Antalya falezlerinde yapılaşma uyarısı: 50 metrede bir asansör, 50 metrede bir beach platformu görebiliriz

Prof. Dr. Nihat Dipova, Antalya Tufa kıyı falezlerindeki yaygın yapılaşmanın jeolojik miras, güvenlik ve sürdürülebilir turizme tehdit oluşturduğunu ve ekolojik restorasyon gerektiğini belirtti.

Yayın Tarihi: 30.06.2026 13:46
Güncelleme Tarihi: 30.06.2026 13:46

Antalya falezlerinde yapılaşma uyarısı: 50 metrede bir asansör, 50 metrede bir beach platformu görebiliriz

Antalya falezlerinde yapılaşma uyarısı

Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova, Antalya Tufa Kıyı Falezleri'nin güncel durumu ve karşılaştığı tehditlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Dipova, falez hatlarına bitişik olarak kurulan ahşap barakalar, platformlar, asansörler ve ticari işletmelerin yalnızca görüntü kirliliği yaratmadığını; aynı zamanda jeolojik miras, kıyı güvenliği, habitat ve sürdürülebilir turizm açısından ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı.

Kaçaktan öte bir durum

Dipova, falezlerdeki yapılaşmanın sıradan ruhsatsız yapı olarak görülemeyeceğini belirterek, 'Burada kaçaktan öte bir durum var' dedi. Hazine arazisi olan ve Antalya'nın simgesi kabul edilen bu alanlarda neredeyse tamamı ticari işletme niteliğinde yapılar inşa edildiğini, bunların mühendislik hizmeti alınmadan ve yeterli denetim olmadan kurulduğunu ifade etti.

Alanın benzersizliği ve benzetmeler

Falezlerin dünyada eşi benzeri olmayan bir doğal oluşum olduğuna dikkat çeken Dipova, Pamukkale travertenleri örneğini vererek aynı hassasiyetin Antalya falezleri için de gerektiğini söyledi. 'Pamukkale'nin benzerleri var, ama Antalya Tufa Kıyı Falezleri'nin ikizi yok' diyen Dipova, yapılacak her müdahalenin doğal yapıya ve görünürlüğe zarar verdiğini kaydetti.

Görüntü ve turizm değeri

Dipova, falezlerin denizden bakıldığında 'gecekondular kalabalığı' gibi göründüğünü belirterek bunun Antalya'nın marka değerine zarar verdiğini söyledi. Jeoturizm potansiyelinin korunması gerektiğini, falezlerin Kapadokya veya Niagara örnekleri gibi doğru yönetilirse turizme daha yüksek katma değer sağlayacağını ifade etti.

Koruma statüsü ve hukuki süreçler

İşgaller ve sit derecesi düşürme süreçlerinin kısır döngüye dönüştüğünü söyleyen Dipova, bu trendin devam etmesi halinde falezlerin korunmuş alan niteliğini kaybetme riski bulunduğunu belirtti. Müze önündeki falezlerin 2024'te sit statüsünün kaldırılması ve sonrasında mahkemenin bunu iptal etmesine değinen Dipova, 2026'da Karalioğlu Parkı'nın deniz tarafındaki falezlerin sit derecesinin düşürüldüğünü hatırlattı ve bunun ciddi bir çelişki yarattığını vurguladı.

Restorasyon gerekliliği

Doğal alanların da restore edilebileceğini söyleyen Dipova, 'Restorasyon yalnızca tarihi yapılar için kullanılan bir kavram değildir. Doğal alanlar da restore edilir' dedi. Tahrip edilen bölgelerin temizlenip eski görüntü ve verilere göre düzenlenmesiyle doğanın kendini onarabileceğini, böylece bozulmamış falezlerin yeniden görünür hale getirilebileceğini belirtti.

Güvenlik riski ve stabilite

Falezlerin dışarıdan sabit kaya kütlesi gibi algılanabildiğini ancak uzun vadede dinamik süreçlerin etkili olduğunu hatırlatan Dipova, zaman zaman büyük kaya bloklarının denize düştüğünü ve yakın zamanda 7-8 metre uzunluğunda blokların kopup denize düştüğünü söyledi. 'Bugüne kadar facia yaşanmadı ama yaşanmayacağı anlamına gelmez' uyarısında bulundu.

Yapılaşmanın evrimi ve olası sonuçları

Başlangıçta hafif ahşap malzemelerle başlayan müdahalelerin zamanla çelik profiller, asansörler ve kapalı alanlara dönüştüğünü belirten Dipova, 2024–2026 döneminde deniz seviyesinde kapalı alanların ve yalı niteliğinde yapıların arttığını söyledi. Dipova, 'Bu gidişle 50 metrede bir asansör, 50 metrede bir de beach platformu görebiliriz' diyerek sürecin devam etmesi halinde devasa beton bloklara ve daha kalıcı müdahalelere kadar varabilecek bir tahribata yol açabileceğini kaydetti.

Koruma statüsü düşürülmesi yapılaşma hakkı vermez

Bir alanın sit statüsünün düşürülmesinin otomatik olarak yapılaşma hakkı anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Dipova, nitelikli doğal koruma alanlarında da bu tür yapıların yapılamayacağını söyledi ve koruma statüsünün düşürülmesinin alanı sıradan arsa gibi görme riskini beraberinde getirdiğini belirtti.

Taşıma kapasitesi ve sürdürülebilir turizm

Her kıyı kullanımının bir taşıma kapasitesi olduğunu hatırlatan Dipova, Antalya'nın nüfus ve turist sayısının artmasıyla birlikte falaiz hattına sürekli yeni tesis eklemenin çözüm olmadığını söyledi. Sürdürülebilir turizm ve jeoturizim yaklaşımı ile doğal mirasın korunmasının turizm gelirinin uzun vadeli sürdürülebilirliği için elzem olduğunu ifade etti.

Sonuç olarak, Prof. Dr. Nihat Dipova falezlerin korunması, mevcut yapılaşmanın durdurulması ve tahrip edilen alanlarda ekolojik restorasyon başlatılması çağrısında bulunuyor; aksi halde hem doğal miras hem de kentin turizm değeri zarar görebilir.

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR....

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. NİHAT DİPOVA

PROF. DR. NİHAT DİPOVA, ANTALYA'NIN DÜNYACA EŞSİZ TUFA KIYI FALEZLERİ'NİN MEVCUT DURUMU VE KARŞI...

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.