yoğurdu satıp geçindiklerini vurguladı.
Sağlık ve ekonomik etkiler
Doğal otlaklardan mahrum kalan hayvanların yeterince beslenemediğini söyleyen çift, bunun doğrudan sağlık ve üreme üzerinde etkisi olduğunu ifade etti. Menşure Albayram, bazı keçilerin yavrularını attığını bazı hayvanların telef olduğunu belirterek, "Abartmıyorum ama keçilerimin 3-4 tanesi bebeğini attı" dedi. Bünyamin Albayram ise yaşadıkları kaybı "5-6 tane hayvanımız telef oldu, yavrularını attı" sözleriyle özetledi.
Çift, beslenme açığını yem ve samanla kısmen kapatmaya çalıştıklarını ancak doğal otlamanın yerini tutmadığını belirtti. Bu durum hem ekonomik gelirlerinde azalma hem de ailede manevi yıpranmaya neden oldu. Aile, ayrıca "işletme ruhsatımız var" diyerek yetkililerden çözüm talep etti.
Uzman görüşü
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, şikayetin ve ardından getirilen yasaklama girişiminin yalnızca aileyi değil mahalleyi, yerel ekonomiyi ve çevresel dengeyi de olumsuz etkilediğini belirtti. Gökoğlu, bölgede uzun yıllardır süren küçükbaş hayvancılığın otlakların kontrolünü sağladığını ve çıkan otların ete dönüştüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Gökoğlu, keçilerin otlatılmasının yangın riskini düşürdüğünü vurgulayarak bu uygulamanın çevresel bir işlevi olduğunu söyledi. Ayrıca, alana gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin hayvanları ilgiyle karşıladığı, bölgedeki üretimin mahalle ekonomisine katkıda bulunduğu belirtildi. Uzman, mahallenin tek bir şikayetle adeta cezalandırılmış gibi olduğunu kaydetti.
Çiftin talepleri
Menşure ve Bünyamin Albayram çifti, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için kaymakamlık ve belediye gibi yetkililerden destek beklediklerini söyledi. "Emin olun uykularımız kaçtı, huzurumuz kaçtı" diyen çift, işletme ruhsatlarının bulunduğunu, kimseye zarar vermediklerini ve haklarının korunmasını talep ettiklerini ifade etti. Çift çözüm bulunmazsa hayvanları satmayı düşündüklerini de belirtti.
Olay, yerel üretim, çevresel yönetim ve komşuluk ilişkileri ekseninde değerlendirilmesi gereken bir örnek olarak öne çıkıyor; tarafların uzlaşı sağlaması halinde hem hayvan sağlığı hem de bölge ekonomisine fayda sağlanabileceği değerlendiriliyor.
ANTALYA'NIN KONYAALTI İLÇESİNDE YARIM ASRI AŞKIN SÜREDİR KEÇİ YETİŞTİRİCİLİĞİ YAPAN MENŞURE ALBAYRAM İLE EŞİ BÜNYAMİN ALBAYRAM, YILLARDIR HAYVANLARINI OTLATTIKLARI ALANA YAPILAN ŞİKAYET SONRASI KEÇİLERİNİ GÖTÜREMEZ HALE GELDİKLERİNİ SÖYLEDİ. DOĞAL OTLAKLARDAN MAHRUM KALAN HAYVANLARININ YETERİNCE BESLENEMEDİĞİNİ BELİRTEN ÇİFT, YAŞADIKLARI MAĞDURİYETİ, "5-6 TANE HAYVANIMIZ TELEF OLDU, YAVRULARINI ATTI. ÇOK ÜZÜLÜYORUZ, UYKULARIMIZ KAÇTI" SÖZLERİYLE ANLATTI.